• 23 Kasım 2022, Çarşamba 12:12
İlkayKumtepe

İlkay Kumtepe

AMAÇ NE?

Gündemimiz hazırlık aşamasındayken başlayan tartışmaların, kariyer basamağı altında yapılan sınavla birlikte iyice yükseldiği ÖMK. Bir meslek kanunu nasıl olmalıdır sorusunu daha önce de sormuş ve üzerine yazmıştım. Tekrar aynı noktalara değinmeyeceğim.

Uygulama ve sınav üzerinden birkaç yorum yapmak istiyorum. Meslek kanunu ilk günden itibaren çok fazla eleştiri aldı. Çoğunlukla da haklı eleştirilerdi bunlar. Zira içerik olarak bir meslek kanunu olmaktan çok uzaktı. Öğretmenlik için getirdiği tek şey neredeyse kariyer basamakları sınavı idi. En çok da tepki toplayan kısmı bu oldu.

Öğretmenlerin büyük kısmı sınav konusu gündeme gelene kadar yasanın neler getirdiği ile çok ilgilenmemişlerdi. Ancak bir sınava girecek olmak ve bu sınavla derecelendirilmek ağır bir hakaret olarak görüldü. Haklılardı. Üstelik sınava hazırlık için kendilerine atanan eğitim videolarını gördüklerinde daha büyük hayal kırıklıkları yaşadılar. Bu videoların uzmanlıklarına, alana hiçbir katkısı olmayacağı görüşünde birleşti öğretmenler.

Sınav gününe kadar uzunca bir süre sosyal medya gündeminden düşmediler. Sürekli sınavın iptali, ÖMK’nın iptali gibi önerilerle gündemde oldular. Bu süreçte en çok üyeli iki sendikanın sınava ve yasaya karşı durmaması etkili oldu. Çok fazla üye kaybetmelerine rağmen sınavdan vazgeçilmesi yolunda irade göstermediler. Karşılarında birleşen sendikalar iş bırakma eylemine kadar varan tepkiler gösterdiler. Ancak yeterli olamadılar.

Sınav yapıldıktan sonra tartışmalar bitti mi, hayır. Sınav herhangi bir ölçme aracı olmaktan çok uzaktı. Sınava giren herkesin yapabileceği sorular bir uzmanlık belirlemez. Öğretmenler kendileriyle alay edildiklerini, rencide olduklarını düşünmeye devam ettiler.

Madem ölçme amacı yoktu sınavın neydi o zaman amacı?

Bir değerlendirme yaparsak; öğretmene herhangi bir sorumluluk, hak, yetki vermeyecek bir kariyer adlandırmasının seçimi için elbette zor bir sınav yapılamazdı. Öğretmenin maddi kazanımında bir iyileştirme yapılacağı söylenen bir kariyer adlandırması olacaktı. Öğretmenler, düşük gelir grubundan olmaları nedeniyle bu kazanımdan yararlanmak için sınava girdiler. Ancak bunun ötesinde bir belirsizlik durumu da onların sınava girmelerine etki etti. Daha önce yapılan sınavı protesto edip girmeyenler olmuştu. Bunca yılda bir değişiklik olmadı. Ne iptal ne yeni düzenleme. O zaman sınava girenler uzman öğretmen olarak aynı işten daha fazla ücret aldılar. Şimdiki sınavla da başöğretmen oldular. Sınava girmeyi reddeden bir azınlık vardı ama geneli “ya sınava girenlere yönelik daha sonra farklı bir uygulama getirilirse” düşüncesiyle kendini her türlü garantiye almak isteği ile girdi sınava.

Bir taraftan da yüksek lisans ve doktora mezunlarına sınavsız verildi kariyer basamakları. Bunlar uzmanlık için yeterli midir? Şüphesiz kendini sürekli geliştiren, yenilikler peşinde olan, üreten öğretmenlerin ayırt edilmesi gerekir ama bizde bu ayırım için objektif kıstaslar yok. Getirilecek bir sistem ancak yandaşlığı körükler. Yapılan sınavın içeriğine bakıldığında her türlü öğretmeni değersizleştiren bir uygulamadır. Akademik eğitimine devam eden kişinin eğitimini bu sınavla eş değer görmek de başka bir değersizliktir.

Peki, bu sınavla eğitim sistemimiz ne kazandı? Diğer bütün sınavların yaptığı şeyin aynısını yaptı. Eğitim sistemimiz aldığı yaralara bir yenisini ekledi. Hatırlayalım;

Devamsız öğrenciler sınıf tekrarına kalıyor mu?

Okula gelmediği için sınavlara girmemiş olan öğrenciler zorla okula getirilip neredeyse rıza minnet sınava alınıyor mu?

Genel sınavlarda çok sayıda öğrenci “sıfır” alıyor mu?

Uluslararası sınavlarda dipte miyiz?

Öğrenciler okula gitmekten mutlu mu?

Eğitim sistemimiz çoktan seçmeli sorulara endekslenmiş durumda mı?

Üniversite kapısında birikmiş binlerce öğrenci var mı?

Üniversitelere girişte baraj puanlarını kaldırdık/düşürdük mü?

Buradaki sorulara vereceğiniz yanıtlar amacın ne olduğunu size gösterecektir. Ben sordum siz yanıtlayın.

Ölçme, değerlendirme amacıyla yapılır. Ölçmenin yöntemleri, yolları, kuralları vardır. Ölçmüş olmak için ölçmek değerlendirme işine yaramaz. Değerlendirmenin kılıfı olur sadece. Öğretmenlik ise çoktan seçmeli sorularla ölçülemeyecek bir meslektir. Öğretmenlerin de öğretmenleri ölçmeye çalışanların da bunu unutmaması gerekir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık