• 14 February 2018, Wednesday 18:06
GökhanGURBETOĞLU...

Gökhan GURBETOĞLU...

Ah o ötekiler …

Gökhan GURBETOĞLU

Yeni bir yıla daha girdik… Ne de çabuk geçmiş, geçen üç yüz altmış beş gün. Ve bu yıldan da bir aydan fazla zamanı yedik bitirdik efendim…

Zaman dizginlenemeyen bir at gibi tabiri caizse, göz açıp kapayıncaya kadar geçiveriyor zaman. Yıllar yılları kovalamış ve AKP’nin yönetiminde geçen kocaman bir yıllar toplamı var …

Onca yıl boyunca bizlere, aman efendim devleti yönetemiyoruz… Yok bürokratlar efendim … Yok Cumhurbaşkanı efendim … Yok ordu efendim … Yok yargı efendim denildi duruldu. Ve tek tek hepsi hizaya getirildi desek yalan olmaz ama halâ ülkemde işler iyi gitmiyor ve bizler halâ nefes alıyorsak şanslıyız … Çünkü, gülümseyecek hâl bırakmadılar bizlerde.

Didem Madak’ın dediği gibi; “Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor.”

Evet, hayatlarımızın üstünde imkansız kuşlar uçuyor… Bizleri tedirgin eden, yüreklerimizi sıkan.

OHAL halimiz devam ediyor, edecek gibi de …

Küçülen dünyada mutlu edici haberler almak pek mümkün olmuyor. Ülkemizde ise insanlarımız artık gülümseyemez hale gelmiş… Herkes borçlu… Herkes geçim derdi içinde. Hayaller, birçok vatandaşımız, özellikle de gençlerimiz için rafa kaldırılmış durumda. Her gün gündeme oturan farklı haberlerde iç açıcı hiçbir haber yok… “Milli gelirimizin artması ve büyümemizin dünya konjonktüründe iyi yerlerde olması” gibi haberler hariç diyeceğim ama o rakamsal değerler de % 80 - 85 oranındaki vatandaşımızı teğet geçmiştir… Büyüyen kesim, milli gelirden açıklananın da üstünde pay alanlarımız kimlerdir acaba?

Ekonomik verilerin, halktan yana iyiden iyiye kötüleştiği şu günlerde, savaş ile yatıp savaş ile kalkıyoruz.

Oysa ki bu sorunun aktörlerinden biri de AKP hükümeti değil mi? “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi ile yıllarca halkını savaşlardan kollayan Türkiye, yıllardır emperyalist ABD’nin kuyrukçuluğunu yaparak bu tablonun oluşmasına çanak tutmamış mıdır? Geçen yıllar boyunca emperyalizmin geleneksel hamleleriyle bölgede terör örgütü trafiği karmakarışık edilmemiş midir? Şimdi bu tablo içine dalıp çocuklarımızı savaşın içine atmak doğru mudur? Önümüzde kocaman bir Irak örneği dururken aynı hataya koca devlet nasıl düşer, nasıl? Peki bütün bu olup bitenlere karşın, savaşa karşı olduğunu söyleyenlere de terörist demek doğru mudur?

...

***         ***     ***       ***

Referandumdan beri ülkemizin tek adam ile yönetildiği bir dönemi yaşıyoruz. Eğitimden sağlığa her alanda işin ehli kişiler değil, tek adam kararlar alıp konuşuyor ve her seferinde de işler sarpa sarıyor ve içinden çıkılamaz bir noktaya geliyoruz.

OHAL halimiz ile demokrasi bir tek adamın hegomonyasında… Artık sosyal medya paylaşımları bile, “halkı sokağa dökmek isteyen terör örgütü” içeriği sayılıyor… Tek milli onlar… Tek yerli onlar… Ötekiler… Ah o ötekiler …

AKP, kendisine muhalefet edenleri, siyasi ve de sivil fark etmeksizin “terörist” mimlemesi ile söylemler geliştirmeye devam ediyor. “Savaşa hayır” diyen sivil toplum örgütlerini milli saymıyor ve başındaki Türk ibaresini kaldırın diyor. Bu nasıl bir hukuksal devlet yapısıdır… Demokrasi deyip duruluyor ama demokrasi nerededir?

Yıllardır “Ötekileştirme” politikasını sürdüren AKP, 15 Temmuzdan beri de “ötekiler”i “terörist” olarak damgalamaktadır. Yani neredeyse “AKP karşıtı herkes teröristtir” noktasına gelinmiştir. Ama şunu birilerinin toplumumuza anlatması, hatırlatması gerekmektedir:

Kendi özgürlüğümüz, başkalarının özgürlüğü ile mümkündür. Çünkü, toplumdaki bireyler tek tek kendilerini özgür hissettiği müddetçe özgür toplum var olabilir… Ötekileştirilen toplumlar özgür olamaz …


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık