• 25 Mart 2016, Cuma 10:56
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Zarrab’ın yaptıkları sizi ilgilendiriyor mu?

soru/yorum - A. Kemal KAŞKAR

Duymayan kalmamıştır herhalde:

Ülkemiz siyaset tarihinin önemli dönüm noktalarından biri olan (ama adeta bir kurşun yarası gibi henüz hissedilemeyen) ve 17-25 Aralık tarihleriyle kodlanan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunda yakalanıp 70 gün tutuklu kaldıktan sonra serbest kalan işadamı Reza Zarrab, “İran’a yönelik yaptırımları ihlal ederek ABD’yi dolandırmak, bankacılık sahtekârlığı ve karapara aklama” suçlamalarıyla, 19 Mart Cumartesi günü Miami’de gözaltına alınmış ve 21 Mart Pazartesi günü de aynı yerde mahkemece tutuklanıp cezaevine konmuş.

Tutuklama açıklaması, New York Başsavcısı Preet Bharara, ulusal güvenlik konularından sorumlu Adalet Bakan Yardımcısı John Carlin ve FBI Bölge Direktör Yardımcısı Diego Rodriguez tarafından yapıldı ve açıklamalarda, Zarrab ve iki İran vatandaşı Kamelia Cemşidi (29) ile Hüseyin Necafzade’nin (65) “İran hükümetinin yararına olacak biçimde sahtekârlık yaparak yüz milyonlarca dolarlık bankacılık işlemi yürüttükleri” iddia edilmiş.

Davada, savcılık her üç şüpheli için ABD’yi dolandırmaktan 5 yıl, İran’a yaptırımları ihlalden 20 yıl, bankacılık sahtekârlığından 30 yıl ve karapara aklamaktan 20 yıl olmak üzere toplam 75’er yıl hapis istemiş.

Savcı Bharara, konuyla ilgili 21 sayfalık iddianamenin okunmasının ardından davayla ilgili şu açıklamayı yapmış:

“Bu sanıklar, yıllarca İran ve İranlı şirketlere yönelik yaptırımları ihlal ettiler ve dünya genelinde karapara akladılar.”

FBI Bölge Direktör Yardımcısı Rodriguez ise, “2010’dan 2015 yılına kadar yaklaşık beş yıl boyunca zanlılar İranlı kuruluşlar adına finansal faaliyetler yürüterek İran’a karşı ABD’nin ambargosunu ve uluslararası ekonomik yaptırımları ihlal ettiler. Bugün ilan edilen suçlamalar, bu kişilerin gerçek ortaklarını gizlemeye çalışanlara bir mesaj göndermeli” demiş.



17 Aralık Operasyonu sonrasında savcıların değiştirilmesinin ardından, aralarında Reza Zarrab’ın ve bazı eski bakanların çocuklarının da bulunduğu 53 kişilik şüpheliler topluluğu hakkında, “usulüne uygun delil toplanmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı ve herhangi bir örgüte rastlanmadığı” gerekçeleriyle, “kovuşturmaya gerek olmadığı” sonucuna varılmıştı!

“Milli adalet”imiz şimdi ne yapacak dersiniz?

“Kovuşturmaya yerimiz dar” diyenler, bir hayli genişletilen alanda, iktidar baskısından kurtulup ‘yeni-güçlü deliller’den hareketle gerçek bir hukuki adım atabilecekler mi?

...

Yazmayayım diyordum ama … Aması şu:

Her konuda ‘yüksek perde’den fikir beyan etme alışkanlığı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cephesinde, ortaya çıkan yeni durumu ‘idrak süreci’ henüz tamamlanmadığı için olsa gerek, işbu yazımı yazmaya başladığım ana dek, -ince ya da kalın- herhangi bir ‘çıt’ya da ‘gık’ sesi duyulmamıştı.

‘Ama’sı işte tam da bu:

Yani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan herhangi bir tepkinin gelmemiş olması.

Bu dayanılacak şey değil.

Yıllardır alışmışız, alıştırılmışız.

Kimin ne düşündüğüyle değil O’nun ne düşündüğüyle ilgili bir ‘tek seslilik hali’nin egemen kılındığı koşullarda insan, haliyle ‘boşlukta hissediyor’ kendisini.

Bu durumda siz siz olun, sakın, zaman zaman boş bulunup düşündüklerini ağızlarından kaçıranların başına gelenleri unutmayın. ‘Önemli olan’ O’nun ne düşündüğü olmuştur hep. O’nun söyledikleri eğer ki ‘boş bulunup açıklama yapanlar’ınkiyle çelişiyorsa, derhal “Erdoğan her zaman haklıdır” maddesi uygulanır.

Ülkemiz siyasetinin bu açık-net teslimiyetine rağmen, Reza Zarrab’ın ABD’de gözaltına alınıp tutuklanmasının üzerinden neredeyse bir hafta geçmiş ve O’ndan halâ ses çıkmıyor ...

Allah Allah?!.. Neden ki?

Fatih Portakal, önceki gün Fox Tv muhabirlerinin Erdoğan’a Reza Zarrab olayını sormak istediklerini, ancak Erdoğan’ın basın mensuplarının önüne çıkmadan önce Saray görevlilerinin, gazetecilerden ne sormak istediklerini öğrendiklerini, “Zarrab’ın tutuklanmasını sormak istiyoruz” diyen Fox Haber muhabirine ise, “bunun bizimle ne ilgisi var” denilerek, bu sorunun sordurulmadığını açıklayınca “çok üzüldüm” doğrusu.

İlgileneceği konuları seçerken, o seçimini Anayasaya rağmen ve giderek mevzuatı bir kenara bırakarak yapabilen Erdoğan’a birdenbire ne olmuştu, doğrusu anlayabilmiş değilim. Milletçe büyük bir şok içindeyiz (!) …

Önümüzdeki günlerde kimbilir daha daha neler neler olacak, hep birlikte göreceğiz hayırlısıyla …

Gerçi kendisinin, ilk sarsıntının ardından, “bunun bizimle ne ilgisi var” denilen bu konuyla da ilgileneceğinden ve muhtemelen yeni bir “kandırılma” metninin üretileceğinden eminim.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık