Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 24 Temmuz 2018, Salı 11:13
MehmetSarı

Mehmet Sarı

Allah ile aldatmak …

Mehmet SARI - Emekli İlköğretim Müfettişi

 

Türk halkı duygusal ve dinine bağlı olduğundan sürekli bir biçimde aldatılıyor. Oysa Kur’an-ı Kerim, ‘Allah ile aldatmayın’ ihtarında bulunuyor. Çünkü halkımız, Allah ile aldatanların farkında olma imkânından büyük ölçüde yoksun bulunmaktadır.

Türk halkı dinine olan derin saygısı, İslâm’a duyduğu teslimiyet yüzünden çoğu kez savunma, eleştirme gücünü kullanamıyor. Bu belanın aşılması için gerekli olan aklın işletilmesi ve takvanın üstünlük ölçüsü olmaktan çıkarılmasıdır.

Kur’an da, ‘Allah, aklını işletmeyenler üzerine pislik indirir’ diyerek aklımızı kullanmamız istenmektedir. Ayrıca aklın devrede olması için laiklik temel şarttır. Türk halkı İslam’ın böyle bir talebi olduğunu bilmiyor. Çünkü Türk halkı asırlardır Kur’an’dan uzak tutulmuş, Kur’an-ı anlamamış, İslam dışı örflerin uydurulmasıyla oyalanmış durmuş.

Türk halkının en büyük zaafı dinini uyanma ve sorgulama olarak almamasıdır. Bizzat Kur’an’ın Allah ile aldatmak diye andığı, insanlığa büyük bir zulümdür. ABD dolarının üzerinde “Allah’a güvenip dayanırız biz” yazılıdır. Dünyayı sömürüşlerini para ve Tanrı ile yaparız demektedirler.

Kilis’te bir baba, bir yaşındaki kızını düğünde gördüğü Şeyh Efendi’nin tekkesine götürüp, gelin gibi süsledikten sonra orada kesmiş! İfadesinde, ‘Şeyhim en sevdiğimi Allah’a kurban etmemi istedi, ben de verdim’ demiş.

Otuz yaşındaki bir yurttaş, Şanlıurfa’da bir mağarada 3 yaşındaki oğlunun başını bıçakla kesmiş! İfadesinde, “Devam ettiğim tekkenin şeyhi bana, ‘çocuklarını çok sevenlerde Allah sevgisi azalır, bu sebeple çocuklarının birini kurban etmen gerekir’ dedi. Bunun üzerine küçük oğlumu söz konusu mağaraya götürdüm ve kestim. Şeyhin, oğlumu geri getirmesini bekledim, çocuk geri gelmeyince ertesi gün tekkeye gidip şeyhin yüzüne tükürdüm” demiş.

Bir de türbanlı bir kız, başörtüsü takmayan annesini, başörtüsü takmadığı için öldürdüğünü söylemiş … Kız kendini İslam’ın bıçağı olarak görmekteymiş.

Sivas’ta nice aydın kişiler, Allah adına diri diri yakılmıştı. Biz, 1950’lerden bu yana 40 bin camii yapmışız ama buralara aydın imamlar, hatipler atayamamışız. Müslümanlar da yeterli ölçüde aydınlatılamamış. Bağnazlık içinde kalmışlar. Ülkede Allah ile aldatma, kul hakkı yeme almış başını gitmiş. Toplumumuzda ahlaklılık azalmış, kahvehaneler çoğalmış. Çalışan azalmış, kütüphanelere giden maalesef azalmış. Ama ülkede tarikat, cemaat çoğaldı. Bunlar baş oturan, baş yiyiciler, en kötüsü de bağnazlığı ülkemizde yayanlar olmuştur.

Cin, şeytan gibi çıkıyorduk sokağa, birbirimizi tanımıyorduk. Kadını, vücut hatları belli olmasın diye baştan topuklara kadar örtüyorduk. Bunlardan bizi kurtaracak Kur’an’dır denir ama insan hayatına ışıklar getirecek kısımları anlatılmaz, anlatılamamış insanlara… Arapça okunmuş ve kalmış.

Tarihin vicdan kulağımıza ve aklımıza ilettiği gerçekler şudur:

İnsanlığın akıttığı kanların neredeyse tamamı dine fatura edilen kanlardır. Tarihin en büyük savaşları, Tanrı adına yapılan savaşlardır. Kanı en rahat, en bol akıtmanın yolu, onun Tanrı için aktığını iddia etmek ve bu kanı akıtacakları bu iddiaya inandırmaktır.

Allah ile aldatılan toplumlarda mutlu bir dünya için yeryüzünde Allah’ın iyileri kollaması engellenir. Mutsuz bir dünya için kötülerin Allah’ı kullanması yürürlük kazanır ve kazanmıştır hep…

 

Kur’an, Allah ile aldatma zulmüne karşı, ısrarla insanlığı uyarmaktadır. Allah ile aldatmanın önleyici çaresi, Allah ile aldatmaya giden yolları tıkamaktır. Yani dinin gereğini öğrenmek, sahte dini-dinsizliklerin en kötüsü bilmek, bildirmektir. Sahte dini yaşamaktan daha kötü ne olabilir ki …


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık