• 03 Ağustos 2022, Çarşamba 10:50
ÖzçelikARAL

Özçelik ARAL

BELEDİYE MECLİSİ ANILARI (1984-89)

Seçimleri farklı kaybetmiştik. Belediye Meclisi’ne SODEP’ten eski Belediye Meclisi Üyeleri olarak ben, Oktay Dizdar, Halil Gümüşel, Mehmet Çakır ve yeni üye olarak Sebahattin Özfen seçilmiştik.

ANAP’ın on meclis üyesi vardı. 4’ü eski memur kökenli, diğer 6’sı ise esnaf kökenliydi.

Belediye Meclisi’nde esnaf kökenli üyelerle bir türlü iyi iletişim kuramıyorduk. Çoğu zaman ben konuştuğumda, yeterlilik önergesi vererek konuşturmak ve dinlemek istemiyorlardı.

BELEDİYE KANUNLARI

Bu arada Ankara’da ANAP, Belediye Kanunu, İmar Kanunu ve Belediye Gelirler Kanunu’nu değiştirmişti. Meclis üyelerinin çoğunluğunun bundan bilgisi yoktu.

Belediye Yazı İşleri’ne giderek, Resmi Gazete’den değişen kanunları inceledim.

YENİDEN BELEDİYECİLİĞİ ÖĞRENİYORUM

İstanbul’dan bir yakınımın aracılığıyla, kanunları ve bunlarla ilgili yönetmelikleri kapsayan kitapları getirttim. Devrim okulunun arkasındaki bahçemde, günlerce bu kanun ve yönetmelikleri inceleyip değerlendirdim.

Bu şekilde, belediye meclisi toplantılarına bilgili olarak gitmeye başladım. Belli konulardaki iyi niyetli yaklaşımım, Belediye Başkanı ve bazı ANAP’lı üyelerin dikkatini çekti. Daha iyi ilişki kurmaya başladık.

BELEDİYE KOMİSYON SEÇİMLERİ

1985 ve 1986 Haziran aylarında yapılan toplantılarda, yasada zorunluluk olmamasına ragmen, anlayış gösterilerek, SODEP’in de komisyonlarda temsil edilmesini istedim. Bazı ANAP’lı üyeler çoğunluklarına güvenerek, her ikisinde de isteğimizi reddettiler.

1987 yılında bu konuyu tekrar gündeme getirdiğimde, Belediye Başkanı ve bazı ANAP’lı üyeler, Yusuf Koç ve Nüzhet Mergen olmak üzere, önerimizi kabullendiler. Bu şekilde Bütçe ve İmar Komisyonlarında SODEP’I temsilen ben görev aldım.

BELEDİYE BAŞKANI’NIN MAAŞI

1987 yılı bütçe toplantıları Ekim Meclisi’nde yapılıyordu. Belediye Başkanı’nın maaşının görüşüleceği toplantıya, özel bir nedenle gitmedim. Kahvede otururken, belediye başkanının şoförü gelerek, ‘sizi Yusuf Bey çağırıyor’ dedi. Toplantıya gelemiyeceğimi söyledim. Bir süre sonra, aynı araçla Bütçe Komisyonu Başkanı Yusuf Koç geldi.

Belediyeye çıkarken, yolda bana, ANAP’lı bazı üyelerin başkanın maaşını artırmak istemediklerini, isyan halinde olduklarını belirtti.

Toplantıda SODEP grubundan diğer arkadaşlarım vardı. Ben bu konuda bir konuşma yaparak, belediye başkanının evinin olmadığını ve temsil giderleri de göz önüne alınarak, maaşının artırılması gerektiğini söyledim.

Yapılan oylamada bizim beş oyumuza katılan 3 ANAP’lının da yardımı ile Belediye Başkanı’nın maaşı, 8’e karşı 7 oyla artırıldı.

YENİ İMAR PLANI VE ÖZLER İŞ HANI

Yeni İmar Planı görüşmeleri daha başlamamıştı. Özler Sineması yıkılıp yerine bir iş hanı yapılması gündemdeydi. Sinemanın sahibi, Menteşe Caddesi’ndeki bu yerin kat yüksekliğinin 6’ya çıkarılmasını istiyordu. Bir çok ANAP’lı üye de buna taraftardı.

Ben bu değişikliğin yapılabilmesi için, bu bölgede sosyal alt yapının değişmesi gerektiğini ve cadde genişliğinin de buna uygun olmadığını belirttim. Tartışmalar büyüdü. ANAP’lı üyelerden biri ‘bakanlığa soralım’ dedi. Bunun yanlış olduğunu söyledim. Dinletemedim. Konu bakanlığa soruldu. Cevapta, İmar Kanunu’nun ilgili maddesini okuyun deniyordu. Acaba ‘soralım’ diyen üye, bundan utandı mı bilmiyorum. Yasa ve yönetmelikler Türkiye’nin her yerinde aynıdır. Benim okuduğumu, Ankara’daki memur da aynı şekilde yorumlamıştı.

YENİ İMAR PLANI VE PLAN DEĞİŞİKLİKLERİ

Yeni İmar Planı askıya çıkarılmıştı. Vatandaştan çokça itiraz ve değişiklik önerisi geliyordu. Bunun nedeni, imara açılan yerlerde 18. Madde uygulanmaması idi. Bu uygulama olmadığından, bazı parsellerde kayıp çok az ve bazılarında ise çok oluyordu. Komisyon 5 kişi olduğundan, bu dilekçelerin incelenmesi kolay sağlanıyordu. Meclise gelince, bazı kişiler, dilekçe sahibinin siyasi görüşüne göre karar vermek istiyordu. Bunun önüne geçmek çok zor olmaktaydı. Milas’ın üçüncü siyasi gücü olan DYP’sinin mecliste temsilcisi yoktu. Bir çok DYP’li vatandaş, bana gelerek, haklarını savunmamı istediler. Elimden geldiği kadar bu kişilere yardımcı olmaya çalıştım.

Bu tartışmalar bitmedi. Dönem sonu geldi, seçimlerden sonraya kaldı.

TANSA BÜTÇESİ’NİN YAPILMASI

1988 ekiminde belediye ve bağlı işletmelerin bütçeleri görüşülecekti.

O yıl gelen bir Mülkiye Müfettişi, TANSA’nın belediye bütçesinden ayrılarak, yeni bir işletme olmasını istemişti.

Bu doğrultuda yeni bir karar alınarak, işletme kuruldu.

Bütçe görüşmelerinden yarım saat once gelmiş, Yazı İşleri Müdürü’nün odasında oturuyordum. Komisyon Başkanımız öfkeyle odaya girdi. TANSA bütçesini, ilgilileri hazırlayamamış dedi. Telaşlı ve üzgündü. Kendisine “ilgilileri çağırt, bütçeyi beş dakikada, ben yazdırayım” dedim.

İlgili eleman geldi. Mal alımı, mal satımı, personel giderleri ve diğer giderler ile yedek ödenekten oluşan bir bütçeyi oracıkta hazırladım.

Bütçe meclisden geçti, ama 1989’da bu defa benim başkanı olduğum bütçe komisyonu, ekim ayında tekrar ek bütçe hazırlamak zorunda kaldı.

SU BÜTÇESİNDE DEĞİŞİKLİK

Belediyeye bağlı işletmelerden, Su İşletmesi ticari değildi. Diğer iki işletme olan Labranda Su İşletmesi ve Tansa, ticari işletmelerdi.

Su işletmesinin bütçesi yapılırken, denk olması çok önemlidir. İşletmenin gelirleri, su satışları ve yan gelirlerdir. 1988’de bütçe yapılırken, su tarifeleri mesken, ticari, resmi kurum, inşaat suyu ve Kaymak Kavağı suyudur. Bütçede her kalemden ne kadar su kullanıldığı, bir yıl önceki miktarlardan bellidir. 1989 bütçesi hazırlanırken, denk bütçe esası ile bunlar göz önüne alınarak tarifeler saptandı.

Konu meclise gelince, kendi işyeri suyla ilgili olan bir meclis üyesi, ticari tarifelerin indirilmesini istedi. Ben söz alarak, bunun olanaklı olmadıını, bütçenin açık vereceğini söyledim. Aramızda hoş olmayan bir tartışma oldu. Sinirlendim, dışarı çıktım. Ben gelinceye kadar tarife, su kullanan meclis üyesinin istediği gibi mecliste karara bağlanmıştı. 6 ay sonra, seçimlerden sonra, belediye meclisine verdiğim bir önerge ile durumu düzelttirdim.

Kişiler belediye meclisinde kendilerini ilgilendiren konularda konuşamaz ve fikir ileri süremezdi. “Biz yaptık olur” anlayışıyla belediyede karar alınamaz.

MİLAS’A BİR KAT ARTIŞI

1989 ocak ayında siyasi partiler ön seçim yaparak, adaylarını belirlemişti. SHP’nin birinci sırasında ben, ikinci sırada Mehmet Çakır ve ANAP’ın birinci sırasında Yusuf Koç vardı. Eski meclis üyelerinden 1989 yeni dönemine üçümüzün seçilmesi kesindi.

Şubat ayında yapılan olağan son meclis toplantısında, ANAP’lı üyelerden biri, Milas’ın tümüne 1’er kat artıralım önerisini yaptı.

Bu öneriye gülerek, bu konunun İmar Kanunu’na göre olanaklı olmadığını ve ancak koşullar uygunsa, (sosyal altyapı, cadde genişliği, vb.) olabileceğini belirttim. Çok ısrar etti ve fakat önerisi reddedildi.

Arkadaşlara veda ederek, 1984-1989dönemi belediye meclisi üyeliğimiz, bu şekilde bitti.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık