• 12 Ağustos 2016, Cuma 19:25
HamdiTopçuoğlu

Hamdi Topçuoğlu

İlkeli olmak

Hamdi TOPÇUOĞLU

Ülke olarak inanılmaz karmaşık günlerden geçtiğimiz açık.

Nedamet edenler, günah çıkaranlar, aba altından sopa gösterenler, tekeden süt çıkarmaya çalışanlar, yalanı yalanla yalanlayanlar…

Yas evinde düğün mü bu, düğün evinde yas mı?

Doğrusu at izi, it izine karışmış durumda.

Her zaman söylerim: İlkeliyseniz yalpalamazsınız.

“Dün dündü cancağzım” deyip geçivermek, ilkeli insanın işi değildir.

İlkeli adam, akşam birlikte içtiği dostunu, sabah “ayyaş” diye anmaz.

İlkeli adam, hasmını “Seni genelevde görmüştüm” sözleriyle suçlama gafletine düşmez.

İlkeli adam, her ne koşulda olursa olsun, ilkesizlerin ayranına ekmek doğramaz.

Galiba bunca karmaşanın asıl nedeni, ilkesizlik.

Şimdi meydan ilkesizlerin.

“Çıkan kızın yengesi” deyimini bilir misiniz?

Bilmeyenlere anlatalım.

Köy düğünlerinde yenge denilen bir kadın, sürekli ortada dolaşır. Kızları oyuna davet eder. Konuklardan görevlilere herkese nizam vermeye çalışır.

Biz de her olaya atılan, her lafa giren, her şeye maydanoz olan, herkesi kendi isteği doğrultuda yönlendirmeye çalışan kişilere “Çıkan kızın yengesi” deriz.

Yok yok…

Kimse beni bu oyuna çekemez.

Benim kuşağım darbenin ne olduğunu on yaşında öğrendi. Yirmisinde gök ekin gibi biçildi, otuzunda feleğin çemberinden geçti. Kuşkusuz biz, hiçbirinin kuyrukçusu olmadık.

İnceleyip bakın!

Sizin de eski darbecilerle bugünkü darbeciler arasında kan bağını da hısımlığı da bulmanız zor olmayacaktır.

Bütün bunları bu gecenin yarısında neden mi yazdım?

Bugün (2 Ağustos 2016 – ÖNDER’in notu) CHP Milas ilçe örgütünün geleneksel Salı toplantısına konuk oldum.

İki genci: Milletvekili Akın Üstündağ ile Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ı dinledim. İlkeli, tutarlı ve sorgulayıcıydılar.

Bir partiliyi değil, bir sosyoloğu, siyaset bilimciyi veya bir hukukçuyu dinler gibi dinledim onları.

Mutlandım.

Keşke TV’lere bu genç siyasetçileri çıkarsalar, dedim.

Keşke tüm partilerimiz örgütlerinde bu aydınlanma toplantılarını yapsa, diye düşündüm.

Neden olmasın?

Benim anladığım kapılar, bizi hastalıklarımızdan arındıracak yeni ufuklara açılıyorsa yeni olurlar.

Eski yapıya yeni kapı takınca, yapı yenilenmiyor ne yazık ki…

Biz yine de şiirin kollarına bırakalım kendimizi ve

“Gelecek gençtir bunu bil

Bir anda geçer zaman

Unutma kimliğini

Arkana bakma sakın” diyerek umutlarımızı filizlendirelim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık