• 21 Eylül 2020, Pazartesi 11:30
İlkayKumtepe

İlkay Kumtepe

SALGINDA KAYIPLAR VE ADİL EĞİTİM

TEDMEM 17 Eylül tarihinde “TEDMEM KÜRSÜ” adı altında, zoom üzerinden bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte Emin KARİP yönetiminde Harry Anthony PATRİNOS  (Dünya Bankası, Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Uygulama Yöneticisi) konuk edildi. Konu “okulların kapalı kalmasının bedeli”.

Salgın nedeniyle okulların kapalı kalmasından dolayı dünya genelinde 1milyar 600 milyon öğrencinin eğitimden uzak kaldığını belirtti. Okulların 5-7 ay arası kapalı kalması durumunda küresel olarak 10 trilyon dolarlık bir kayıp olacağından bahsetti.

Konuşmadan çıkardığım bazı satırbaşlarını buraya alıntılayıp sonra da yorumumu ekleyeceğim.

Okulların kapalı olma durumu devam ederse bu kayıplar artmaya devam edecek, insanların kazançları düşecek, işsizlik ve ülkelerin GSMH oranları düşecek dedi. OECD verileri de bunu destekliyor.

Öğrenme kayıplarının bir kısmı uzaktan öğrenimle kapatılmaya çalışılıyor. Bu şekilde de öğrenmenin azalmayacağını gördük. Yapılan çalışmalara göre kuzey yarım kürede büyük kayıplar yaşanacak. Güney kısımda yaz dönemi olduğu için okulların zaten tatil olduğu zamana denk geldi.

Dünyadaki 5 milyon öğrencinin 1 milyonu orta gelirli ülkelerde yaşıyor. Bu büyük bir oran ve en çok kayıp bu ülkelerde yaşanacak. Yoksulluk seviyesi fazla olan yerlerde daha fazla kayıp olacak. Kişisel olarak da düşük gelirli kişilerin kayıpları fazla olacak. Eğitim seviyesi yüksek kişiler kriz durumlarında işsiz kalmıyor ya da kazançları düşmüyor. Ancak düşük gelirli kişilerin işsiz kalmaları, kazançlarının azalması oluyor.

Kayıpları azaltmanın en önemli seçeneği uzaktan eğitim. Özel derslerin arttırılması düşünülebilir. Öğretmenlere çok iş düşüyor. Öğrenme kayıplarını şimdiden tespit ederek okulların açılması durumunda en hızlı nasıl giderilebileceğinin yollarını araştırmalılar.

Hükümetler eğitimin korunmasını sağlamalı. Özel dersleri desteklemeli, sürdürülebilir bir uzaktan eğitim yapısı oluşturup geliştirmeye çalışmalı. Yaşam boyu öğrenme ve dijital öğrenme desteği sağlamalı.

Dünya Bankası, Türkiye’ye 160 milyon dolar kredi verdi. Uzaktan eğitim projesi için. Gerçekleştirilmesi gereken üç şey var; Ülkedeki her öğrenciye eğitim vermeyi sağlayacak bir platform oluşturulması, Platforma içerik oluşturulması, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi.

Konuşma https://www.youtube.com/watch?v=-V-9sV-EdfE adresinden izlenebilir.

Yapılan tespitler hiç beklenmedik ya da şaşırtıcı değil. Herhangi bir kriz durumunda biliyoruz ki tuzu kuru olana bir şey olmuyor. Normal zamanda zor geçinen, gelir durumu düşük insanlar en ufak bir kriz durumunda elbette ki en çok etkilenenler olmaktadır. Öyleyse hükümetlere düşen alt gelir gurubundaki insanların kriz durumlarını en az kayıpla atlatabileceği politikalar üretmek.

Eğitim açısından baktığımız zaman; salgın döneminde en çok kaybı orta ve alt gelir gurubundaki çocuklar yaşayacaklar. Uzaktan eğitim sürecinde de eşitsizliklerden bahsederek sık sık her çocuğun adil eğitim hakkına vurgu yapıyoruz. Kırsaldaki çocuklar, gelir durumu düşük ailelerin çocukları çok kayıp yaşayacaklar.

Herkesin ulaşabileceği bir platform oluşturuyorsak herkese o platforma ulaşacak aracı da sağlamamız gerekir. Ortada bir yemek var ama bazıları yemeğe her türlü ulaşabilirken bazıları yemeği camdan seyrediyor. Yemeğin ortada olması yetmez, herkesin tabağına servis edilmesi ve yeme olanağı sunulması gerekir.

İyi gelir düzeyine sahip aileler çocuklarını öncelikle özel okullara gönderiyorlar. Nitekim bir süredir eğitime başlayan özel okul öğrencileri resmi okul öğrencilerinden avantajlı durumdalar. Özel okulların açılmasını sağlayan sistem resmi okulların açılmasını neden sağlayamadı? Devlet eşitsiz olan bir durumu dengelemek yerine aradaki uçurumu arttıracak çalışmaları uyguluyor. Bunda amaç ne olabilir bilmiyorum. Mantıklı bir açıklaması yok. İyi geliri olan aileler zaten çocuklarına özel ders desteği ile oluşabilecek kayıpları kapatabilirler. Ama alt gelir gurubundakilerin özellikle salgının oluşturduğu ekonomik kayıplar nedeniyle eğitime ayıracak ekstra bir bütçeleri yok. Aradaki fark giderek artıyor.

Öğrenme kayıpları ülke geleceğine işsizlik, GSMH da düşme, ekonomik küçülme, refah seviyesinde gerileme, mutsuzluk, toplumsal çatışma gibi durumlar olarak yansıyacaktır. Yapılması gereken ise dezavantajlı gurupları desteklemektir. Alt gelir gurubu öğrencilere özel ders desteği dahil ayrıcalıklı uygulamalar sağlanmalıdır.

Uzaktan eğitim tek başına yeterli değildir. Çünkü uzaktan yapılmaya çalışılan eğitim değil öğretimdir. Bundan sonraki süreçlerde yüz yüze eğitim ile birlikte uzaktan eğitim desteği devam etmelidir. Ancak bütün yükü uzaktan öğretime yıkmak doğru değildir.

Bakanlığımız yaptığı açıklamalarla uzaktan eğitimin üzerinde çok durduğunu söylüyor. EBA sistemini kuvvetlendirmeye çalışıyor. Halen çok fazla eksiği var. İçerik geliştirme konusunda çalışmalardan bahsediliyor. Mart ayından sonra başlayan süreç önümüzdeki eğitim döneminde de devam edecek gibi görünüyor. Şimdiye kadar çok daha iyisi yapılabilirdi diye düşünüyorum. Bir platform oluşturmak ve oraya içerik yerleştirmek yeterli değil. Az önce verdiğim yemek örneğinde olduğu gibi.

Her çocuğun ücretsiz internet erişimine ve her çocuğun internete erişecek, sanal ortamda derslerini yapacak araca gereksinimi var. Bu konuda yapılan çalışmaları yeterli bulmuyorum. Çocuğun annesinin telefonundan kardeşlerinin sırasını bekleyerek, sınırlı internet bağlantısı ile ders yapabilmesi erişim sağladı anlamına gelmemelidir. Bir yanda elinde bilgisayar, tablet, telefon hepsi varken hem özel okul, hem özel ders hem de yüz yüze eğitime devam edebilen öğrenciler diğer yanda sadece EBA derslerini tv den izleyebilen, kardeşi ile çakışmadığı zaman öğretmeninin canlı dersine katılabilen öğrenciler. Bunlar arasındaki uçurumu görmezden gelemeyiz. Bizim bu iki yakayı birbirine yaklaştıracak çalışmalar yapmamız gerekir. Ancak uygulamalar aradaki açıklığı arttırıcı yönde.

Her çocuğun adil eğitim hakkı sağlanmalıdır. Aklıma takıldı, çok hesap yapamam, 160 milyon dolar kredi buna yeter mi?

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık