• 14 Şubat 2017, Salı 9:41
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

‘HAYIR’ deme hakkı!

soru/yorum - A. Kemal KAŞKAR

‘Başkanlık Sistemi’, ‘Partili Cumhurbaşkanlığı’ gibi gibi adlandırmalarla anılan Anayasa Değişikliğinin Referandumu, bu yazımın hazırlanışı sırasında henüz resmi bir açıklama gelmemişti ama, muhtemelen 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılacağa benziyor.

Referanduma kadar zaman zaman ele alacağım bu konuda yazılarımı çok uzatmak istemiyorum.

Kısa kısa, bazen uygun görmediğim, bazen de doğru bulduğum bazı konuları öne çıkarıp dikkat çekmek, görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bugünkü yazımda, hiç ama hiç uygun görmediğim bir propaganda tarzına tepkimi, en açık ve en net şekilde ifade etmek istiyorum.

Bu itirazım, ‘evet propagandası’nın üzerine oturtulmak istendiği “HAYIR demek teröristliktir” ekseninedir.

Referandumda HAYIR diyecek bir yurttaşınız olarak bu propaganda tarzını, ‘insan hakkı ihlali’ olarak görüyor ve duyurmak istiyorum.

Sevgili ülkemin eşit haklara sahip tüm yurttaşlarının, önlerine konacak referandum sandıklarına ‘evet oyu’ atmak kadar ‘hayır oyu’ atma hakları olduğu tartışılamaz.

Eğer ki ‘HAYIR’ tercihi, ‘terör’ ile özdeşleştirilip yaftalanırsa, bu, en naif değerlendirmeyle, ‘referandum/demokrasi terbiyesi’ne aykırı olacaktır ve sadece bu nedenle bile ‘HAYIR’ tercihinin demokrasimizin geleceği bakımından doğru tercih olduğunun göstergelerinden biri olarak kaydedilmesi gerekir.

Diğer yandan, bazı muhalif (referandum tercihi özelinde ‘HAYIR’CI) çevrelerin:

“Esas terörist sensin!” reaksiyonu gösterdiğine de ya da başka başka ‘olumsuz nitelemeler’le EVET tercihine karşı çıkma çabası içine girmelerine de aynı noktadan itiraz edilmelidir.

Eğer ki bu şekilde ‘basit çekişmeci teknik’le üretilmiş söylem örnekleri çoğalırsa, ortaya çıkan tablo ne yazık ki, ülkemizin geleceği bakımından, en az referandumdan çıkacak sonucun ne olacağı kadar etkili olabilecek bir ‘seviye tespiti’ anlamı taşıyacaktır.

Eğer ki bu eksenden uzaklaşılamazsa, “muasır medeniyet seviyesi”nden bir hayli uzaklaşacağımız kesindir.

Aksi halde, 2017 referandumunun sonucu, ülkemizde “evet ya da hayır diyen teröristlerin oranı”nı mı ortaya çıkarmış olacaktır?

Herkes aklını başına alsın!

Ülkecek terörle, terörizmle başımızın çok büyük belada olduğu şu ‘olağanüstü hâl koşulları’nda, birbirimizi ‘teröristlik’le itham etmenin; terörle, terörizmle mücadelede “EVET ya da HAYIR diyen” ayrımı yapmaksızın tüm toplumumuza büyük, hem de çok büyük zarar vereceği açıktır.

‘Evet’ propagandacıları, bu söylemleri ile ilgili olarak hiç zaman yitirmeden toplumumuzdan özür dileyerek, bu haksızlığa bir son vermelidirler.

Bu konuda ‘hatada ısrar’ın olası sonuçlarını düşünmek bile istemiyorum.

İşte tam da bu nokta, gerçek anlamıyla içten bir ‘sağduyu çağrısı’nı gerektiren noktadır.

Gün, sevgili memleketimizi ‘HODRİ MEYDANLARI’na mahkum etmeden, Katılımcı modelle beslenip güçlendirilecek bir Demokratik Parlamenter Sistem için mücadele günüdür.

Bilmeyen yok sanıyorum:

12 Eylül faşizmi koşullarında, namluların gölgesinde yapılan ‘82 Anayasası Referandumu’nda ‘HAYIR’ demek ‘SUÇ’ haline getirilmişti.

Dikkat çektiğim ‘evetçi propaganda tarzı’nın, 35 yıl öncesinde tarihimize nasıl geçtiği malûm muameleden ne farkı var Allah aşkına!?..

Soruyoruz ve ‘amasız, fakatsız’ yanıt bekliyoruz:

Sevgili ülkemizde ‘HAYIR DEME HAKKIMIZ VAR MI?!..’  


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık