Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 05 Eylül 2020, Cumartesi 1:02
YılmazKaya Aylanç

Yılmaz Kaya Aylanç

Müjde …

Yılmaz Kaya AYLANÇ -

 

Dağ fare doğurdu!

Günlerce herkesin meraklanmasını sağlayarak, müthiş bir açıklama ile ülkenin kaderi değişecek algısı yaratarak ve ciddi masraflı bir yapı ortaya koyarak Karadeniz’de doğal gaz bulduklarını Hollywoodvari bir yaklaşımla Sayın Cumhurbaşkanı açıkladı.

Peki ne oldu?

Açıklama sırasında Amerikan doları yükseldi!

Borsa düştü!

Ertesi gün uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Türkiye’nin kredi notunu BB- olarak açıkladı. Görünümü ise durağandan negatife revize etti.

Asgari ücret yükselmedi.

3600 gösterge artışı bekleyen memurlara müjdeli haber verilemedi.

İşsizlik azalmadı.

Ağustos ayı başında ve sonuna doğru yakıta gelen zamlar geri alınmadı.

Enflasyon düşmedi.

Türk Lirası değer kazanmadı.

Emekli aylıkları artmadı.

Yaşa takılanlar emekli olmadı.

TUIK verilerine göre çalışan sayımız yaklaşık 28,5 milyon civarında, bunun 10 milyondan fazlası asgari ücretli.

OECD verilerine göre asgari ücretin satın alma gücü sıralamasında Türkiye, 31 ülke arasında 17. sırada (2018 yılı kayıtları).

Bu ekonomik verileri çoğaltmamız mümkün.

Peki ne oldu?

İktidar kendi çaldı kendi oynadı.

Bunu da kendi taraftarı için propaganda malzemesi yaptı. Dağılmakta olan seçmeni konsolide edeceğini düşündü.

Oysa köprülerin altından çok sular geçti. Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeni artık eski seçmen değil. Orada bir dağınıklık hali bulunmakta. Tabii buna tam bir dağılma diyemeyiz ancak ateşi bekleyen fitil misali bir anda her şey değişir ve bakarsınız ardınıza kimseler kalmamış.

Buna vaktiyle Türk siyaseti çokça şahit oldu.

Genellikle son kararı mide verir denir. Karadeniz’de bulunan ancak çıkartılıp ülke yararına sunulması için kimi uzmanlar 5 kimi uzmanlar 7 yıl ister demekte. Bu kadar zaman ise Türkiye için bulunmamakta. Reklam ile de karınlar doymamakta.

Ülke tüm varlıklarını satıp yediği halde ortada inşa edilen ve yeni kuşakların çalışıp hayatlarını sürdürebileceği bir fabrika göreniniz var mı?

Oysa devlet uzunca bir süredir israfı olağan hale getirmiş, sarayından diyanete kadar ciddi bir maliyet halkın sırtına binmiş durumda.

Madem Diyanet başkanlığını örnek verdik küçük bir hatırlatma yapayım, son 6 ayda yaptıkları harcama 5.6 milyar Türk Lirası. Peki milletten aldıkları bu parayla ne yaptılar dersiniz?

Peki size bir rakam daha vereyim.

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldiği günden bu yana 2 trilyon 400 milyar dolar para harcadı. Oysa buraya kadar Cumhuriyet hükümetlerinin harcadığı para sadece 714 milyar dolar.

İktidarın harcadığı yaklaşık 2,5 trilyon dolar ile sanmayın ki çocuklarımızın çalışması için sayısız fabrika, Keban gibi barajlar yapıldı. Yapılan yollar, köprüler, hava alanları gibi yatırımlar ise döviz ve ödeme garantili olduklarından onların paralarını bizler, çocuklarımız ve torunlarımız yarınlarda ödeyeceğiz. Onlar bu hesaba dahil değil.

Rakamlar komik değil mi?

Söyleniyor, yazılıyor. Oysa koca bir ülkenin yarattığı bir değer ve sonunda elde avuçta devlet olarak da sıfır, halk olarak da sıfır. Merkez Bankasının yedek akçelerine kadar devlette ne var ne yok yenmiş durumda.

Ha, burada kazanan bir kesim mutlaka var.

Bilinen ve çokça söylenen müteahhit bir azınlık. Etrafta nemalananlar mutlaka ve devlet organlarında liyakata bakılmaksızın haksız yere kadrolara yerleşen iktidar yanlıları.

Bunların dışında koca bir ülke, milyonlar yokluk, çaresizlik ve gelecek kaygısı içinde yaşamakta, yaşamaya çalışmakta.

Şimdi bu insanlara “Müjde gaz bulduk” diyeceksiniz.

Lütfen bizimle dalga geçmeyin, aklımız ile dalga hiç geçmeyin!

Bu arada iyi niyetle tebrik eden ve hayırlı olsun diyenler de yok değil. Oysa 2012 yılında zamanın Enerji Bakanı Taner Yıldız böyle bir müjdeyi çok daha mütevazi bir şekilde vermişti. Sayın Erdoğan ise 31 Mart 2019 yerel seçimleri yapılmadan önce de böyle bir müjdeyi bizlerle paylaşmıştı.

Peki şimdi ne oluyor da bu senaryo ortaya konuyor.

Üstelik Fatih gemisi Doğu Akdeniz’de armalara katıldığı sırada birden İstanbul’a çağrılıyor. 29 Mayıs günü bizzat Sayın Cumhurbaşkanı tarafından mübarek bir sefere uğurlanırcasına Karadeniz’e gönderiliyor. 1 Temmuz’da Trabzon valisi törenle karşılayarak medyaya konu oluyor ve 21 Ağustos tarihinde müjdeli haber büyük bir reklam kampanyası ile halka duyuruluyor.

Müjde tarihi rastlantı mı sanmam, ama nedense böyle geçmiş olaylara denk gelen tarihi olaylara çok rastlar olduk. Burada da 21 Ağustos tarihine dikkat çekmek isterim.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda Büyük Taarruz emrinin karargahta verildiği gündür bu tarih. “O gece yani 21 Ağustos gecesi Batı Cephesi Karargahı’nda Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü, 1. Ordu Komutanı Nurettin ve 2. Ordu Komutanı Yakup Şevki Subaşı paşalar ile bir toplantı yapan Gazi Paşa, taarruz hakkında harita üzerinde bilgi verip 26 Ağustos sabahı taarruz edilmesini emretti” …

Bir başka 21 Ağustos tarihi ise Çanakkale’de yaşandı. 21 Ağustos 1915, Anafartalar Grup Komutanı Albay Mustafa Kemal’in komutasındaki Mehmetçik, Çanakkale’de 2. Anafartalar Zaferini kazandı.

Neyse, bu tesadüfleri geçip konumuza dönelim.

Ciddi bir ekonomik krizin ve aynı zamanda salgın hastalığın yaşandığı ülkemizde acil alınması gereken rasyonel tedbirler yerine ısıtıp ısıtıp önümüze konan reklam kampanyası benzeri olaylar derde çare olmayacaktır ne yazık ki.

Her seçim öncesi bulunduğu söylenen doğal kaynaklar nedense bir türlü toprak üstüne çıkıp halka refah olarak yansımamıştır.

Bu tezden yola çıkarak da acaba yakında yine seçim mi var demeden de edemiyorum.

Müjdelenen doğal kaynakları bilmem ama bu kez seçimlerin halkın refahına pozitif katkısı olacağından şüphem yok.

Umarım diğer doğal kaynak müjdelerini verdikten sonra yaptıkları seçimler gibi 2023 yılını beklemeden Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri yaparlar.

Halka en büyük müjde bu olur! 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık