• 27 July 2022, Wednesday 9:52
ÖzçelikARAL

Özçelik ARAL

BELEDİYE MECLİSİ ANILARIM (1977-1980)

Bu dönem rüzgar gibi geçti. Sadece 34 ay sürdü. Seçimler zorlu geçmişti. AP+DP birleşmiş, tek güç olarak karşımıza çıkmıştı. Buna ragmen Türkiye’de esen Ecevit’in rüzgarını da arkamıza alarak, yerel seçimleri zorla da olsa 500 farkla kazandık.

Belediye Meclisi’ne her beşyüz nüfus adına bir kişi seçiliyordu. Nüfus çok az da olsa arttığından, belediye meclisine 12 CHP’li ve 11 DP’li üye seçildi.

SU ŞİŞELEME FABRİKASI AÇILIYOR

Labranda Suyu’na bir şişeleme fabrikası kurulması için girişim ve meclis kararı, Gazi Menteşe’nin başkanlığı döneminde başlamıştı.

Erdal Çerçi döneminde bu iş İller Bankası nezdinde izlenildi ve Turizm Bakanlığı’ndan temin edilen 6 milyon liralık kredi ile sonuçlandırıldı.

Fabrikanın arsasını Haşim Helvacı bağışladı. Buna karşılık oğlu Mehmet Helvacı’ya Milas Bayiliği verildi.

O dönemde, Ege’de Milas’ın dışında bir tek Bozdağan Belediyesi’nin şişeleme fabrikası vardı. Arkadaşlarımız Halil Gümüşel ve Oktay Dizdar aynı zamanda belediye encümeni üyeleriydi. Bu fabrikayı ziyaret ettiler. O kadar çok istek olduğu için fabrika üç vardiya çalışıyor ve işleri takip için de Belediye Başkanı fabrikada yatıyormuş.

Fabrika açılmadan bir yıl önceden başlayan hazırlık çalışmaları yapıldı. Belediye Meclisince “Labranda Su İşletmesi” adıyla yeni bir işletme kuruldu.

Ön hazırlıklar için de fabrikaya 40 bin adet tahta kasa yaptırılması işi vardı. İş ihale edildi. İhaleyi alan Mehmet Sağlıcak isimli keresteci idi.

Kasaları yaptırmaya başlayıp, teslim ediyordu. Bu arada Belediye Encümeni üyesi Halil Gümüşel, kasaların kalınlığının 1 cm olması gerekirken 1 mm noksan olduğunu saptadı. Kasaların teslimi durduruldu. Ben o zaman hem belediye meclisi üyesi ve CHP ilçe başkanı idim. Duruma bir çözüm bulmam istendi. Ben de belediye encümeninin onayını alarak, yükleniciye bir öneride bulundum. Buna göre bu hatadan dolayı, kasaların yüzde 25’inin bedeli ödenmeyecekti. Yüklenici once kabul etmek istemese de, zora gelince, kabul etmek zorunda kaldı.

BELEDİYE ARAÇLARI YENİLENİYOR

Milas Belediyesinde 65’li yıllara kadar araç parkı çok zayıftı. ABD, İkinci Dünya Savaşı’nda Avrupa’da kullandığı silah ve araçların büyük bir kısmını, geriye götürmek daha pahalı olduğu için, koşullu olarak Türk Ordusu’na vermişti.

Bu araçlar ordu kullandıktan sonra, hurdaya ayrılmıştı. Anlaşmanın koşullarına uygun olarak Maliye Bakanlığı’na verilmişti. Maliye Bakanlığı da bu araçları kamu kurum ve kuruluşlarına dağıtan bir Şube Müdürlüğü kurmuştu. Bu şubenin başında, daha sonra Adalet Partisi’nden milletvekili olan eski Yüzbaşı Ahmet Buldanlı bulunuyordu.

Bu araçların dağıtımında, Milas Belediyesi’ne M 38 2 Jeep, M 39 iki pikap, 1 Ford pikap (binek), 1 cemse, 1 dozer düşmüştü.

İki pikap ve cemse temizlik işlerinde kullanılıyor ve oluk gibi benzin yakıyordu. Bu araçlar hurdaya ayrılarak, yerlerine 9 adet Ford traktör satın alınarak, benzinden tasarruf sağlandı.

BAYINDIRLIK BİRİMİ KURULDU

Milas’taki yollar Arnavut Kaldırımı döşemesi idi. Bu dönemde, büz döşenerek, betonlaşma devam ettirildi. Bu birime yeni usta ve işçilerin yanısıra 2 Fiat traktör satın alındı.

BELEDİYE KADROLARI

Milas Belediyesi’nde 1973’de 1 üniversite mezunu doktor, 4 meslek lisesi ve 1 normal lise mezunu, 2 ortaokul mezunu, diğerleri de ilkokul mezunu olan memurlar vardı. Yeni alınan memurlar, eskileri tarafından yetiştirilmeye çalışılıyordu.

Belediye amir kadrolarının (o zaman hiç müdürlük yoktu), lise mezunu kadro karşılığı gösterilmesi, belediye meclisince kabul edildi. Kadrolar Aralık ayı içerisinde İçişleri Bakanlığı tarafından onaylanarak belediyelere gönderiliyordu. Aralık’da gelen yazıda bu kadrolar yoktu. Araştırdığımda, mecliste konuşulmasına ragmen, Ankara’ya iletilmemişti. Doğal olarak bundan korkan memurların işiydi. Meclis kararları, Belediye Başkanı ve iki katip üye tarafından imzalanyordu. İmzalanan tutanaklarda bu konu yoktu. Bu bana çok büyük ders oldu; belediye meclisinin en uyanık üyelerinin meclis katibi olması gerekiyordu.

 

İMARDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1977 seçimlerinden sonra belediye bütçe, imar, memur sınav komisyonları ile Vergi Dairesi’ndeki Vergi İtiraz Komisyonu üyeliklerine seçilmiştim.

O zamanlar belediye meclisinin imar ile ilgili hiç bir yetkisi yoktu. Sadece bakanlığa öneride bulunabiliyorlardı.

Yeni İmar Planı yapılıyordu. Bu konunun İmar Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında 19 Mayıs, 23 Nisan ve Halil Bey Bulvarı’nda bina çekme mesafelerinin 10 metre olmasını önerdim. Komisyonda benden başka Halil Gümüşel, Ali Mat, İbrahim Özgün ve Erdoğan Civelek vardı; önerim olumlu karşılandı.

Ayrıca, şu anda yıkılan Hükümet Konağı’nın olduğu eski stadyum, resmi kurum alanı olarak ayrılmıştı. Hükümet Konağı ile Sağlık Ocağı arasında kalan bölgeye her an yeni bir resmi kurum yapılabilirdi. Bu alanın Atatürk Heykeli ve Ata Park alanı olmasını görüş olarak ilettik. Bakanlık, her iki görüşümüzü de olumlu bularak, İmar Planı’nda gerekli değişikliğe gitti. Bu günkü Ata Park, bu kararla Milas’a kazandırıldı.

HER KUŞUN ETİ YENMEZ

Vergi İtiraz Komisyonu’na seçildiğimi belirtmiştim. Komisyon, Kaymakamın başkanlığında, Mal Müdürü ve Belediye ve Ticaret Odası temsilcisinden oluşuyor ve Vergi Dairesi Müdürü de müdahil olarak (oy kullanmadan) toplantılara katlıyordu.

Komisyon 2-3 aylık aralıklarla toplanıyordu. Gündemi çok yüklüydü. Yüzlerce itiraz vardı. İtirazların çoğu tapudakı alım satım değerleri ile ilgiliydi. Bir çok yere keşif yapılması gerekiyordu. Keşifler, bir komisyon naipliğinde bilirkişi ile birlikte yapılıyordu. Ben keşiflere CHP ilçe başkanı olduğum için özellikle gitmiyor, keşiflere Ticaret Odası temsilcisi Halil İbrahim İlter gidiyordu. Bir gün Halil İbrahim İlter hasta oldu. Tuzla’da yapılacak olan bir keşfe zorunlu olarak benim katılmam gerekti.

Keşif günü, bir minibüse binerek, yanımızda Vergi Dairesi Müdürü ve bilirkişi olduğu halde Tuzla’ya gittik. Adı geçen araziye gidecek yol yoktu. Bir deniz aracı ile keşif yerine gittik. Sarp, 70-80 derece meyilli, çalılık bir alandı. Geriye döndük.

Keşif sahibi ve avukatı bizi yemeğe davet etti. Ret ettim. Vergi Dairesi Müdürü ve keşfe gelen Ziraat Mühendisi Orhan Bora’yı yemeğe ben götürdüm ve hesabı cebimden ödedim.

Keşiften bir kaç gün sonra, bilirkişi ile bir araya gelerek raporu yazmaya başladık. Vergi Dairesi 10 lira değeri vardır derken, işlem tapuda 3 liradan yapılmıştı. Bir yana devleti, bir yana da vatandaşı koyarak, 6 lira değer biçtik. Konu komisyonca onandı. Fakat Vergi Dairesi her işlemde olduğu gibi Danıştay’a da itiraz etti ve orada da onandı.

Daha sonraki yıllarda öğrendiğime göre, keşif sahibi ve avukatı, akrabam ve ağabeyim Mümtaz Birol’a giderek, keşfi yapan ikimize birer beyaz Reno araç alabileceklerini söylemiş. Değerin de 7 lira olmasını ve aracılık yapmasını istemiş. Mümtaz Birol, “ben bu önerinizi bu arkadaşlara götüremem, sizi yakalatırlar” diyerek, geriye göndermiş.

Daha sonra, Vergi Dairesi Müdürü’nün Milas’tan başka bir yere ataması yapıldı. Kendisini yemeğe davet ettim. Veda yemeğinde bana bu konuyu sıkılarak sordu. Olayı kendisine anlattım. Bana dönerek, ‘sizden şüphelenmiştim, çok özür dilerim’ dedi. Ben de kendisine “her kuşun eti yenmez” dedim.

Komisyonda Adalet Partili Buldanlı ailesinin kibrit satışı ile bir sorunu vardı. Bu sorunda Buldanlıların lehine karar verilmesine çalıştım. Bu davranışıma Buldanlılar şaşırdı.

Komisyon kararlarında siyasi kişiliklere göre değil, hak ve adalete göre oy kullandım.

33 aylık ikinci dönem belediye meclisi üyeliğim 12 Eylül 1980 darbesi ile sona erdi.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

Milas eczane
Site en altı
yukarı çık