Image Slider
Fevzi Topuz
Mehmet Cayirli

“Türk vatanı sonsuza dek hür kalacaktır”

18 Mart 1915 Çanakkale Savaşları ve Şehitleri Anma Dünü dolayısıyla, tüm yurtta olduğu gibi Milas’ta bir dizi etkinlik düzenlendi. Çanakkale Savaşları’nın 108. yılında düzenlenen etkinlikler, Milas şehitlerinin yad edilmesiyle başladı. Milas Şehir Mezarlığı Şehitliği’ne yapılan ziyarette vatan müdafaası için şehit olan tüm Mehmetçiklerimiz için dua okundu. Ziyaretin ardından etkinlikler Atapark’ta devam etti.

“Türk vatanı sonsuza dek hür kalacaktır”

18 Mart Çanakkale Anma etkinliklerine; Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke, Garnizon Komutanı Albay Muammer Mersincik, Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Cumhuriyet Başsavcısı Salih Kılıç, İlçe Emniyet Müdürü Yılmaz Lima, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Seyhan Doğan, AK Parti İlçe Başkanı Emin Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Tüze Çetinkaya, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Emin Nazmi Ünlüsoy, İYİ Parti İlçe Başkanı Av. Gürsel İnce, Zafer Partisi İlçe Başkanı Suat Yaşar, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Milas Şubesi Başkanı Mehmet Sarban, Şehit Aileleri Adına Turan Sevinç, STK temsilcileri, kamu temsilcileri, Milas Gaziler Derneği üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

18 Mart Cumartesi günü saat 10.00’da Atapark’ta düzenlenen programda; Milas Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve Şehit Ailelerinin Çelenkleri sunuldu.

İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardında kürsüye gelen Hava Piyade Üsteğmen Fatih Aydın günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Aydın konuşmasında şunları dile getirdi:

ŞEHİTLERİMİZİN VE KAHRAMAN GAZİLERİMİZİN ESERİDİR

Bugün Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı'nda, Kıbrıs'ta, güney doğuda, göklerde; vatanın bütünlüğünü, kadim Türk Milletinin bağımsızlığı, cumhuriyetini korumak uğruna canlarını hiçe sayarak ölüme koşan ve görevini yapmanın huzuru içinde şehadet mertebesine ulasan aziz şehitlerimizi şükran ve minnet duygularımızla anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Ülke topraklarını, denizlerini ve semalarını korumak uğruna ölüme tebessüm ederek koşan ve geri dönmeyi düşünmeyen Mehmetleri unutmak ne mümkün! Onlara olan şükran borcumuzu ifade etmek de bir o kadar zor. Düşmanının "Türk Askeri bizim korktuğumuz ve sakındığımız ölüme aşk ve tebessümle koşuyordu." itirafı da Türk Askerinin cesaretinin en veciz ifadesidir.

Çanakkale Zaferi sinesini çeliğe siper eden aslan yüreklilerin insanlığa verdiği bir derstir. Özgür vatanın temelleri; Çanakkale'nin sularında, Conkbayırı'nda ve Anafartalar'da atılmış ve yârin elinden evvel mavzeri tutan, o gün orada cehennem sineli bir güruhu yutan yiğit Mehmetlerin omzunda yükselmiştir.

ŞANLI SANCAĞINI TESLİM ETMEMİŞTİR

Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın sayılı ordularının başında geliyorsa ve tüm tehditler karşısında çelikten bir güç olarak durabiliyorsa, şanlı bayrağımız göklerde özgürce dalgalanabiliyor ve gölgesinde bizleri barındırabiliyorsa, bilinmelidir ki tüm bunlar şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin eseridir.

Yarbay Mustafa Kemal'in komutan olduğu 19'uncu Tümenin 57'nci Alayı, savaşta erinden subayına dek tamamı şehit olmuş, yine de bir adım geri atmamış ve şanlı sancağını teslim etmemiştir. Bugün Avusturalya Savaş Müzesi'nde sergilenmekte olan bir sancağın altında yer alan: "Bu Alay Sancağı Gelibolu Savaş alanından getirilmiş ama esir edilmemiştir. Çünkü Türk Ordusu’nun milli geleneklerine göre sancak, alayın son eri ölmeden teslim edilemez. Bu sancak, sonuncu muhafızın da altında şehit olarak yattığı bir ağacın dalına aslı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşımızda duran bu Türk Alay Sancağını selamlamadan geçmeyiniz." ifadesi Mehmetçik'imizin tüm dünyaya verdiği bir kahramanlık dersidir.

CANLARIN HİÇE SAYARAK ŞEHİT OLDULAR

Yirminci asrın biriken tüm kin ve nefretini vatanımıza kusmaya yeltenenleri o gün 40 askeri ile üç alayı alt eden Yahya Çavuş nasıl kırdı ise bugün de Gazi Mustafa Kemal'in yolundaki Türk Ordusu vatanın her karış toprağı için aynı azim ve kararlılığı göstermektedir. Yahya Çavuşlar, Seyit Onbaşılar ve nice Mehmetler ilk değillerdi ve son da olmadılar.

Şehidim, gül rengiyle suladığın bu toprakların her zerresi için sana minnettarız. Aileleriniz ailemiz emanetiniz emanetimizdir. Şehit ailesi olmanın gururunu yüreğinde hisseden değerli şehit aileleri; evlatlarınız bu kutsal vatan uğruna canların hiçe sayarak şehit oldular. Şehadet rütbesi bir askerin tüm unvanlarının üstündedir. Onlarla ne kadar övünseniz azdır. Bağımsızlığımızı evlatlarınıza borçluyuz. Aziz şehitlerimizi unutmak nasıl mümkün değilse, millet olarak sizlere olan vefa borcumuzu da unutmak imkânsızdır. Evladını vatana adamış aziz ana; oğlunun adı taş üzerinde, naşı toprakta kaldı zannetme. Şehidimin kutsal ismi arşta, aziz nașı cennet bahçesindedir.

Vatan ve bayrak uğruna toprağa düsen, gönüllerde yaşattığımız aziz şehitlerimizi ecel bizlerden ayırmış olsa da onlar kalplerimizden asla ayrılmayacaktır. Kutsal emanetleri olan Türk Vatanı sonsuza dek hür kalacaktır.

HATTA BAZILARI MEZAR TAŞI DAHİ OLMADAN

Ülkemizin bağımsızlığı, toprak bütünlüğü ve cumhuriyet değerleri uğrunda canlarını hiçe sayarak ölüme yürüyen, yurdumuzun ve dünyanın her köşesinde, kefensiz, hatta bazıları mezar taşı dahi olmadan, görevini yapmış olmanın huzuru içerisinde yatan kahraman asker şehitlerimizi, yurttaşlarımızın can ve mal güvenliği için canlarını feda eden yüreği pak şehit polislerimizi, hak ve menfaatlerimizi koruma uğrunda görev yaparken çeşitli ülkelerde hain saldırılara maruz kalan diplomat şehitlerimizi, yurdumuzun en ücra köşelerinde gençlerimizi aydınlatma yolunda fedakârca görev yaparken şehit edilen öğretmenlerimizi, adaletin sağlanması için görev yaparken şehit edilen hakim ve savcılarımızı, cephede ve ülkemizin her köşesinde sağlığımız için görev yaparken şehit edilen sağlık çalışanlarımızı, demokrasimize ve cumhuriyetimize sahip çıkmak için 15 temmuz günü yapılan hain saldırıyı bertaraf ederken şehitlik mertebesine ulaşan tüm vatandaşlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle; Çanakkale Zaferi ve tarihimizdeki nice zaferlerin kazanılması için canları pahasına mücadele eden başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan, özgürlük ve kutsal vazife uğruna hayatını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun.”

ŞİİRLER OKUNDU

Hava Piyade Üsteğmen Fatih Aydın yapmış olduğu konuşmanın ardından kürsüye gelen Dr. Mete Ersoy Anadolu Lisesi öğrencilerinden Melis Berra Baş ve Murat Kaya “Çanakkale” adlı şiirleri seslendirdiler.

ÖDÜLLER VERİLDİ

Öğrencilerin seslendirdikleri şiirlerin ardından törenin birinci bölümü Atapark’ta sona erdi. Törenin ikinci bölümü ise Milas Belediyesi Toplantı ve Düğün Salonu’nda devam etti.

Çanakkale belgeseli gösteriminin ardından, 18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Dr. Mete Ersoy Anadolu Lisesi öğrencilerinin hazırladığı oratoryo gösterisiyse programa katılanlardan tam not aldı.

Program, hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

Site en altı
yukarı çık
siteacilis