• 19 Mayıs 2022, Perşembe 13:42
A.CoşkunEfendioğlu

A.Coşkun Efendioğlu

MADEM Kİ..

Bilindiği üzere, Milas Kent Konseyi Yürütme Kurulu, geçtiğimiz hafta başı yaptığı toplantıda, Kent Konseyi’nin 31 Mayıs’ta seçimli olağanüstü genel kurulunun toplanmasına karar vermişti.

Bunun nedenleri konusu, Kent Konseyi’nin bu tür tartışmalara çekilmemesi için, açıklanmadı. Sonrasında, Kent Konseyi Yürütme Kurulu, kendi içinde böyle bir karar aldı ve aslında kendisini feshetti.

Böyle olunca, ben de Yürütme Kurulu üyesi olduğum ve bu konuyla ilgili, daha önce ayrıntılı bir istifa yazısı kaleme aldığım halde, Yürütme Kurulu’na da sunmadım, kimi tartışmalar olmasına karşın yayınlamadım. 

Ancak önceki akşam, Kent Konseyi Başkanı Çağlayan Üçpınar bir açıklama yaparak, kendisinin de bulunduğu Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararın yönergeye uygun olmasına karşın yönetmeliğe uygun olmadığını, ikisi arasında bir çelişki olduğunu iddia etti ve genel kurulun seçimsiz olması için 23 Mayıs Pazartesi günü yeniden Yürütme Kurulu toplanması önerisi yaptı.

Sevgili Çağlayan’ın söylediği şu: Yönergede Yürütme Kurulu’nun seçimli Genel Kurul çağrısı yapması varken, Yönetmelik’te yok; sadece Konsey bileşenlerinin 1/3’ünün çağrısıyla seçimli Olağan Genel Kurul yapılabilir diyor. Bu nedenle bu genel kurulun seçimsiz olması ve bir değerlendirme yapması, gerekirse seçimli genel kurul kararı alması gerektiğini söylüyor.

Peşinden, bir gün sonraki 19 Mayıs tarihli Bakış’taki köşesinde Kemal Kaşkar arkadaşımız da, Genel Kurul ‘seçimli’ olmamalı demiş.. Ve “Milas Kent Konseyi ile Milas Belediye Başkanlığı ve CHP Milas İlçe Başkanlığı arasında estiği bilinen soğuk rüzgarlar, Milas Kent Konseyi genel kurulunun 31 Mayıs Salı günü olağanüstü seçimli genel kurula çağrılmasına neden olmuş” demiş. Ayrıca bunun, Milas Kent Konseyi tarihinde ilk defa ve “Belediye yönetimi ile yaşanan yaklaşım ve yorum ayrılıkları nedeniyle” olduğunu yazmış.

Ancak, eğer bu konu böylece tartışmaya açıldıysa, aynı zamanda bu genel kurul kararını alan Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun bir üyesi olduğum için, konuya açıklık getirmek gerektiğini düşündüm.

17 Nisan mitinginde olanlar, malum; Kemal Kaşkar da, CHP İlçe Başkanı ve Belediye Başkanı’nın bu konuda söylediklerini, gazetemizdeki haberlere dayanarak aktarmış zaten.

Ancak Kent Konseyi Yürütme Kurulu’nun bu kararı almasının nedeni bu değil. Belediye yönetiminin de böyle bir talebi ya da baskısı olmadı.

Mitingin hazırlanış sürecindeki çalışmalarda, pek çok hata yapılmıştı. Yönetim, bu konuda, çok özenli davranılması konusunda uyarılmıştı. Bizzat ben de uyardım. Ancak, Kent Konseyi’nin, herhangi bir sivil toplum kuruluşu gibi ele alınmasından kaynaklı bir dizi özensiz, kuralsız yaklaşımla süreç yürütülmüş ve tam da bu süreçte, ‘Zeytin’ gibi Milasın her yanını kucaklayan bir objenin Milas’taki asıl bileşenleri olan Ziraat Odası, Tariş, Ticaret ve Sanayi Odası gibi doğal sahiplerinin, Zeytin Mitingi Komitesi oluşturulması sürecinde, her nasılsa ‘katılmaması’ noktasına gelmesi “becerilmiştir”!..

Bunların ayrıntıları bu yazının konusu değildir.

Sonuç, evet bütün Ege Kent Konseyleri ve sivil toplum kuruluşlarının ve çeşitli siyasi partilerin de katılımıyla büyük bir zeytin mitingi yapılmıştır; ne var ki, Milaslı zeytinciler ve zeytin örgütleri, Milas Kent Konseyi’nin düzenlediği mitingde yoktur!..

Ötesi, mitingin, zeytin üst başlığı altında ve sadece Kent Konseyi ve örneğin Ziraat Odası ve zeytin pankartları ile yapılması gerekirken, ‘Miting Komitesi’nin yanlış bir şekilde yol vermesiyle, marjinal kimi grupların ve siyasi partilerin kendilerini ‘gerçekleştirme’ arenası olarak kullanmalarına olanak sağlanmış, sonuçta da, malum protestoyu yapanlar, kendilerini ‘miting komitesi bileşeni’ sayarak, temize çekmişlerdir!..

Oysa davul kent konseyi’nin boynundadır, tokmaksa onlarda!.

Başka Sivil Toplum Kuruluşları, siyasi partiler vb. için bu normal olarak değerlendirilebilir.

Ama Milas Kent Konseyi’nin böyle bir şansı yoktur!.. Bu tür tartışmaların ortasına da atılamaz; buna yol verilemez..

Bu nedenle, Milas Kent Konseyi Yürütme Kurulu, 9 üyenin katılımıyla yapılan 9 Mayıs’taki toplantısında, 7-2 oy çokluğuyla, bunların bir başarısızlık olduğunu, ancak başkanın bunu başarısızlık olarak görmemesini onaylamadıklarını belirterek, bu şekliyle Yürütme Kurulu’nun verimli çalışma imkanının kalmadığını vurgulayıp, 31 Mayıs’ta seçimli olağanüstü genel kurul kararı almıştır.

Şimdi, Başkan Çağlayan Üçpınar’ın ve sonra Bakış’taki yazısıyla Kemal Kaşkar arkadaşımızın önerdiği gibi, 31 Mayıs’taki genel kurulda bunu tartıştırmanın bir gereği yoktur. Yönerge’ye göre değil, Yönetmeliğe göre 1/3 üyenin genel kurul çağrısı çıkarması prosedürü çok kolaydır. Ancak uzatmanın bir manası yoktur.

Kent Konseyi’ni ‘tartıştırma’nın doğru olmadığını düşünüyorum.

Aksini isteyenlerle, her platformda tartışmaya hazırım..

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık