• 14 Ekim 2021, Perşembe 9:43
H.Avni Kunduracıoğlu

H.Avni Kunduracıoğlu

YAHUDİ HALKASI

Gerçi sayıları bir elin parmaklarını geçmezdi ama yine de fırınlar öğleden sonra ekmek çıkarmazdı.

Yıllardır böyle olduğunu bilen kasaba, bu durumu fırınların ikinci aşamaya hazırlandığının habercisi olarak görürdü. Bu yüzden de kasabadaki birçok ev, o gün ikinci aşamanın hazırlığına çoktan başlamıştır.

Fırıncı son ekmeği çıkardıktan sonra, fırının ateşini beslemez ve böylelikle kendi ısısıyla baş başa bırakır. Fırının bu ısısı, tepsi pişirmeye yeterli olduğundan, fırınlar öğleden sonrayı gelecek olan tepsileri pişirmeye ayıracaklardır.

Evlerde de fırının bu saatlerini kaçırmama telaşı yaşanmaktadır.

Evlerin sokak kapısından çıkan, kâh yetişkin çocukların kâh başa sarınıvermiş geleneksel siyah beyaz peştemallı kadınların başlarının üstünde ve yanlardan iki elle tutulmuş kocaman bakır tepsiler, fırınlara doğru yol alır. Tepsilerin içlerinde özenle yapılmış çeşit çeşit börekler ya da pastalar vardır. Fırınların o saatlerinde o kadar çok tepsi olur ki, tepsi sahipleri karışmasın diye ya bir zeytin tanesi koymuştur ortasına ya da kibrit çöpü tutturulmuştur bir kenarına.

Milas’ta fırınlara giden bu tepsilerden birinin içinde mutlaka ‘Yahudi halkası’ pişmeye hazırdır.

Mahallelerin resmi isimlerinin yanı sıra bir de Milaslıların uygun gördüğü isimleri olmuştur. Bu yüzden de daha çok Yahudi kökenli hemşerilerimizin yaşadığı Hoca Bedreddin Mahallesini Milaslılar Yahudi Mahallesi olarak kullanılır ve bilirdi.

Dr. Siren Bora’ya göre Yahudi nüfusunun Milas’a yerleşimi çok eski tarihlere dayanıyor. Rodos, Kos, İasos gibi Milas’a yakın yerleşimlerde mevcudiyetleri bilinen Yahudilerin, zamanla Milas’a nakledilmiş olduğunun üstünde duran Bora, Menteşe Beyliği döneminde de Milas’ta yaşadıklarını belirtiyor. (1) Bütün bunlara rağmen özellikle 19. yüzyılın ilk yarısından sonra Yahudi nüfusunun ağırlığının kentte oluştuğu ve mahalleye geçildiği biliniyor.

Dolayısıyla on yıllardır kasabanın Hisarbaşı ve Hoca Bedreddin Mahallesi’nde yaşam süren Yahudi yurttaşların kasaba kültürünü etkilemiş olması yadsınamaz.

Bu etkilerden birini, fırına gitmekte olan tepsilerden birinin içinde görüyoruz.

Yahudi hemşerilerimizden öğrenilip benimsenen bu pasta türü, isim konusunda sıkıntı çekmeyip ’Yahudi halkası’ olarak günümüze değin gelmiştir. Elbette orta yaş kuşağı ve üstü Milaslılar için.

Yahudi halkası, en önemli özelliğini uzun süre dayanıklı olmasından alır. Bu durum gerektiği zaman pastayı yeme ya da ikram etme olanağı yaratır. Kasabaya cazip gelen en önemli özelliğidir bu. Üstelik yapım aşaması da zahmetli değildir. Hepsinden daha da önemlisi lezzetli olmasıdır.

Bütün günü sokaklarda yaşayan çocuklar içinse, gerçekten de bulunmaz bir ‘nimet’. O yüzden de anneler için, bir nevi kurtarıcı görevini de üstlenir. Yahudi pastası, uzun süre dayanma özelliğiyle her an çocuklarla buluşmaya hazır demektir. Hele bir de çay demlenmişse, çay bardağının içine daldırılmadan durulamaz.

Böylesine Milas’la iç içe olan bu pasta için, bir bardak su, bir bardak zeytinyağı, bir yumurta akı ve bir çay kaşığı karbonat olması yeterli oluyor. Elbette aldığı kadar un.

Bu malzemelerden üretilen hamurun kulak memesi yumuşaklığına ulaşması gerekiyor. Hamurdan ceviz büyüklüğünde koparıp rulo haline getirdikten sonra, ruloyu kendi etrafında döndürüp ‘sarmal’ biçime sokuluyor. Tepsiye dizilen sarmal şeklindeki Yahudi halkalarının üstüne yumurta sarısı sürülüp susam ekildi mi pişmeye hazır demektir.

Günümüzde gıda şirketlerinin ‘anne eli değmiş gibi’ şeklinde pazarlamaya çalıştığı pasta türünden söz ediyorum.

Evet, gerçekten de o yıllarda anne elleri değerdi bu pastalara.

Sonraki yıllarda Yahudi yurttaşlarımız gitti Milas’tan. Birçok kültürleri gibi Yahudi halkasını da geride bırakarak.

(1) Şalom Haftalık Siyasi ve Kültür Gazetesi 16 Temmuz 2016

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık