• 20 Mayıs 2016, Cuma 19:25
HamdiTopçuoğlu

Hamdi Topçuoğlu

İşgal günlerinden geçerken

Hamdi TOPÇUOĞLU

Gazetelerde çarşaf çarşaf düğün resimleri...

Oysa güneydoğuda oluk oluk kan akıyor. Gencecik fidanlar bir bir toprağa düşüyor. Al bayrak yalnızca yoksul Anadolu çocuklarının evlerine asılıyor.

Oysa 97 yıl önce bugün Yunanlılar İzmir’e çıkmış, Gazeteci Hasan Tahsin bu işgale karşı ilk kurşunu sıkmıştı.

Aslında bölgemizde işgaller daha önce başlamıştı. İtalyanlar, 28 Mart’ta Antalya’yı işgal etmiş, Menteşe sahillerinde de 11 Mayıs 1919’da Fethiye, Bodrum ve Marmaris’i küçük öncü gruplar çıkararak işgalin ön hazırlıklarını başlatmıştı.

16 Mayıs Güllük’ün, 2 Haziran Milas, 23 Temmuz da Muğla’nın işgal günleri.

O günlerde her yerde bu işgallere karşı çıkan yurtseverler vardı; ama sayıca azdılar.

O günlerde de işbirlikçiler vardı; sırtlarını dayadıkları yerler çok güçlüydü.

O günlerde de halk, sessiz çoğunluktu.

Tarih, gerçekten tekerrürden mi ibarettir.

Fethiye’nin işgali üzerine Muğla eşrafı telefonla Bab-ı Ali’ye ulaşarak İtalyan işgalini protesto ederler.

Bab-ı Ali’den “Muhterem Muğla Ahalisine” başlıklı bir telgraf gelir; yaşanan acıların önceki hükümetin siyasi idaresinin sonucu olduğu, gerekli her türlü siyasi teşebbüste bulunulduğu, teşebbüslerin olumlu sonuç vermesi için vakar ve sükûnetin korunmasının şart olduğu bildirilmiştir. Ayrıca asker çıkartmanın kati işgal mahiyetinde olmadığı ve asayiş korunamadığı takdirde işgalin genişleyeceği bildirilmiştir. (Ünal Türkeş, Kurtuluş Savaşında Muğla)

“İzmir’de Islahat gazetesi 14 Mayıs 1919 günü Vali İzzet Bey’le yaptığı aşağıdaki röportajı yayınlar:

Soru: İtalya hükümetinin bazı Osmanlı sahillerini işgal ettiği doğru mudur?

Cevap: Gerçi, son günlerde İtalyanlar Menteşe sahillerine birkaç asker çıkarmış ise de, bunun bir kesin işgal olmadığını temin edebilirim. Esasen, İtalya hükümeti, devletler hukukuna ve insaniyet kurallarına uyan bir büyük devlet olmak hasebiyle özellikle Avrupa’nın kararlarına tâbi olan hallerde hiç bir ayrıcalıklı hareketlerle müttefiklerinin arzu ve asıl maksatları dışında bulunmayacağına eminim. Halkın endişesi bundan ileri geliyorsa yine tekrar ederim ki, bir endişeye mahal yoktur.

Soru: İtalya hükümetinin, Menteşe’de işgal mahiyetine haiz olmamak üzere birkaç asker çıkardığını buyurdunuz. Bunun üzerine memurin-i hükümetin vaziyeti ne şekildedir?

Cevap: Evvelce de söylediğim gibi, bu bir işgal değildir. Devlet memurlarının hepsi vazifelerine devam etmektedirler… Herhalde oralardaki vaziyetin öyle endişeye mahal olacak mahiyette olmadığını temin ve âsayiş-i memleket namına vaziyetin daha müsait şekilde olabileceğini ümit ediyorum.” (Mevlüt Çelebi, Milli-mücadelede İtalyan İşgalleri)

Bize göre 8-10 fidanını toprağa verdiğimiz bu günler, düğün günleri değil, geçmişten ders alıp yaşadıklarımızı sorgulama günlerimiz olmalıdır.

19 Mayıs 1919’a biraz da bu açıdan bakmak gereklidir. Bazıları için olmasa da 1919 bizim için çok önemlidir. Çünkü 19 Mayıs, bu acı ve azap günlerinden kurtuluşun ilk adımının atıldığı gündür. Elbette her karanlık dönemin de bir 19 Mayıs’ı olacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık