• 06 Mayıs 2016, Cuma 9:22
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Geçmiş zaman resimleri ...

anı/yorum – A. Kemal KAŞKAR

Uzunca süredir, gecelerin ilerleyen saatlerinde, müzik kanalları eşliğinde yoğunlaşma-ilgi dağılması sorunu yaşamadan, haber-yazı çalışması yapma alışkanlığı edindik eşim Ayşegül’le birlikte.

Önceki gün akşam da TRT Müzik’te “Hey Gidi Günler” programına denk geldik ... Gecenin ilerleyen saatlerinde zaman zaman rastladığımız bu programda, genellikle 1990’lı yılların, hatta 2000’lerin başlarına ait şarkılar yayınlanırdı.

Ama o akşam bizim için çok hoş sürprizleri oldu “Hey Gidi Günler”in.

Tam da adı gibiydi yani:

Gerçek anlamda “Hey Gidi Günler”di!

Bir ‘hey’ de bizden hatta:

“Hey Gidi Günler hey”di ...

Geçmiş zaman resimleri çizmeye başladık 10’lu yaşlarımızı yaşadığımız o yıllara dair.

Önce Üç Hürel geldi.

“Bir yarim olsun isterdim ... Gül yüzü gülen ... Ben sevmek, sevmek isterdim ... Nerden bilirdim, sevenler ağlarmış ...”la başladık.

1974 ...

“Kıbrıs Barış Harekatı”.

Karartma günleri.

Siyah perdeler. Bir de arabamızın farları ile stop-sinyal lambalarını çivit mavisiyle boyamalar ...

Ve Sezen Aksu’nun “Küçük Yaz Çiçeği” adlı parçası başladı.

Birbirimizin yüzüne baktık eşimle ... Hiç bilmediğimiz bir Sezen Aksu şarkısı? ... Şaşırtıcı! Ama hemen çözdük nedenini ... Bu şarkı, Ağustos 1980’de çıkmış piyasaya ... 12 Eylül 1980’e doğru hızla koşan günler ve sonrasında, ilgilerimizin tümüyle başka başka yerlerde olduğu bir döneme denk gelmişti ...

Bir adım ötede başımıza neler neler gelebileceğini bilmediğimiz çok uzun bir dönem.

Yıllarca süren.

Ve Cem Karaca’dan “Resimdeki Gözyaşları” ...

1971 ...

Aklıma bir tek resim getirdi.

Saate bakıyorum: 00:30.

“Perşembe gününe başlamışız bile” dedim.

Tarih: 5 Mayıs 2016.

“Bir gün kalmış” diye düşündüm 44’üncü yıldönümüne.

‘1971’ ne demek bir düşünsenize!?

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan yaşıyorlar demek.

Daha 6 Mayıs 1972’ye koca bir yıl varken: “Resimdeki Gözyaşları”.

‘Resimdeki Gözyaşları’nı dinlemişler midir diye düşündük.

6 Mayıs 1972, 01 ile 03 saatleri arası Ankara Ulucanlar Cezaevi’nde kurulacak darağaçlarına daha ‘koca bir yıl’ varken ...

Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamları denince (Avukatı Halit Çelenk’in tanıklığıyla öğrendiğimiz) “Yaşasın tam bağımsız Türkiye. Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi. Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi. Kahrolsun emperyalizm. Yaşasın işçiler, köylüler!” diye haykırmasını duyar gibi olurum Deniz Gezmiş’in … Yumruğu havada.

O sıralar, biz ‘çocuk’ olabilmişiz anca, onlarsa ‘daha çok genç’!

“Resimdeki Gözyaşları” tam orada işte.

Hepbirlikte orada, o resimlerdeyiz.

‘Daha yaşanacak ne çok günümüz var’ diye düşündüğümüz günlerdeyiz.

Birgün belki hayattan

Geçmişteki günlerden

Bir teselli ararsın

Bak o zaman resmime

Gör akan o yaşları

 

Benden sana son kalan

Bir küçük resim şimdi

Cevap veremez ama

Ağlar yalnızlığına

 

Ve işte arda kalan

Bir avuç anı şimdi

Koyup da bir başına

Bırakıp gittin beni

 

Sen yalnız değilsin

Biliyorum neredesin

Bu üzerdi beni

Yaşasaydın ve görseydin

 

Birgün belki hayattan

Geçmişteki günlerden

Bir teselli ararsın

Bak o zaman resmime

Gör akan o yaşları

...                                              Saygıyla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık