• 02 Ağustos 2021, Pazartesi 12:08
İlkayKumtepe

İlkay Kumtepe

Yangınlar, Yangınlar…

İlk kez yaşanmıyor bu tür yangınlar. Belki bu kadar çok sayıda eş zamanlı yangın olmadı ama daha önceleri de eş zamanlı yangın felaketleri yaşadık. Yaşamamış olsak da yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.

Geçmiş yıllarda yanan/yakılan ormanların ranta dönüşmesine şahit olan insanların bu yangınlara karşı öfkesi bitmiyor doğal olarak. Yangınların çıkış sebebini bilmiyoruz. Bu konuda gereken araştırmalar yapılıp sebepler ortaya konacaktır diye umuyoruz. Ama herkes kendince bir değerlendirme yapıyor ve yorumda bulunuyor.

Yangınların çıkış sebebi tartışılırken bir yandan da açılan yaraların sarılması için yapılan çalışmalar var. Kriz durumlarının en önemli ilkesidir; normale dönüşü hızla gerçekleştirme çalışmaları yapılır. (Normale nasıl dönülür sorusunun uzun bir yanıtı var. Buna girmeden devam edeceğim)

Yangınla mücadele edilirken bir yandan da ağaç dikme kampanyalarının açıldığını, yardım organizasyonlarının yapıldığını görüyoruz. Gerçekten yangın daha bitmemişken “yeni ağaçlar dikeceğiz, ormanı yeşerteceğiz, doğayı canlandıracağız” gibi sloganlarla neden kampanyalar düzenlenir?

Bunun en önemli nedeni insanların öfkesini hafifletmek, kriz durumundan karlı çıkmaktır. Biraz sert bir ifade olabilir ancak böyle durumlarda insanların tepkilerini azaltan, vicdanlarını rahatlatan çalışmalar yapılır. Yangın sonrası ise en iyi kriz müdahale çalışmalarından biridir ağaç seferberliği. Bunun gereksiz olduğunu söylemek istemiyorum yanlış anlaşılmasın.

Bu arada okullar açılınca çocuklara ağaç diktirmek, onlara ağaç sevgisi kazandırmak için çalışmalar yaptırmak gibi öneriler vardır. İşte burada itirazım var. Çünkü çocuklarımızın ağaç ve doğa sevgisi var. Bitkiler yetiştirip hayvan besliyorlar. Bizim sorunumuz bu değil.

Okullar açılınca çocuklarımıza öğretmemiz gereken; işini iyi yapmak, doğru ve güvenilir olmak, bencil ve çıkarcı olmamak, sorumluluklarının sonuçlarına katlanmak, kendi menfaatlerini başkalarınkinden üstün tutmamak, kısaca iyi insan olmaktır.

Yangın, sel, deprem vs. birçok felaket yaşadık. Hepsinde ortaya çıkan zararların ortak noktası bu söylediğim özelliklere sahip olmayan yetişkinlerin her alanda yönetici konumunda olmasıydı. İşini iyi yapmayan herkesin yaşadığımız felaketlerde payı vardır. İşin iyi yapılmasından da kötü yapılmasından da mazeretsiz, amasız sorumludur. Bu bilince sahip bireyler yetiştirmemiz gerekir.

Sadece yangın değil başka felaketler de yaşadık çokça. Yaşamaya da devam edeceğiz. Ancak bu felaketlerden en az zararla çıkmanın yollarını bulmamız gerekir. İnsanın yapabileceği en etkili şey her türlü senaryoya karşı tedbir almak ve hazırlıklı olmaktır. Bizler hangi afet sonrası hazırlıklı olduğumuzu hissedebildik?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık