• 08 Ekim 2019, Salı 6:37
KonukYazar...

Konuk Yazar...

Hasan ÖZGEN - “IŞIK ÜLKESİ” MİLAS

 

İÇİNDE “MİLAS” GEÇEN KİTAPLAR (12)

Vedia MARAL

Kitabın yazarı ve yayına hazırlayan Milas doğumlu Hasan Özgen, danışmanı Prof. Dr. Metin Sözen.

Kitabın ismi; Ütopyacı Tommoso Campanella’nın ‘Güneş Ülkesi’ kitabını çağrıştırıyor. Işık Ülkesi başlığına uygun tasnifle de ‘öykülendirilmiş’. Yerinde bir tanımlama ‘Işık Ülkesi’, Milas’a da uyuyor. Yalnız aynı tanımlama önceden Likya bölgesi için kullanıldı. İkinci kez kullanma hangi ‘Işık Ülkesi?’ sorusunu beraberinde getiriyor. Dahası kopyalandığı izlenimini bırakmakta.

  1. ‘Latmos’tan sızan aydınlık’ (Tarih öncesi dönem)

Literatüre ‘Latmos Kaya Resimleri’ adıyla yer alan çizimler 8000 yıl önce yaşayan insanların varlığına şahitlik etmekte. Resimlerin çoğunluğu insanı konu edinmiş. Kadınlar profilden, erkekler cepheden resmedilmiş. Resimlerin hiçbirinin şiddet sahnesi içermemesi -  av sahneleri dahi yok – dikkat çekmekte.

Resimler, 8000 yıl sonra sözüm ona uygarlar tarafından feldspat madeni için yok ediliyor. Kim uygar? Bizler mi?

  1. ‘Işığın ataları Karlar’ (Karya dönemi)

Bölgeye uygarlık ışığını getirenler Karlardır. Cesur ve Savaşçı yapıya sahip olmaları, Yunanlıların deyişlerinde dahi yer almış. Milas’ı başkent yapan Karyalılar, dağların arkasında korunaklı yer bulmuş olmalılar.

Labranda yerleşimi inançları için önemli bir merkez . Gücün kenti Euromos ve mistik havasıyla, efsanesiyle Heraklia Karya kentidir.

  1. ‘Büyük gölgeler’ (Roma dönemi)

Karya döneminden sonra Roma dönemi hüküm sürer. Roma döneminden kalma en önemli yapı Gümüşkesen mezar anıtıdır. Dönemin ikinci önemli yapısı Milas’a su sağlayan su kemerleridir.

Roma İmparatorluk döneminde, Asya eyaletinin gümrük merkezlerinden birisi İasos’dur. İasos aynı zamanda askeri üstür.

‘Beş bin yıl önce’ arabaşlığında ise; Milas’ın Damlıboğaz köyündeki bulguların 5000 yıl kadar eskiye gittiğidir.

  1. ‘Doğudan gelen ışık’ (Menteşe dönemi)

Kitapta ‘Anadolu’nun dağları ovaları bile kesmedi atlıların hızını’ (S:68) deniyor. Burada bir ironi bir de yanlışlık var. Menteşe Bey Ege’ye ulaşırken ne atlıydı ne de engel olan dağlar, ovalar vardı. Çünkü geldikleri yol kara yolu değil, deniz yoluydu. Karaya çıktıkları yer Megri’dir (Fethiye).

Selçuklu’nun uç beyi konumundaki Menteşe  bir dönem ve süreçten sonra ‘bağımsız’ Beyliğe dönüşür. Denizlerde söz sahibi durumuna gelir. Denizdeki etkinlik Menteşe Beyliği’ne ‘Sahil Beyliği’ namını getirir.

‘Menteşe Karya bölgesine sadece yeni yaşam ve yönetim biçimini getirmezler. Aynı zamanda yeni bir inancı, İslamiyet’i getirirler.’(S:76)

  1. ‘Yalnızlık günleri’ (Osmanlı dönemi)

Artık ortalıkta ne ‘Latmos’tan sızan aydınlık’ ne ‘Işığın ataları karlar’ ne de ‘Doğu’dan gelen ışıklar’ vardır. Menteşe’den sonra bu yalnızlık günleri geçmişten öç alır. Yöre kabuğuna çekilir. O artık Osmanlının üvey evladıdır. Bir dönem sonra da yerel ağalar etkinliğini artırır ve bey, ağa konakları boy gösterir.

  1. ‘Işıkla koşmak’ (Bugün)

Geçmişten aldığı ışıkla, deneyimle, kültürle, devasa boyutta pazarıyla, lezzetiyle, renk renk el dokuma halısıyla yaşamı karşılayan kenttir Milas.

Kitap           : “IŞIK ÜLKESİ” MİLAS

Yazar          : HASAN ÖZGEN

Sayfa          : 128

Yayınevi     : Milas Belediyesi Kültür Yayınları - 11

B.Tarihi      : 2003


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık