• 26 Haziran 2021, Cumartesi 9:41
YılmazKaya Aylanç

Yılmaz Kaya Aylanç

Hak yemek …!

Bazen yanlışı yapan mı, yanlışın sonuçlarından yararlanan mı yoksa bu yanlışa göz yuman mı asıl kabahatlidir diye düşünürüz. Sonuçta bize göre, yapan kadar sonuçlarından yararlanan da ve buna göz yuman da kusurludur ve yapılanın sonuçlarından sorumludur.

Geçim zorluğu içinde olduğu halde çocuklarının geleceği için kurslara gönderip, gerekirse öğretmen desteği aldırıp sınavlarda başarılı olması için varını yoğunu harcayan bir aile düşünün. Bunların kendisi için yapıldığını bilen ve bunun altında sorumluluk üstlenen genç evladımızın duygularını hissedin. Bu şartlarda girdiği sınavda ne yazık ki başarılı olamıyor ve yerine başkaları o sınavı kazanıyor. Başaramadığını düşünerek üzülürken bir bakıyorsunuz sınav soruları çalınmış ve haksız yere başkalarına avantaj sağlanmış. Neler hissederiz değil mi?

O çocuklar isyan etmekte ne kadar haklılar!

Peki soruları çalanlar hırsızlık yaptılar!

Soruları alarak haksız yere diğer sınava girenlere üstünlük sağlayanlar ne olacak?

Bu haksızlıkla elde ettikleri hak mı, adalet mi?

Uzun uğraşlar sonucu yetiştirdiğimiz gençlerimiz iş bulmak için çalmadık kapılar bırakmazken, daha iyi bir eğitim için yabancı dil öğrenip yüksek lisans yaparak iş bulma şansını artırmak için emek ve para harcarken, tüm uğraşlar bir yana sadece imam hatip mezunu olmak vasfı ile veya belli bir siyasi partinin sempatizanı olan yakını nedeniyle liyakatı olmadığı halde işe kabul edilmesi haksızlık değil mi?

Veya sınavda başarılı olup sonradan yaratılan mülakat uygulaması ile işin gereği olmayan sorulara yanıt veremediği için işe kabul edilmeyen gençlerimize haksızlık yapılmış olmuyor mu?

Bu uygulamayı yapan yetkililer haksızlık etmiş oluyorlar!

Peki bu uygulamanın amacını bilerek liyakatı olmadığı veya daha az olduğu halde işe kabul edilen kişi haksız yere işi kabul etmiş olmuyor mu?

Bu haksızca elde ettiği hak mı, adalet mi?

Daha uygun şartlarda işi yapacak olan müteahhit yerine seçilmiş müteahhitlere değerinden daha yüksek bedelle verilen işler bu millete yapılan büyük bir haksızlık değil mi?

Vatandaş geçim derdi ile boğuşurken yol, köprü ve şehir hastaneleri gibi büyük yatırımları ülke para birimi lira değil de dövizle yapan ve garantiler vererek yıllarca halkın maliyetin üzerinde paralar ödemesine neden olan ve anlaşmazlık halinde ülkemizde değil de yurt dışındaki mahkemeleri yetkili kılan o sözleşmeleri hazırlayan ve onaylayanlar bu ülkeye haksızlık etmiş olmuyor mu?

Bu haksız uygulamadan para kazananlar milletin hakkını yemiş olmuyor mu? Bu adalet mi?

Halkın borç içinde kıvrandığı ve ödeyemediği zaman icra yolu ile tarlasının, eşyasının, binasının elinden alınması uygulaması yapılırken, üniversite öğrencilerimize verilen kredi tutarlarının okul bitiminden iki yıl sonra geri alınmaya başlanması, ödeyemediğinde icralık olması uygulaması yapılırken, bazı iş insanlarının şirketlerinin milyarlarca liralık vergi borçlarının  bir kalemde silinmesi hak mı?

Bu uygulamanın onlarca kez yapılmış olması haksızlık değil mi?

İktidarın üst düzey işlere atadığı kişilerin aldıkları yüksek ücretlerin bu ülkenin gerçeğini yansıtmadığı ortada. Nice genç, yetenekli, liyakat sahibi vatandaş iş bulamazken, bazılarının çok yüksek ücret almaları, hatta bir yerine iki, üç, dört yetmedi beş yerden astronomik ücretler alması hak mı?

Bu atamalardan sorumlu olanlar haksızlık etmiş olmuyorlar mı?

Bu haksız atamalardan dolayı bu ücretleri alanlar hak yemiş olmuyor mu?

Bunca haksızlıktan doğru bir sonuç çıkar mı?

Ahlaklı bir insanın kendi parası olmayan halkın parası olan bu harcamaları yapması ne kadar doğru? Bu adalet mi? Adil olmayan bir şey doğru olur mu?

Hak yiyorsunuz beyler!

Biriniz veriyor biriniz alıyor!

Hepiniz hak yiyorsunuz!

Bu milletin hakkını yiyenler gün gelir bu dünyada da öbür dünyada da hesabını verirler!

İşte hukuk, bağımsız yargı bunun için gerekli. Bu olmadan demokratik bir ülkeden bahsetmek mümkün değil.

(15.06.2021)


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık