• 31 Mayıs 2021, Pazartesi 11:05
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Yaklaşık çeyrek yüzyıl …

ÖNDER’deki ‘ilk soru/yorum’um, 1 Eylül 1995 Cuma günü “İletişmek maksadıyla ...” başlığıyla yayınlanmıştı. Yaklaşık 26 yıl sonra bugün, ÖNDER’deki ‘son soru/yorum’uma ‘ilk’ini anımsatarak başlamak istedim …

“Merhaba.

Bu ilk seslenişim. Kimler, nereler duyabilir meraktayım.

Ama şu kesin ki, şu anda sizinle adım adım tanışmaktayım.

Uzunca bir süredir yazmam istenen Önder Gazetesi’ne, Muğla Gazeteciler Cemiyeti’nin ödüllerini alışının hemen ardından yazmaya başlamam tümüyle bir rastlantıdır. Aman ha, sakın yanlış anlaşılmasın. Ağustos başından bu yana Bodrum yarımadasında, bi’ başına “yazar-durur” olmaksızın yaşar olduğum için ve bu anlamda ‘Yazar ne yaşar ne yazamaz!’ sorunumu aştığımı düşünerek, gecikmeden başladım. Durumum bundan ibarettir.

İtişip kakışmak yerine iletişmek maksadımı ta baştan, özellikle başlık olarak seçtiğim için, sözü çokça uzatmadan ve yazdıklarımın işe yarar dişe dokunur olması umuduyla soruma geçiyorum.

Sevgili Can Amca (Yücel), Çiftesöz adlı şiirinde şöyle diyor:

“Heybeli’de bir kahvede

  Masadan masaya bir ses:

  -Hangi vapurla geldin?

  -Sana ne!

  -“Sana ne” diye bir vapur yok ki!”

Bu şiir bence en az iki nedenle yazılmış olmalı:

Birincisi, her sorunun mutlaka bir yanıtı vardır. İkincisi, soruyu sordun muydu, yanıtına katlanmak gerekir. Yani zaman zaman, ‘soruyu soran terler’. Ancak soruya karşı tavır her ne olursa olsun, her zaman, ‘iyi bir soru, ona verilebilecek herhangi bir yanıttan önemlidir’.

Bu durumda, sorunun sorulmasıyla ‘maksat hasıl olmuştur’.

Gelelim soruma.

Muğla dolaylarında herkesler “atomize bomba” şeklinde yaşamak zorunda mıdır?

Bu, ilk ve genel izlenimim. İlk ve genel olduğu için yanılgım olabilir gibi bir ihtiyat payı koymalıyım belki. Ve hatta denebilmeli ki: “Affedersiniz ama, daha önceleri neredeydiniz?”

Doğrudur. Ciddi bir dünyevi sorundur bu. Yaygındır, salgındır, yangındır. Öylesinedir ki, kontrol altına alınamamaktadır. Doğru. Ama Muğla dolaylarında bu bana biraz daha dosdoğruymuş gibi geldi.

Hoş geldim. Hoş buldum.

Sevgiyle kalın.”

Böylesi bir mütevazi başlangıç yazısıyla tanıştığım ÖNDER okur-yazarlarına, uzunca süredir aklımda olan bir adımı nihayet atıp veda etmem gerekiyor artık.

Biraz da emeklilik haliyle, çok uzunca süredir ilgim-dikkatim başka başka yerlere yöneldi çünkü. Bu arada, yıllarcadır üretebildiklerimi derleyip toparlamaya da çalışıyoruz Sevgili Eşim Ayşegül ile … Ve Sevgili Oğlumuz Melih’e, BAKIŞ gazetesinde omuz vermeye çalışıyoruz … 2018 Haziran ayından bu yana Milas’a, Muğla’ya, ülkemize ve dolayısıyla dünyamıza oradan bakmaya çalışıyoruz. Bu desteğimi de, bakabildikçe ‘BAKTIKÇA’da sürdüreceğim …

Aslında ÖNDER’deki aktif çalışmalarıma Eylül 2018’de noktayı koymuştum ama, 2018’in sonuna kadar ve birazı da 2019’da olmak üzere birkaç ‘soru/yorum’la siz sevgili ÖNDER okur-yazarları ile buluşabilmiştim yine de … Ancak sonraki günler ÖNDER’e bu yönde de bir katkım olmadı, günlere yetişemedim. Ve zaman, her zaman olduğu-yaptığı gibi hızla geçti, bir anda bugüne geliverdik.

Ve ben, artık daha da gecikmeden, bugün, siz değerli ÖNDER okur-yazarlarına saygım ve sevgimdendir ki böylesi bir seslenişle veda etmek istedim.

Yıllar içinde ÖNDER’de sadece ‘soru/yorum’ adlı köşemde değil, aynı zamanda ÖNDER’in birinci sayfasının sağ alt köşesinde ‘O. Kadar!’ imzasıyla kısa kısa ‘ünlem yazılar’ yazan “Osman KADAR” olarak ve birkaç sayı da çıkarabilmiş olsak çok büyük keyifle yazılar ürettiğim -Mizahî Kılavuzluk Hizmetleri verdiğimiz- ÖNDER’in mizah eki: KARGA’daki köşesinde yazılar yazan ‘Kızgın Karga’ olarak ve birçoğu ‘ÖNDER Haber’ imzalı binlerce habere imza atmış bir haberci-gazeteci olarak çok büyük bir huzur içindeyim.

Kendisini olabildiğince iyi şekilde ifade edebilmiş, yeteneklerini bu yönde geliştirebilmiş bir yurttaşınız olarak yaşadığım bu huzuru besleyen mutluluk, onur ve gururla hepinize teşekkürlerimi sunuyorum.

Başlamak kadar bitirmek ve bunu ilgililere saygının bir gereği olarak duyurmak da gerekli diye düşünmüşümdür hep. Tıpkı Milas İlçe İnsan Hakları Kurulu ve Milas Kent Konseyi’nde uzun yıllar disiplinle ve sevgiyle sürdürdüğüm çalışmalarımı da günü geldiğinde noktalamam gibi …

Elbette buralardayım, bir yere gitmiyorum. Milas BAKIŞ’taki yerimde olmayı, olup bitenlere oradan bakmayı, baktıkça da yazmayı, yazdıklarım arasına ‘soru/yorum’lar da ekleyerek sürdüreceğim ...

Tekrar teşekkürler, saygılar ve sevgiyle …


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık