• 04 Ekim 2021, Pazartesi 9:29
FeridunHayati ÜNÜVAR...

Feridun Hayati ÜNÜVAR...

Hetero-siyasallar..! SİSTEMLER-KURUMLAR, PARTİLER-LİDERLER, SEÇİMLER-SEÇMENLER ve YÖNETİMLER.

Bunların hepsi birbirine bağlı, birbirleriyle ilintili, fakat siyaset arenasında bir bütünlük arzeden HETERO-SİYASİ KELİMELER..!!

Herbiri, başlı başına ayrı görülse de ; ele alınıp derinlemesine incelendiğinde, birleriyle yakın ilişkileri olan, farklı/değişik/ hetero-siyasal görüntülerinin aynı zamanda bir BÜTÜNÜ OLUŞTURDUKLARI görülür.

Örneğin;

“Seçim” deyince, uzun uzun anlatılır. Yasaları, kuralları, amacı vs. Fakat Seçim deyince akla ilk gelen şey de “seçmen” dir.

Seçmensiz bir “Seçim” asla düşünülemez. Ayrı ayrı özellikleriyle, birleşirler.. bir araya gelip, bir BÜTÜNLÜK arzederler. Diğer “heterosiyasal” kelimeler de aynıdır.

Yaşadığımız bugünün dünyasında birey ; tabulardan, kulaktan duymalardan, mavralardan, kazmalardan, kopyalardan, dogmalardan, kul olmaktan, kalıplardan, ön yargılardan, korkulardan ve şarlatanlardan kurtulup; okuyan, araştıran, sorgulayan, karşılaştıran, yapıcı, yaratıcı, uygulayıcı ve yürekli bir birey olmak zorundadır…!

Şayet birey bunu amaçlar ve “birey olmayı” başarabilirse, kendisini yaratabilirse..

kendisini var edebilirse; elbette sistemleri, seçimleri ve nasıl yönetildiğini de, daha iyi anlayabilecektir.

Buna bağlı olarak, birey ; evini, çevresini, ülkesini ve dünyada yaşadığı her yeri, daha iyi görebilecek ve elini taşın altına atacaktır. Ve “ben de varım” diyecektir, diyebilecektir.

Bunları gerçekleştirmek için yapılacak ilk hamle, alacağımız ilk karar; bizi ilgilendiren her şeye “burnumuzu sokmak” olacaktır!

Burun sokma  eylemi  eşitliği, adaleti, barışı, huzuru, refahı, gerçek demokrasiyi savunan SOSYALİSTLERİN, devrimci ve demokratik bir davranış biçimidir.

Her nerede yaşarsak yaşayalım; bizi ilgilendiren her şeye burnumuzu sokarak, toplumsal ve siyasal yaşama katkıda bulunmak, birey olarak her birimizin görevi olmalıdır.

Ve bu davranış aynı zamanda, insan olmanın da bir gereğidir…!

 

Birey, sadece verilenle yetinmeyi ve sürüdeki koyun gibi güdülmeyi, yani başkaları tarafından yönetilmeyi değil, kendi kendisini yönetmeyi, yönetimde ve sisteminde söz ve yetki sahibi olmayı öğrenmeli ve bunu becerebilmelidir..!

Sonuç olarak demek istiyorum ki, dünyadaki herhangi bir ülke; gündemlerine oturtulan HETERO-SİYASALLARLA değil, kendilerini devamlı yenileyip geliştiren BİLİNÇLİ İNSANLARI sayesinde ayakta durabiliyor, varlığını sürdürebiliyor, idare ediliyor ve refah içerisinde yaşayabiliyor…!

Sistem, araç ve gereçleri ; ister Kapitalist- ister Sosyalist, ister şu parti-ister bu parti, ister şu lider-ister bu lider, ister şu ülkede.. şu etnisitede.. şu dinde veya bir diğerinde olsun hiç farketmiyor…!

Sistemi, kurumları, partileri, liderleri, seçim, seçmen ve yönetimleri BELİRLEYEN ve DENETLEYEN “bilinçli insan” dır…!

Bilinçli insan yetiştirmek ve O insan’a sahip çıkmak; BİREY’in, hem de herbir bireyin, yani tüm bireylerin VAZGEÇİLMEZ ilkesi olmalıdır.

En kıymetli varlığın, İNSAN olduğunu kavrayan ve kavratan bilinçli insanlara, kucak dolusu selam ve sevgilerimle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık