• 19 Kasım 2020, Perşembe 1:59
MehmetSarı

Mehmet Sarı

Ah şu ihtiyarlık, yaşamın en kötü dönemi imiş..

İnsan ihtiyarlayınca çok şeyde kuvvetten düşüyor. Yolda bile yürümesi zorlaşıyor ve eline baston alıyor. Bastondan yardım alan bir insan oluyor yaşlanınca.

Başta diş ağrıları artıyor ve doktora gidiliyor. İltihaplanan dişler sökülüyor, yerine başka yapma dişler takılıyor. Öyle yemekte idare ediliyor, gene de kendi dişine hiç benzemiyor. Yaradılıştan verilenler başka oluyor. İhtiyarlıkta bunlar yaşanıyor. İhtiyarlığın verdiği başka bir engel, yazı yazmada oluşuyor. Yazı yazmada parmaklardaki kaslar, eskisi gibi hareket edemez oluyor ve yazıyı okunaklı ve düzgün yazma becerin kayboluyor. (Elle yazılan bu yazıyı dizen ve kontrol eden editörün notu: Bunu bir de bana sorun!...)

Eskiden Önder matbasında sıkılmadan yazılarımı okur, gazeteye koyar, kitaplarımı basarken, şu sıralarda gazetede basılsın diye gönderdiğim şiir ve yazılarımı Coşkun Efendioğlu dostum, “yazılarını okumada zorluk çekiyorum” diye bildiriyor. Ben de ona, suç ihtiyarlayan Mehmet Sarı olmada diye, mazeret ileri sürüyorum. Bu sözlerimle, şu anda yaşadığım ihtiyarlığın verdiği olumsuzluğu belirtmiş oluyorum, dostuma. Sanıorum bu dostum, ihtiyarlığın verdiği sorunları anlar ve hoş görür diye avunuyorum.

Yalnız yaşlanınca insanın hayat tecrübesi, kültürü, bilgileri arttığından, gene yazılarım ve şiirlerimin Önder Gazetesi’nde yayınlanmasını gönlüm istiyor. Bu isteğime göre de bazı yazı ve şiirlerimi Önder Gazetesi’ne, yayınlansın diye gönderiyorum.

Ayrıca Önder Gazetesi’nin kültürümüz ve eğitimimize yardımcı olduğunu da bilen bir insanım. Kendilerine teşekkür eder, daha çok başarılı olmalarını dilerim. Kitap ve gazete ne kadar okunursa, okuyanların düşüncesi ve bilgisi artar ve vatana yararlı birer insan olurlar. En önemlisi seçimlerde, iyi ve ehil olanları seçmesini iyi bilerek, iyi insanları onetime getirerek, ülkemizin ilerlemesini ve kalkınmasını sağlarlar.

İyi eğtim görmeyen ve kitap ve gazeteyi çok okumayanlar, bu isteği ülkemiz için sağlayamazlar. Sonuç, bu günkü gibi ülkemizin sorunları çoğalmış olur. Ekonomik kriz ve pahalılık ile halk da geçim zorluğu yaşar. Toplumumuzda işsizimizin ve yoksulumuzun sayısı, bu günlerdeki gibi artar. Yani akşamları yatağa aç yatan insanlarımız çoğalır.

Bunların olmaması için fertler olarak çok çalışmalıyız ve çok üretici olmalıyız ki, dışarıdan gıda maddesi almayarak, paramızı onlara kaptırmayalım. Böylece borcumuzu artırmayalım. Her ürünü kendi toprağımızda yetiştirerek, kimseye muhtaç olmayalım. Bunun için de çiftçilere devlet desteğini sağlayalım. Üretim artışı demek, kalkınma demektir ülkemiz için.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık