• 31 Ekim 2022, Pazartesi 10:05
MustafaKÜPÇÜ

Mustafa KÜPÇÜ

Bir asırlık Cumhuriyetimiz…

Bu gün, Cumhuriyetimizin 99. Yıldönümünü kutlayacağız.

Bu ülkede yaşayan her vatandaş, “aklı, insafı, bilinci ve bilgisiyle” düşünmelidir;

Cumhuriyet yönetimi nedir? Biz nereden nereye geldik? Dünden bugüne yaşadığımız sorunların kaynağı nedir?

Kimilerine göre Cumhuriyet; Osmanlı’yı yıkan, arkadan hançerleyen birilerinin bize kurdukları bir tuzak, bir cendere!

Oysa, bu büyük bir yanılgı, aldatmaca, büyük bir yalan!

Osmanlı Devleti, 16. Yüzyıla kadar çok başarılı bir devlet düzeniydi. Devlet’i yöneten Padişahlar da diğer devlet adamları da son derece iyi eğitim görüp yetişiyorlardı. Fetihlerle topraklarını büyüttüler. Bilim adamları yetişti. Kültür ve sanat alanında ürünler verdi.

Büyük Britanya (İngiltere) başta olmak üzere, batılı devletler ve hatta Haçlı Seferleri bile Osmanlı’yı yıkamadı.

Başka bir oyun düzeni kurdular!

Osmanlı Devleti’nden ticari imtiyazlar (KAPİTÜLASYONLAR) aldılar. Onlar, bu imtiyazlarla Osmanlı topraklarından büyük maddi çıkarlar sağlarken, Kanuni’den sonra gelen padişahlar (istisnaları vardır) büyük ölçüde saraya kapandılar. Devlet işlerini “devşirme” Sadrazamlara bıraktılar.

Bilim adamları itilip kakıldı, hatta bir çoğu katledildi! Takuyiddin’in modern Rasathanesi toplarla yıkıldı! Piri Reis bile idam edildi!

Saray ve çevresini “din adamı kılıklı” bir takım asalaklar sardı!

Artık fetih ve GANİMET de yoktu.

Üstelik Saray’ın şatafatlı yaşamı ile giderler hızla artıyordu.

Sömürgeci ülkeler de “BİLİMSEL ve TEKNİK” gelişmeler içindeydiler.

Osmanlı Devleti toprak kaybetmeye başladı.

İlk kez 1854 Kırım Savaşı nedeniyle İngilizlerden borç alındı. Sonra, yeni borçlar ve toprak kayıpları.

İtalyanlarla yapılan Trablusgarp Savaşı (1911-12) ile Kuzey Afrika’daki topraklar kaybedildi. İtalyanlar 12 Ada ve Rodos’u işgal etti. Tam bu sırada BALKAN SAVAŞI çıktı ve Osmanlı İtalya ile UŞİ Antlaşmasını yapmak zorunda kaldı. Balkanlarda yaşanan yenilgiler sonrası Osmanlı Trakya ve Anadolu’ya sıkıştı kaldı.

İşte, bu koşullarda Alman Emperyalizmi dost gibi çıktı karşımıza.

Alman generalleri ile sözde “Orduyu adam ederken” Alman Bankalarına borçlanarak silahlar alındı. Almanya’nın yanında 1. Dünya Savaşı’na sürüklendik.

Öte yandan, Osmanlı Borçları ödenemez hale geldiğinde, 1881’de Duyun-u Umumiye İdaresi ile yabancı ülkeler Osmanlı Maliyesine, vergi gelirlerine ve üretim yerlerine el koydular ve yağmaladılar!

(Henüz Mustafa Kemal yeni doğmuştu!)

Elektrik, telefon, liman, demiryolu işletmeleri yabancıların eline geçti.

“Yaprak-Tütün ve Müskirat İşletmesi” REJİ adlı konsorsiyuma verildi.

Saray’dan alınan imtiyazla kurulan Kolcular 20 binin üzerinde tütün köylüsünü öldürdüler! (“Çökertme” türküsü bu cinayetlerin ağıtıdır!)

Birinci Dünya Savaşı’nda Almanya ile birlikte yenik düştük!

Kimilerinin hala kabul etmedikleri SEVR Antlaşması ile İstanbul başta olmak üzere Anadolu’daki topraklarımız İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunanlılar tarafından işgal edildi.

Bu işgali “olmadı” diye inkar edenler; “Vurun Antepliler namus günüdür” ağıtını da inkar ederler! Çünkü, onlar tarihi daha çocuk yaşta kafalarına sokulan yalanlarla öğrendiler!

Ve sonra, Mustafa Kemal’in O’na inanan silah arkadaşları ve Anadolu halkı ile başlattığı KURTULUŞ SAVAŞI.

Savaş kazanıldıktan sonra imzalanan “Mudanya Ateşkes Antlaşması” ve ardından LOZAN Antlaşması ile taçlanan başarı.

Savaş sonrası kurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ, Osmanlı borçlarını da üstlendi.

Sömürgeci ülkelere karşı verilen halk savaşından sonra, Osmanlı’nın ihmal ettiği Anadolu halkı yine “TEK PADİŞAH” yönetimi ve insafı ile yönetilemezdi.

HALK EGEMENLİĞİNİ hedefleyen CUMHURİYET kuruldu.

Okur-yazar, meslek sahibi üretken insan bulmak zordu.

DEMOKRASİ de elbette bir çırpıda oluşamazdı!

Mustafa Kemal’in öncülüğünde bir yönetim dönemi yaşandı.

Eğitim seferberliği başlatıldı.

Ard arda fabrikalar açıldı. Hem de borçlanarak değil, Anadolu’nun meyve ve sebzeleri karşılığı! Merak eden açsın tarihi okusun!

Yurt dışına eğitim için gençler gönderildi. Osmanlı borçları ödendi. REJİ İdaresi defedildi TEKEL İdaresi kuruldu!

Bugün ise o beğenmedikleri, yalanlarla karaladıkları Cumhuriyet döneminde yapılan, insanlarımıza ekmek kapısı olan KAMU Üretim kuruluşları bir bir ve yok pahasına satılıp yağmalandı! Şeker üretirken şeker, kağıt üretirken kağıt ithal eder hale geldik.

1947 sonrası ülke yönetimine çok yönlü müdahale eden, siyasi iktidarlara yön veren ABD’nin güdümünde, yaptığımız yanlışların bedellerini ödedik ve hala ödüyoruz.

Uzun uzun siyasi tarih dersi verecek değilim!

Bu ülke öncelikle İÇ BARIŞINI yeniden sağlamak, komşularıyla BARIŞ içinde yaşamak, eğitiminden üretimine, Devlet yönetiminden kent yönetimlerine kadar, YURT SEVGİSİ ile kişilik kazanmış LİYAKATLI YÖNETİMLER eliyle yeniden eski güç ve onuruna kavuşacaktır.

Yeter ki, CUMHURİYET’e hep birlikte sahip çıkalım.

Önyargılarla birbirimizi itip kakmayalım.

Siyasetçilerimiz, toplumu bölen KİRLİ ve AYRIŞTIRICI dillerini terbiye etsinler!

Yeniden KARDEŞ ve DOST olalım.

Cumhuriyetimize dört elle sarılalım.

YAŞASIN CUMHURİYET….


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık