Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 10 Ocak 2019, Perşembe 4:31
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

‘Çalışan Gazeteciler Haftası’ mı olsa!!? …

10 Ocak ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ … Yıllardır bu adlandırma üzerine konuşur, gülüşür dururuz.

Sizce de garip değil mi?

‘Çalışan Gazeteciler Günü’!?

İlk anda size neyi çağrıştırıyor?

Demek ki -en azından- iki tip gazeteci var:

Çalışanlar ve çalışmayanlar!

Çalışan gazetecilerin bir günü var: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü!

Ama “Çalışmayan Gazeteciler Günü” diye bir şey yok.

Olsa nasıl olur?

Orta yere, ‘ben çalışmayan gazeteciyim’ diye çıkan olur mu? ‘Çalışmayan Gazeteci’ gazeteci olur mu?

Böylesi bir durum başkaca herhangi bir meslek için söz konusu olabilir mi?

“Çalışan Doktorlar Günü”?

“Çalışan İşçiler Günü”?

“Çalışan Çalışanlar Günü” …

Bütün meslekleri alt alta sıralayıp önüne ‘çalışan’ ekleyebiliriz.

Ekleyebiliriz eklemesine de … Peki ama olur mu? Bence olmaz!

Ama sevgili ülkemde “Çalışan Gazeteciler Günü” diye adlandırılan bir gün var ve o gün vesilesiyle, özellikle son yıllarda basın çalışanları, davet edildikleri kahvaltılı-yemekli etkinlikler arasında koşuşturup duruyorlar.

Yetişebilene aşk olsun!?..

‘Özellikle son yıllarda’ vurgusu önemli, çünkü gerçekten de son üç-beş yıldır bu davetler o kadar çoğaldı ki … Kurum-kuruluşlar, meslek odaları, siyasetçiler, ‘10 Ocak’ta ya da bir iki gün öncesi ya da sonrasında sabah, öğle ya da akşam öğünlerinden biri için adeta birbirleriyle yarışır hallerdeler …

Dolayısıyla, sadece ‘1 gün’ bu durumda ‘yetersiz’ kalıyor.

İki gün yeterli gelir mi derseniz, bence yetmez! Üç, hatta dört gün bile yetmez …

Gelin şunu ‘Çalışan Gazeteciler Haftası’ olarak tanımlayalım da herkes rahat etsin.

7 gün 3’er öğünden 21 öğün yapar, bu da ‘koordineli’ bir şekilde örgütlenirse yeterlidir bence …

Ancak ‘koordinasyon’ şart! Yoksa ortalık yine karışır. Kahvaltılar, yemekler çakışır falan …

Bir de, ‘ilgi eşitliği’ bakımından, kahvaltı-öğle ve akşam yemekleri her yıl kurum, kuruluş, meslek odaları ve siyasi partiler arasında ‘dönüşümlü olarak’ verilmeli … Örneğin A Partisi bu sene kahvaltı vermişse, bir sonraki yıl öğle ya da akşam yemeği vermeli gibi bir uygulamadan söz ediyorum …

Her neyse, bi’ şeyler yapılır bi’ çare bulunur artık …

Sevgili mesleğimizin ‘mesafeler’e en çok dikkat edilmesi gereken bir meslek olduğuna özellikle dikkat çeke çeke bi’ hâl olduğumuz memleket koşullarında, arada sırada, aradaki ‘mesafeleri kaldırıp sarmaş dolaş buluşmalar’ yaşanmasında ‘sosyo-psişik’ faydalar olduğu kesin.

Bunun yanı sıra ve ‘sosyo-psişik’ olarak yuvarladığım faydalar ile hiç ilgisi olmayan başka başka ve ille de karşılıklı bazı faydaların, örnekse ‘siyaset’en umulan, istenen, beklenen faydaların da sanıyorum herkes farkındadır.

Gerçi sevgili ülkem, siyasetçilerin sık sık: “Siyasi bir amacım yok!” vurgularıyla siyaset yaptıklarına tanık olunan bir ülke olduğu için, “çalışan gazeteciler” tabelasının yanında “siyasi bir amacı olmayan siyasetçiler” tabelası da giderek dikkat çekmez hale gelmiş durumda.

Anlayacağınız, yerçekimsiz koşullarda yuvarlanıp gidiyoruz böylece …

Bu anlamda, yaygın bir iletişim tarzı olarak “Ne var ne yok, nasılsın?” sorusuna verdiğimiz “Yuvarlanıp gidiyoruz” yanıtının, aslında tam da ‘yerçekimsiz koşullar’da yaşadığımızın-yaşatıldığımızın bir göstergesi olduğunun altını bu vesileyle bir kez daha çizmiş olayım.  

Peki bu yazımdan benim yararım nedir?

Sevgili Eşim Ayşegül’le (‘10 Ocak’larla sınırlı kalmamak üzere) yıllardır yapabildiğimiz gibi kahvaltılı-yemekli davetlerle ilgili olarak “yeterince mesafeli” bir tavrı kararlılıkla sürdürebiliyor olmamız da dikkate alınırsa, ‘Çalışan Gazeteciler Haftası’ önerimle, daha çok kahvaltı ve daha çok yemek gibi bir beklentimizin olmadığı herkesin malûmudur …

Yazımın en manalı yararını açıklıyorum:

10 Ocak 2019 tarihli bu soru/yorum ile, ‘çalışmaya devam eden bir gazeteci’ olduğumu belgelemiş oluyor ve tüm okur-yazarlarıma selam ve sevgilerimi sunarken tüm meslektaşlarımın gününü içtenlikle kutluyor, günümüzü kutlayan tüm sevgili yurttaşlarıma da büyük bir hoşnutlukla teşekkür ediyorum …

Bu arada, yazımın giriş bölümünde dile-gündeme getirdiklerimden hareketle 10 Ocak için, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ yerine ‘Basın Emekçileri Günü’ gibi bir adlandırma önerisi de yapmam gerekir sanıyorum ...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık