Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 21 Ağustos 2019, Çarşamba 0:20
KonukYazar...

Konuk Yazar...

İÇİNDE “MİLAS” GEÇEN KİTAPLAR (6) ERHAN GÜNAY - YARIM ASIR ÖTESİNDEN GEÇMİŞTE MİLAS

ANI MİLAS

Vedia MARAL

Kitabı yazan Erhan Günay akrabamız ve bir dönem de komşumuzdu. Konuşmaya başladığında farlılığını hemen anlarsınız; konuşmasındaki emin, ‘hakim’ ifade tarzı dinleyeni alır götürür. Dürüst, bilgili, titiz duruşuyla ilgili bilgiler, çocukken çevremdeki duyumlarıma, çocukca dikkatimin eklenmesine dayanır.

O’nunla bol zaman geçirdiğim yıl, yanılmıyorsam 1966 yılı olacak. Hukuk Fakültesi’ni yeni bitirmiş, bekardır. Yeğeni Nalan Günay’la da komşu, aynı sınıfdaydık. Erhan ağabeyin henüz tayini çıkmadığı günlerde bizlerle ilgilenir, beraber olurdu. Büyük ihtimalle eğlendiği, hoşnut olduğu gibi, bizleri de hoşnut ederdi. Sorular sorar, hikayeler anlatır, izlediği filmleri, hikayeleri anlatırken, heyecanlı yerlerinde sesini tonlayarak, merakımızı tavan yaptırırdı. O’nun ağzından çıkan sözcükleri kaçırırız diye, Nalan’la soluksuz dinlerdik. Kitabı elime alınca, O’nunla ilgili ilkin bunlar aklıma geldi. Kitabı okuyunca da bu kez Milas’ın eski halleri gözlerimin önünden geçti. Mekanları ayrıntılarına varıncaya kadar anlatması, bende Milas’ın eski fotoğraflarına baktığım izlenimi yarattı. Her nereyi anlattı ise, orayla ilgili anılarım depreşti. En çok da evinin bahçesi, badem ağaçları, ağaçlardan çağla toplayışım, O’na uzatışım, afiyetle hep beraber yememiz. Badem ağaçları kesilmişti, kesildiği yerleri unutmam, safran sarısı renk almıştı. Kesildiğine çok üzülmüştüm. Çocukça aklımla artık çağla badem yiyemiyecek düşüncesi herhalde. Ama dikilen madalinalardan çok yedik, mevsimiyse Nalan ikram ederdi.

Kitaptaki Süs Yolu’yla şu anılarım su yüzüne çıktı ve düşünceler oluştu:

Madam Murat’ın evi ile parkın önünde biten yol süs yoluydu. Akşam üzeri sinemalar başlamadan volta atılırdı. Sinemalar oynamaya başladığında ortalık tenhalaşırdı. Bu gezme, volta atmanın bizlere Rumlardan kaldığını düşünüyorum. Onların mahallelerinde yaptıkları akşam gezmesini Türkler sözü edilen süs yoluna taşımış olmalı. Görücü usulüyle evlenecekler birbirlerini burada görürler. Sevgililer burada (konuşma olmayacağı muhakkak) randevu verirler. Günün yorgunluğu burada atılır. Ayçiçeği çıtlatmak, 5 dakika arada sinemelarda gazoz içmek en büyük saadetti o zamanlar.

Avcılar Sokağındaki tek tek saydığı komşularımız gözlerimde belirdi. Bende bir çoğunun unutulan siması, O’nun anlatımıyla geri geldi.

Kitabın ilk bölümünün bitmesine yakın ‘bu şehirde kimler yaşamadı ki!...’ ara başlığında; Milas’ta yaşamış ‘büyüklerin’ oturdukları yerleri, mesleklerini, fiziki görünüşlerini tasvir etmiş. Kısaca eğitimlerini, kişiliklerini, yakın hısım, akrabasının mümkün olabildiğince yazmış.

Milas’ta yaşamış olup, 60 yaş üzerinde kitabı okuyanlarda Milas’a ilişkin anılarını çağrıştıracak, yaşanan geçmişe ait buruk yolculuğa aracı olacaktır.

Teşekkürler Sıhhiyeci Mehmet amcamızın oğlu Erhan Günay..

Kitap: YARIM ASIR ÖTESİNDEN GEÇMİŞTE MİLAS (ANILAR)

Yazar: Erhan GÜNAY

Sayfa: 155

Basım Tariha: Haziran 2006

Yayınevi: Milas Kaymakamlığı Kültür Yayınları


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık