• 10 Ağustos 2020, Pazartesi 10:26
MustafaKÜPÇÜ

Mustafa KÜPÇÜ

EGE KIYILARINDA TRT’Yİ ARAMAK!..

Güllük Körfezi’nin kuzey batısında “Zeytinlikuyu” adlı bir köydeyiz.

Yaklaşık 20-25 yıl öncesi, bu köy ve çevresinde yazlık konutlar, siteler oluşmaya başlamış.

Köy ve çevresi, genel olarak Ege’nin açık alanlarına bakıyor. Örneğin; hava koşulları elverdiğinde Bodrum-Gündoğan ve bazı Yunan adalarını görebiliyorsunuz.

Bu sitelerden birinde yaşayan İrfan Kutmen’in bir WhatsApp  iletisi dikkatimi çekti. Diyor ki;

“Ege kıyılarında sabah akşam Yunan radyolarını dinliyoruz! Yanlışlıkla telefon hat seçimini otomatiğe geçirsek Yunan servis sağlayıcı ön alıyor! Sahillerimiz Yunan radyolarının işgali altında! Başta TRT olmak üzere, Türkçe yayın yapan radyolara, Telekom şirketlerine soruyorum bunu; haberiniz var mı? Ne yapıyorsunuz?”

İlginç değil mi?

Ege kıyılarında Yunan müziklerini, dili biliyorsanız haberlerini çok net dinleyebiliyorsunuz. Ama Türkiye radyolarını dinleyemiyorsunuz!

“Haberin var mı taş duvar!”

Diyesim geliyor!..

TRT bu konuya neden duyarsız?

Yoksa bu gerçekten haberi yok mu?

TRT Kurumu, bu ülke yurttaşlarının ortak “ULUSAL İLETİŞİM ORGANI” değil mi?

Bir zamanlar öyleydi!

TRT’de, 8 bin 452 kişi çalışıyor.

TRT’den daha çok izleyicisi olan bir başka “özel TV kanalında” 300 kişi çalışıyor!

Denilebilir ki; “TRT çok kanallı bir yayın organı.”

Öte yandan, TRT’nin çok farklı GELİR KAYNAKLARI var;

  • İzlemeseniz de, 83 milyon vatandaş olarak,  elektrik faturalarımız,  otomobil vergilerimiz, cep telefonlarımız ve bilgisayar faturalarımızdaki payları ile TRT’ye ulus olarak katkı veriyoruz.
  •  2018 yılında vatandaşın aldığı mallardan 1 milyar 473 milyon lira bandrol parası, 690 milyon lira da elektrik faturalarından, kaynak sağlamış! (1)

TRT, “ULUSUN ORTAK İLETİŞİM ORGANI” olarak “tarafsız yayın” yapıyor mu?

Öyleyse, neden diğer televizyonlar ve radyolar kadar izlenip dinlenmiyor?

TRT yönetiminde “İŞİNİN EHLİ” insanlar mı görev yapıyor?

Yoksa, “siyasal torpil” mi geçerli?

Bunlar bir yana;

  • TRT yöneticileri, kendi ülkemizde-Ege kıyılarımızda neden “yayın egemenliğini” Yunan radyolarına bırakıyor?
  • Bu utanılası olayın farkında değiller mi?
  •  Bu duyarsızlık ve beceriksizliğin bir bedeli olmamalı mı?

TRT, “Kurum dışı programlar” için de, 2017 yılında 882 milyon 135 bin TL.   ödemiş!

Onca çalışan kişi varken!

Bu programları kimler yapıyor?

Nasıl yapıyor?

SAYIŞTAY denetimi yapılıyor mu?

Yapılıyorsa, TRT’nin hesapları hakkında TBMM üyeleri neden hiçbir bilgiye ulaşamıyor?

Ulusal yayın gücü ve etkililiği bir ülkenin “ULUSAL GÜCÜNÜ” gösterir.

Biz, TÜRKİYE CUMHURİYETİ sınırlarında Yunan radyolarını değil, başta TRT olmak üzere Türk radyolarının yayınlarını dinlemek istiyoruz.
Ya SİZLER?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık