• 24 Ekim 2018, Çarşamba 8:44
A.KemalKaşkar

A.Kemal Kaşkar

Endüstri Meslek ve Kız Meslek Liselerinin yeni binalarında her şey yolunda mı?

Haberiniz var mı:

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, kendisine, ‘usulüne uygun yapılmayan et ihalesi’ hakkında soru soran FOX muhabirini “maskaralık”la suçlayarak, devletin yaptığı yüz milyarlarca dolarlık alımın içinde yüz bin liralık ihalesiz et alınmasını da, ‘ıvır zıvır iş’ olarak yorumladı.

Bir süredir FOX Haber’in de aralarında olduğu bazı televizyon ve gazetelerde yer alan haberlere göre, Et ve Süt Kurumu 27 Eylül'de 300 TIR'lık kemiksiz lop et için Gümrük Hizmetleri ihalesi yayınladı. Ancak başvuru için 24 saatten kısa bir süre verildi. Normalde ihale süresinin 4 ile 7 gün arasında olması gerektiğine dikkat çekilen haberde, etlerin zaten Ocak ayından beri ülkemize ihalesiz girmekte olduğu iddia ediliyordu.

FOX Muhabiri, Bakan Pakdemirli'ye kısa bir süre önce bu konudaki iddiaları yine sormuş, bakan soruyu, gülümser bir yüz ifadesiyle dinlerken, bir bakanlık danışmanı araya girip bakanı ‘soru mahalli’nden uzaklaştırmıştı.

Aynı muhabirin, aynı soruyu bu kez Meclis'te sorduğu Bakan Pakdemirli, belli ki hazırlıklıydı!?

‘Hazırlıklı’ idi ama, ilk soruyla karşılaştığındaki gibi ‘gülümserlik’ten uzak, ‘sertçe’ bir yüz ifadesiyle, adeta ‘kırmızı alarm veren bir beden ve ruh hali’ ile verdiği ‘çok tuhaf’ yanıtla, “Geçen gün ne yaptınız! İki tane televizyon programı arasında gelip giderken korsan şekilde gelip yayının arasına daldınız ve benim yoğunluğumdan faydalandınız” diyerek muhabiri soru sorduğu için suçladı.

O anlara ilişkin görüntülü haberde geçen konuşmaları bilhassa aktarmak istiyorum:

Gazeteci: Yayının arasına dalmadık. Sizi durdurup soru sormak istedik.

Bakan: Basın müşavirim hatalı bir iş yapmış olabilir ama aslında, özünde haklıydı, siz haksızsınız.

Gazeteci: Ama siz durup cevap veriyordunuz bize?

Bakan: İşte benim yoğunluğumu kullanarak şey yaptınız …

Gazeteci: İhalenin sonradan yapıldığı doğru mu?

Bakan: Sonradan yapılsa ne olur!? Bakın, önemli olan, birinin boğazından bir şey geçmiş mi? Fiyatı düzgün mü?

(Bu arada, Bakan konuşmasını sürdürürken, bu diyalog sırasında gazeteci kardeşimize zaman zaman ‘çok sert bakan’ bir başka amca da lafa dalıp, “Müsaade eder misiniz işimizi görelim” demiş … Demiş ama, bakan bu kez konuşmakta kararlı. Hiç oralı olmayıp sürdürmüş:)

Bakan: Yaa yüz bin liralık ihale … Devlette milyarlarca dolar … (muhtemelen “… ihale/ ya da alım yapılıyor, yüz bin liralık ihalenin lafı mı olur” diye sürdürecek ama cümle daha sonra sürdürülmek üzere orda kalmış ve şöyle sürmüş:) … Gelip korsan yayın yapıyorsunuz ve size akreditasyon uygulayacağım. Devlette 100 milyarlarca dolarlık alım yapılıyor. Ve yaptığınız ıvır zıvır şeylerle devletin saygınlığını yitirtmeye çalışıyorsunuz … Bunu hiç doğru bulmuyorum … Bu sizin yaptığınız gazetecilik değil maskaralıktır.”

Bu haberi, geçen hafta, tam da, ilçemiz özeline ilişkin, “Endüstri Meslek ve Kız Meslek Liselerinin yeni binalarında her şey yolunda mı?” diye sormaya hazırlanırken ‘gazetecilik damarıma’ basan bir haber olarak kayda almıştım.

Sayın Bakanın, gazeteciler ve gazetecilik ile ilgili duygu ve düşünceleri böyle olunca, kaçınılmaz olarak bizim de kendisiyle ilgili duygu ve düşüncelerimiz olumsuz etkilenmiş bulunuyor.

Oradan hareketle, ‘hoşa gitmeyecek sorular sormak durumunda olduğumuz’ için her an ‘ıvır zıvır işler’le uğraşan ‘maskaralar’ olarak nitelenebiliriz kaygısı bünyeyi sarıyor …

Ama ben, sorulması gereken soruları sormaz isem ‘gazeteci’ olamam ki!

‘Milas Eğitim Kampüsü’nde yapımları tamamlanan, Milas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Milas Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, geçen ay hizmete sunuldu.

Hizmete yeni sunulan her binada olabilecek bazı ya da pek çok eksikleri vardı bu okullarımızın yeni binalarının da … Ancak,  Kaymakam Eren Arslan’ın da, açılış töreninde yaptığı konuşmada, tanıklık ettiğini söylediği gibi, okul yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve öğrenci yakınları, hep birlikte gönüllü-özverili çalışmalarla hazırlıkların tamamlanmasını sağlamışlardı.

Milas Kaymakamı Eren Arslan’ın, açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Her türlü fedakârlıkla gece-gündüz demeden müteahhidinden belediyesine, okul idaresinden okul aile birliğine kadar herkes sorumluluk alarak örnek bir çalışma ile her iki okulumuzu 2018 - 2019 eğitim öğretim yılına yetiştirdiler. Şahsım adına emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz hafta sonu saat 19 sıralarında her iki okulu gezerek hazırlıkları yerinde inceledim ve gördüm ki, o saatte öğretmenler, okul idaresi, öğrenciler ve hatta öğrenci velileri, okulun bu hale gelmesi için çalışıyorlardı. İşte bizim de istediğimiz aslında budur. 8 - 5 mesai mantığıyla, ‘Bu benim işim değil’ deyip görevden kaçarak, ne ülkemizi yükseltebiliriz ne de geleceğimizi, hedeflediğimiz o muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarabiliriz” sözleri bu anlamda dikkat çekmişti

Kaymakam Arslan ayrıca, “Hizmete yeni giren bir bina olduğu için belki eksiklikleri vardır. Gönül birliğiyle, el birliğiyle, işbirliğiyle bunların da üstesinden geliriz” diyerek, herkesin kabul edebileceği bir ‘geçiş-olgunlaşma süreci”ne ihtiyaç olduğunu da dile getirmişti.

Okullar hizmete girdi. Gerçekten eksikler çoktu. ‘Ama olsun’du. Birlikten kuvvet doğardı. Hele bu, el-gönül ve işbirliği ise, aşılamayacak engel, çözülemeyecek sorun kalmazdı.

ANCAK günler geçiyor, öğrencilerin hoşnutsuzlukları büyüyordu. Çocuklarının artan yakınmalarına, “Hallolur … Biraz daha zaman vermek, sabır göstermek gerekir” gibi karşılıklar vermeye çalışan ailelerin endişeleri de giderek büyüyordu.

Yaklaşık iki hafta önce yapılan ‘veli toplantısı’na ‘büyüyen endişeler’le katılan öğrenci yakınları ile okul yöneticileri arasında zaman zaman yüksek tempolu diyalogların yaşanması bu yüzden kaçınılmazdı.

Veliler, ulaşım, beslenme, okul araç gereçleri, güvenlik gibi birçok konuda giderilemeyen eksiklere, güven vermeyen, yetersiz kalan çabalara tepkiliydiler.

Okul yöneticileri de bir yere kadar çare-çözüm üretebilirlerdi. Onların da bugünden yarına çözemeyecekleri sorunlar karşısında ‘çaresiz’ kalmaları, anlaşılabilir bir durumdu.

Bu anlamda, eksikliklerin bir an önce giderilebilmesi için, Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yanı sıra konunun Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gündemlerine de taşınması gerekirdi.

Bu çerçevede yakınmalarını dinlediğim bazı veliler, bu konuda yetkililerle el-gönül ve işbirliği yapmayı sürdürmek istediklerini, ancak çocuklarının en temel ihtiyaçlarının en iyi şekilde karşılanabilmesi bakımından atılması gereken adımların gecikmesine daha fazla tahammül edilemeyeceğinin altını çizdiler.

Bu şartlarda, yapılacak olan şeyler belliydi:

İki yeni lise binasında verilmeye başlanan öğrenim hizmetinin niteliğini yükseltmek için ulaşım, beslenme ve güvenlik alanlarında gerekli-yeterli adımlar atılmalıydı.

Bu konuda, Milas ve Muğla Büyükşehir Belediyelerinin de çözüm sürecine dahil edilebilmesi için girişimlerde bulunulmalıydı ...

Bu iki okulumuz, yönetici ve öğretmenleri, öğrencileri ve öğrenci yakınlarıyla hep birlikte ‘yeni’nin yükünü, zahmetini çekiyorlar. ‘Eksiklikler’in zaman yitirilmeden, daha çok yük ve zahmet vermeden giderilmesi dileğiyle …


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık