• 21 Mayıs 2021, Cuma 13:24
İlkayKumtepe

İlkay Kumtepe

Okul ve Çocuklar 3

Yazının ilk iki serisinde daha çok büyük sınıflardaki öğrencileri temel alarak değerlendirme yapmıştım. Şimdi ise okul öncesi ve ilkokullar için bir değerlendirme yapayım. Bu yaş gurubu çocuklar için soralım soruyu; çocukları okullarda tutabilecek miyiz? Gelecekte okullar fiziki varlığını sürdürecek mi, buna gerek olacak mı?

Çocuklar doğduktan itibaren öğrenmeye başlar. Bulunduğu aile ve çevreye göre de bir eğitim almaya başlar. Bu eğitimler ulusal düzeyde geçerliliği olan değerler olmayabilir ama bulunulan kültüre, çevreye, aile değerlerine yönelik eğitimlerdir. Çocuk aileden ayrılıp kendi başına toplum içine girdiği ilk yer okuldur. Eğer okul öncesi kurumu ise burası, yoksa ilkokul onun birey olma yolundaki ilk adımlarıdır.

Okula başlamak aileden kopmak, yeni arkadaşlar edinmek, yeni otoriteler tanımak, yeni değerler ve normlar içinde yerini bulmak demektir. Okul birey olmak demektir.

Günümüzde yaşadığımız salgın sürecinde okullara ürettiğimiz alternatifler sadece öğrenme kayıplarını giderme üzerinedir. Oysa erken çocukluk döneminde öğrenme kayıpları çok şey ifade etmez. Çünkü o dönemde öğrenilen bilgiler kalıcı değildir. Zaten bilgi çok hızlı değişen bir yapıya sahipken erken çocuklukta öğrenilen bilginin kalıcı olması beklenemez. O dönemden kalıcı olan öğrenme yöntemi, teknikler, öğrenmeyi öğrenme yollarıdır.

Ancak akademik öğrenmenin ötesinde olan bir durum vardır ki o da sosyal duygusal öğrenmedir. Salgın dönemi kaygılarını dile getiren aklı başında birçok kişi sosyal duygusal kayıpların önemi üzerinde durmuştur. Erken çocukluk dönemi özellikle oyun dönemidir. Gerçi insanın doğasında olan oyun her yaşta farklılaşarak varlığını sürdürür. Ancak erken çocuklukta akran ve arkadaşlarla oyun vazgeçilmezdir. Çocuk akranları içinde toplumsal rollerini öğrenir, kişiliğini oluşturan değerlerinin temellerini atar.

Okul öncesi ve temel eğitim döneminde okulsuz olmaz. Ama şu haliyle de olmaz. Nasıl yani? Şu anki okul binaları çocukların gelişim özelliklerini destekleyecek, onların sosyal gereksinimlerini karşılayacak, kişilik gelişimlerini destekleyecek yapıda değildir. Okul varlığını çocuk için koruyabilir ancak değişimi sağlamak zorundadır.

Küçük yaş gurubu için öğrenme ön planda olmayacağı için sanal eğitim ortamlarını ön görmüyorum. Ancak, günümüzdeki test sistemi, kaynak kitap sektörü ortadan kaldırılmazsa çocukların birey olma süreci hiç başlamaz. Küçücük çocukları ekran başında ve test kitapları arasında doğalarına aykırı bir şekilde teknoloji esiri yaparız.

Hâlbuki çocuğun doğasına uygun ortamlar planlanırsa çocukları okulda tutmak gibi bir sorun ortaya çıkmaz. Bu yaş gurubu için eğitim sanal devam ederse yine diğerlerinden daha eşit çocuklar ortaya çıkabilir. Ancak bu yaş gurubunda tehlike; her istediği yapılmış, eline tüm teknolojik olanaklar verilmiş ancak heyecanı ölmüş, konuşmayan, gülmeyen, ağlamayan ruhsuz insanlar ortaya çıkmasıdır.

Eğer temel eğitim zorunlu olmazsa yine kırsaldaki çocuklar bundan en çok zararı görür. Diğer gurubun aksine bu çocuklar yaşam mücadelesinde ailenin ekonomik sisteminin bir parçası olmak zorundadır. Okul onun neyine, nasılsa zorunlu değil. Hele ki kız çocuğu ise…

Ya bir de ailevi sorunlar nedeniyle, aile içi şiddet nedeniyle vs. okulu kaçış yeri olarak gören küçük çocuklar. Başlarına geleni anlayamayan, yaşadığı travmaları atlatmakta zorlanan, kendine yardım edecek bir aile üyesi olmayan ve şefkatli bir öğretmen eline rastlayamayacak olan çocuklar. Bütün bunlar için okul zaruridir.

Ancak tekrar belirtmek gerekir ki, zorunlu eğitim şu günkü şartlarda olmamalıdır. Küçük çocuklar için doğru soru çocukları okullarda tutabilecek miyiz değildir. Doğru soru çocukları nasıl bir okul ortamında tutacağız, olmalıdır.

Çocuklarımızı sanal okullara mahküm etmek, duyarsız, duygusuz nesiller demektir. Doğru soruyla başlayıp çocuklarımız için doğru cevapları vermeliyiz. Gelecek duyarlı bireylerin varlığı ile güzelleşir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık