• 12 Nisan 2022, Salı 8:58
CanPulak

Can Pulak

İZMİR-EFES VE ARKAS

     Aklı başında her Türk yurttaşı gibi, ülkemizin durumuna üzülmekten yoruldum.

     Her gün problem, her gün ürkütücü gelişmeler, her gün siyasi kavgalar… Üstelik pandemi, çok ağır ekonomik kriz, yetmemiş gibi Rusya-Ukrayna harbi… Offf ki ne offf.. Çıkmak lazım bu ortamdan, hiç değilse birkaç günlüğüne ruhumuzu dinlendirecek bir yere kaçmak lazım. Bunun için en uygun adres İzmir’dir. İzmir, ülkemiz hangi şartlar içinde olursa olsun insana huzur veren, yaşam sevgisini coşturan, doğası ve iklimiyle, meltemi ve muhteşem günbatımı ile offf demekten yorulan kişiye ohhh dedirten bir şehirdir.

     Çok göç almasına rağmen çok bozulmayan, göçerlerin İzmir’leşmek zorunda kaldığı bu güzel kentimizde, televizyon izlemezseniz eğer, siyasete bulaşmazsanız ve sadece kafa dinlemeye çalışırsanız, sizi mutlu edecek hayli imkan bulursunuz burada. İşte yenilenmiş haliyle büyük Efes Oteli, sanat galerileri, körfeze hakim müthiş döşeli odaları, bahçesinde papağanların uçuştuğu çarpıcı yeşil alanlar ve mükemmel bir peyzaj ile çok lezzetli yiyecekleri tadabileceğiniz restoranlar… Modern, çağdaş, uygar ve çok başarılı bir yönetime sahip bu akıllı otelde birkaç gün kalmak, bedeni motorumuzu rektifiye etmeye yeter de artar bile.

     Sabahları otelin karşı sahilinden başlayıp Alsancak’a kadar gidip geldiğiniz yürüyüş yolu, başlı başına bir terapi pankuru. Hele yol arkadaşlarınız Murat Vargı, Güneri Cıvaoğlu ve Ertuğrul Özkök olursa, sohbetin keyfine doyamazsınız. Kültür, sanat, müzik ve doğa sevgisine odaklanan sohbetler. Murat Vargı Türkiye’ye ilk cep telefonunu getiren çok çaplı, donanımlı, geniş vizyona sahip bir işadamı. Çeşitli sektörlerdeki büyük yatırımlarının yanı sıra, kurduğu çöp vakfıyla Türkiye’nin temiz tutulması için savaşıyor adeta. Cebinden milyonlar harcıyor bunun için. Enerji, turizm, telekominikasyon, ithalat-ihracat şirketlerinden çok, çöp işine harcıyor mesaisini. Vargı Türkiye’yi çöpten kurtarmaya çalışıyor, Türkiye dünyanın çöpünü ithal ederek Adana’ya yığmaya uğraşıyor. Bir garip Türkiye işte..

     Güneri Cıvaoğlu’nu tanımayanınız yok. Türk basınının taçsız kralı. Büyük gazetelerin usta yöneticisi, kıdemli köşe yazarı, çok seyredilen TV programlarının yapım ve sunucusu olan Cıvaoğlu, üstelik de doktorasını Fransa’da yapan bir hukukçu. Bir koltuğa birkaç karpuz sığdırabilen büyük üstad. Ama meslekteki en büyük şöhreti, Türk medya çalışanlarının cebine adam gibi maaşlar sokması ve onların emeklerini en üst derecede değerlendirmesi… Ertuğrul Özkök’e gelince, onu kıskanmayan yok gibi. Yüzüne saygılar sunup arkasından konuşanların sayısı ordu mevcuduna taş çıkartır. Özkök, Türk basınının o dönemdeki amiral gemisi sayılan Hürriyet’in başında aralıksız 20 yıl oturmuş bir şampiyon. Böyle bir unvan kıdemi, dünyanın hiçbir gazetecisinde yok. Buna rağmen çok mütevazi bir kişiliğe sahip, dost canlısı, kitap ve müzik kurdu bir sosyolog. Fazladan Üniversite hocalığı da var onun.

     Kıskançlık bizim kanımıza işlemiş. Başarılı, şöhretli iyi işler yapmış ve çıkarmış birini bulduk mu, sanki kendimiz bir matahmışız gibi basarız kalayı. Verip veriştiririz ona, parçalar un ufak eder, yargısız infazla çekeriz ipini hemen. Takdir, alkış, beğenme duyguları, çok uzağındadır bizim toplumun. Ne yazık ki böyledir bu. İnşallah gelecek nesil daha adil, daha anlayışlı davranır başarılı insanlara.. Lafı uzatmadan İzmir’de buluşan Vargı, Özkök, Civaoğlu, Pulak dörtlüsünün Urla ve Alaçatı’ya uzanan kültür ve turizm gözlemlerinden bahsetmek istiyorum. İlk durağımız İzmir’in yeni fuar alanındaki Mermercilerin müthiş etkileyici pavyonları oldu. Evet bir mermer ülkesiyiz ama, böylesine değişik, farklı, harika mermerlere sahip olduğumuzu ilk defa gördüm. Beyaz mermeri biliriz de pembesiyle, yeşiliyle, açık mavisiyle, gri damarlıları ile ilk defa tanıştık. Mermer deyip geçmeyin, meğer bizim mermerler dünyanın kapıştığı değerlere sahipmiş. Nitekim fuara gelen her milletten yabancıları görünce, bunun doğruluğuna tanık oldum.

     İkinci ziyaret noktamız, İzmir’li Lucien Arkas’ın inanılmaz değerde müthiş kültür ve sanat müzesi oldu. Önce Lucien Arkas’ı sizlere tanıtmalıyım. 76 yaşında İzmir doğumlu, Saint Joseph Fransız Lisesi mezunu, 5 lisan bilen, deniz ve kara taşımacılığından otomotiv sektörüne kadar 61 firmanın sahibi, şirketlerinde çalışan 7000 kişinin patronu olan enerjik bir delikanlı. Sürekli çalışmayla beslenip genç kalan Arkas, Akdeniz’in en büyük gemi konteyner filosuna sahip. Filosunda Türk bayraklı 26 gemi, 5 petrol tankeri, kara taşımacılığında 450 kamyonu var. Aslında neyi yok diye sormalısınız. Bana göre örnek, çalışkan, müthiş vizyon sahibi yatırımcı ve ayakta alkışlanması gereken bir Türk. Ayrıca 1500’e yakın çok nadide eserden oluşan resim, yüzlerce heykel, gemi maketi ve halı koleksiyonundan oluşan müzeleri, şarap bağları ve dünyaca ünlü şarapları var. Böyle birini tanımaktan gurur duydum. Adam ayaklı kütüphane, yürüyen müze, değerli bir fuar ve seyyar büyükelçi.. Pess doğrusu…

     Neyse fazla methedersek yanlış anlaşılır. Doğruların çok az anlaşıldığı bir ülkede yaşıyoruz da.. Arkas müzesini, o hepsi de birbirinden harika resimlerini, heykellerini, halılarını ve kütüphanesini bizlere bizzat kendisi gezdirdi. Tam bir kültür zehirlenmesine uğradığımı söyleyebilirim. Hele o muhteşem evi ile tam bir peyzaj harikası olan Avrupa bahçesine ve değerli botaniğe hayran oldum. Dünyada ve özellikle Amerika’da pek çok özel müze gördüm ama, böylesine değerli butiğine ilk defa rastladım ve iftihar ettim. Görmeyenler mutlaka gitsinler, gezsinler ve görsünler. Ayrıca servetini yurt dışına kaçırmayıp ülkesinin kültür ve sanatına harcayan sessiz, mütevazi ama örnek bir yurttaşımızın yarattığı şaheseri tanısınlar.

     Durun daha bitmedi. Urla’daki zeytin ağaçlarının içindeki Od restorandan da sizlere mutlaka bahsetmeliyim. Lezzet yolculuğuna menüden değil, Osman şefin tavsiyelerinden çıkınca, inanılmaz yemekler ve müthiş bir damak tadıyla tanışıyorsunuz. Ortam, servis, lezzet, sunum bir harika. İddia ile söyleyebilirim ki, bu restoran dünyanın seçkin ve sayılı listelerine çok rahat girer, hatta fark atar. Ülkemiz çok zengin, her açıdan çok mükemmel tesis ve işletmelere sahip. Buradan da memnun ve mutlu ayrıldık.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık