• 01 Mayıs 2018, Salı 8:58
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Tarihte “Üsküdar”ın rolü ve önemi!

soru/yorum     A. Kemal KAŞKAR

Uzun süredir karşılaşmadığımız tanıdıklara rastlaştığımızda, “Seni gören cennetlik” deriz.

Ne güzel bir ‘özlem’ ifadesidir bu …

Çok özel bir ‘sevgi’ ifadesidir.

Uzunca süredir ‘soruyorum’ yaz(a)mayışımdan hareketle, bu yazımı okuyanlardan da, benzer ‘özlem’, ‘sevgi’ sözcükleri duyar gibiyim. Daha doğrusu, öyle olmasını ister, umar bir huzurlu hâl var içimde.

Yüzümde hafiften bir gülümseyiş eşliğinde …

Uzunca bir aradan sonra; ‘1 Mayıs, İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ vesilesiyle ve ÖNDER’in 46’ncı yaşını doldurup 47’sinden gün almaya başlamasının üzerinden de daha fazla geçmeden yazasım geldi …

Her şeyden önce “Yaşasın 1 Mayıs!” diyorum. Yaşatanları, yaşayanları sevgiyle selamlıyorum.

Ve elbette, ÖNDER’in yeni yaşını da -yeni umutlarla ve hep olduğu gibi yine yine özverilerle ve emeği geçen, omuz veren herkeslere selam ve sevgilerle- kutluyorum … 

Gazeteciliğin, ‘gerçeğin; yalnızca gerçeğin’ dile-gündeme getirilmesi anlamında zorluklarını ve fakat insanın içinde hep iyi bir iş görmenin çok büyük saadetiyle yaşamasına yol açması bakımından huzur verici bir meslek olduğunu değişik vesilelerle hep yazıp söylemişimdir.

Tarih içinde ÖNDER’le yaşadığım yolculuk da, özetlemeye çalıştığım ‘zorluklar ile huzur’ tablosuna tam anlamıyla uyan bir yolculuktur …

Yıllardır büyüyüp durduğumuz sevgili ülkemizin siyaset sahnesinde, değişik vesilelerle -ve bilhassa ‘yakın bellek’ kayıtlarımızda- “Atı alıp (ya da çalıp) Üsküdar’ı geçmek”ten bahsedilmiştir. Bu durumun, hemen hemen tümüyle ‘sevimsiz’, ‘olumsuz’ bir tablonun içinde ya da içine söylenen ve söylendiğinde, tabloda azcık da olsa iyi-güzel ne varsa onu adeta imha eden bir ‘fiili durum’ oluşturduğuna dikkat çekmeliyim.

Bu ‘deyim’, kullanıldığı ortamdaki tüm ilişkilerde, içtenlikten uzaklaştıran, iyi niyetle uzak-yakın tüm ilişkilerin kesildiği buz gibi bir hava esmesine yol açar.

Kısacası, ‘tahrip gücü’ çok yüksek bir tür “bomba” gibi düşer küçücük dünyalarımıza …

Uzunca bir zaman “Suriye ile yatıp kalktık”tan sonra bir süredir Suriye’den ‘hiç’ söz edilmediğini fark ediyor musunuz? Bu durum, “Suriye”nin, “iç siyasetin malzemesi” edildiğine açık kanıttır!

Öyleyken öylelerle, böyleyken böylelerle doldurup doldurup boşaltıp duruyoruz ağzımızı …

Ve tam da bu ara sıralarda, ağzımızdan, ‘Üsküdar’lı deyimler ve hatta şarkı sözleri çıkar akışkanlıkla (biraz da alışkanlıkla) ... Yani:

(En başta yine) Atı alan Üsküdar’ı geçer …

(Bilhassa ‘balığa gitme’ niyetiyle uyuyanlar için) Üsküdar’da sabah olur …

(Hep birlikte ya da teker teker ıslanmak bakımından) Üsküdar’a gider iken alır da bir yağmur!

İstanbul’dan Üsküdar’a yol gider, Hanımlara deste deste gül gider, Yandım Çavuş yandım ben senin elinden, Çok sallanma kasatura da fırlar belinden … gibilerden ...

Şimdiki dersimiz ise: 24 Haziran! (Bu konuya da bugün değinmeliyim ... Son dönemde çok uzun aralarla yazdığımı dikkate alırsanız, seçim o bakımdan da ‘çok erken’ -bu anlamda da bir şeyler yazabildiğimde ‘çok geç’- olabilir benim için …)

Akşama kadar ‘erken seçim’i kötüleyip kötüleyip, hatta “Erken seçim istemek vatana ihanettir” deyip deyip, sabahına ‘erken seçim kararı’nı açıklayanlara ‘verilecek ders’ anlamında …

ÇÜNKÜ: 16 yıldır iktidarda olanlar, erken seçim kararını vererek, bir kez daha ülkemizi yönetemediklerini itiraf etmişlerdir. Buna rağmen yine ve yine iktidara talip olduklarına göre, onlara bir ders vermek gerekir diye düşünüyorum. Çünkü Demokrasi: ‘İktidara getirmek’ ve ‘İktidarda tutmak’ kadar ‘İktidardan indirmek’ dersidir de!..

Tarihimizde “Üsküdar”ın yeri, rolü ve öneminin farkında olarak ve tarih içinde ‘Üsküdarlı ya da Üsküdar dışı’ tüm deneyimlerden gereken bütün dersleri alıp da 25 Haziran’a, “Üsküdar Üsküdar olalı böyle sabah görmedi” diyerek başlama umuduyla …


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık