Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 07 Kasım 2018, Çarşamba 7:43
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Kömürün gerçek bedeli ne kadar ağır?

Avrupa İklim Ağı’nın (CAN Europe), TMMOB Çevre Mühendisleri Odası ve Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) ortaklığıyla hazırladığı “Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla” araştırmasının bulguları, önceki hafta, Yatağan’da düzenlenen bir toplantıda açıklandı. Bu açıklamayla aynı saatlerde “Yatağan’ın hava kalitesinin iyileştiği”ne dair açıklamalar da medyada yer bulmuş ...

Konuyla ilgili bir açıklama yapan CAN Europe Temsilcisi Elif Gündüzyeli, “Yatağan’ın havası” ile ilgili açıklamaların gerçek durumu gölgelememesi amacıyla, 1,5 yıl boyunca farklı uzmanlık alanlarından ekiplerin bir arada çalıştığı ‘Kömürün Gerçek Bedeli: Muğla’ araştırmasının ayrıntılarını kamuoyu ile paylaşmanın gereğini vurgulayıp, kömürün gerçek bedelinin ne denli ağır olduğuna ilişkin şu vahim verileri paylaşmış …

‘Hava kalitesi istasyon raporları’na son 3 aydır erişilemiyor!

Kömürün Gerçek Bedeli araştırması kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın www.havaizleme.gov.tr web sitesi ve 2015-2016 yılları Muğla İl Çevre Durumu raporlarından yaptığımız karşılaştırmaya göre Yatağan’da havadaki partikül madde (PM10) yoğunluğu, Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği yıllık ortalama üst limitin 2015’te dört, 2016’da üç buçuk katı olarak gerçekleşti (www.havaizleme.gov.tr adresine erişim tarihi: 1 Ağustos, 2018. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bu adresindeki hava kalitesi istasyon raporlarına son 3 aydır erişilememektedir).

Açıklamaların aksine …

Yani Yatağan halkı, 2015 ve 2016 yılları boyunca, medyada yer bulan açıklamaların aksine, Dünya Sağlık Örgütü’nün insan sağlığı için aşılmaması gerektiğini belirttiği sınırın kat be kat fazlası zehir soludu. 2017 ve 2018 yıllarına geldiğimizde ise daha vahim bir tabloyla karşılaştık. Araştırmalarımız sonucunda, 4 kilometre uzaklıkta bir termik santral olmasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Yatağan ilçe merkezinde 2017 ve 2018 yıllarında hava kalitesi ölçümlerini yapmadığını gördük.

“Hava kirliliği kaynaklı ‘erken ölümler’!”

Araştırmamızda kullandığımız modelleme çalışmasının sonuçlarına göre Muğla’daki 3 termik santral şimdiye kadar sadece hava kirliliği kaynaklı 45 bin erken ölüme neden oldu. Bu santrallerin faaliyetlerine devam etmesi, en yeni baca gazı arıtma sistemleri kullanılsa dahi önümüzdeki 25 yılda sadece hava kirliliğinden kaynaklı 5 binden fazla erken ölüme daha yol açacak.

Kamuoyuyla paylaşılmıyor!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve diğer ilgili resmi kurumlar Muğla’daki linyit madeni sahalarından kaynaklanan hava kirliliğine dair resmi açıklamada bulunmuyor; bilgi edinme başvurularımız cevapsız bırakılıyor. Özellikle Yatağan, Milas, Muğla merkezdeki yoğun hava kirliliğinin kaynaklarına dair somut ve resmi bilgiler şeffaf olarak kamuoyuyla paylaşılmıyor.

Araştırma kapsamında bilgi edinme başvuruları gerek tarafımızdan gerekse TMMOB Çevre Mühendisleri Odası ve Muğla Tabip Odası aracılığıyla Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, Dünya Bankası, özelleştirme sürecinde finansman sağlayan özel bankalar ve Yatağan Termik Enerji Üretim A.Ş.'ye hitaben yapıldı.

'Ticari sır' olarak nitelendirildi!
Şu bilgiler ise bize hiçbir kurum tarafından sağlanmadı ve 'ticari sır' olarak nitelendirildi: Yatağan ve Milas hava kalitesi verileri (var olan kirlilik yükü), her 3 termik santralin çevrimiçi sürekli emisyon ölçüm sistemlerinden alınan ve doğrulanmış emisyon verilerine dayanan günlük/aylık/yıllık ortalama emisyon verileri, Yatağan Termik Santrali’nin baca gazı emisyon verileri, 3 santralin güncel kapasite kullanım oranları (2015-2016-2017 elektrik üretim miktarları), linyit madeni ocaklarından kaynaklanan hava kirliliğini hesaplayabilmek için gerekli üretim yöntemleri, işletme planları, kapasite ve üretim miktarı bilgileri, kömürün taşınması ve depolanmasına dair veriler, Muğla’da hava kalitesini etkileyen var olan ve planlanan diğer faaliyetlere dair veriler (mermer ve feldspat madenleri, evsel ısınmada kullanılan kömür miktarı, ulaşımdan kaynaklanan emisyonlar vb).

…Dar anlamda Yatağan ve Milas’ta soluduğumuz havanın oluşturduğu ölümcül risklere ilişkin bu çok ciddi bilgileri siz sevgili okur-yazarlarımla paylaşmak istedim.

Yatağan ilçe merkezinde olduğu gibi ilçemiz merkezinde de bir ara ‘hava ölçümleri’ yapılıyor ve bakanlık web sayfasından havamızın ne denli ‘kötü’ olduğu çıplak gözle izlenebiliyordu. Ancak bu, tıpkı Yatağan’daki gibi Milas’ta da yapılmaz oldu … Yoksa; “Yatağan’ın hava kalitesinin iyileşmesi”ne paralel olarak Milas’ta da hava kalitesi iyileşti mi?!

Termik santraların kötüleştirici etkilerinin yanı sıra havaların yavaş yavaş soğumaya başladığı ve ısınmak için havayı yine kirletmeye başlayacağımız ve dolayısıyla çıplak burunla bile bunu farkedebileceğimiz günler öncesinde bu çok büyük sorunumuza bir kez daha dikkat çekmek ve tartıştırmak istedim … Artık, Milas Kent Konseyi mi olur, Tabipler mi olur, TMMOB İlçe Koordinasyon Kurulu ya da Belediye mi devreye girer bilemem … Ayrıca, Sağlık ve Çevre bakanlıklarının ilimizdeki-ilçemizdeki ilgililerinden konuyla ilgili açıklamalar ve ötesi çözüme yönelik ciddi adımlar gelir mi? Ne dersiniz?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık