• 01 Temmuz 2020, Çarşamba 9:42
GülçinErşen

Gülçin Erşen

Kötü işletmecilik

Güllük'te yıllardır evime yakın ve nezih sayılabilecek bir ortam olduğundan, aynı plaja gidiyorum. Dün plaj işletmecilerinden genç çocuktan, "Burası Hacı Baba tekkesi değil" lafını duyup ve kaba tavır görünce, bu yazıyı yazma gereği duydum.

Son yıllarda Güllük'teki plajlarda - halk plajı hariç - işte kişi başı 10 lira - 20 lira harcama zorunluluğu getirdi işletmeciler. Yoksa, bu ücreti şemsiye, şezlong, duş kullanımı için ödemelisiniz diye belirtiliyor. Ama biz genelde oğlumla bu belirtilen rakamın üzerinde harcama yaptığımız için, plaj işletmecisi de tanıdık olduğundan, ara sıra sadece çay kahve içtiğimizde, daha düşük bir ödemeye ses çıkarmıyorlardı. Fakat dün sadece bir fincan kahve içip parasını öderken, fiyatının 9 lira olduğunu bildiğim 1 fincan Türk kahvesi için kartımdan 10 TL çekilmesine itiraz ettim. Çalışan, kart komisyonu kestiğini söylerken, plajın işletmecilerinden genç çocuk, "Zaten en az 20 lira ödememiz gerekir. Biz bunu almıyoruz, hiç olmazsa kahveye 10 lira verin.." dedi. "Ama, ben genelde 20-30 lira harcıyorum burada.. Komşuyuz, tanıdık yer dile geliyorum yıllardır. O zaman gelmem" deyince, gençten gelen karşılık: "Gelmezsen gelme ya! Bir sürü bedava yer var, git oralara. Burası Hacı Baba tekkesi değil..."

Bu kadar profesyonellikten uzak, işletmeciliği, aslında insanlığı ve müşteriye davranış tarzını bilmeyen işletmeci ve çalışanlar her yerde var. Güllük'te genelde bu tür işleri, bunun eğitimini turizm otelcilik ya da işletmecilik ile ilgili okullarda almamış kişiler yapıyor. Bir de buna sonradan görme şımarıklık, ego, iş ve iletişim bilmemezlik eklenince, istenmeyen durumlar ortaya çıkıyor.

Sahiller ve deniz kimsenin malı değil

Ayrıca, kafa dinlemeyi, yüzüp, güneşlenmeyi, bir dostla söyleşmeyi tercih ettiğimiz yerlerde, müzik denemeyecek şeylerin yüksek sesle çalınması, yakındaki işletmelerin yarışa girip aynı anda yüksek sesle başka müzikler çalması, rahatsız edici ve sinir bozucu. İşletmeci ve çalışanların maske takmaması da cabası!

Pandemi Karantina sürecinde hepimiz maddi manevi sıkıntılar çektik. Zaten Güllük'te tek lüksümüz, sahilde yürüyüş yapabilmek ve çok sevdiğim denize girip yüzebilmek, güneşlenebilmek. Evet halk plajları da var, bunları da tercih edebiliriz. Dün işletmeciye de söylediğim gibi, "Beni böyle bir şeye mecbur bırakırsanız, yani normalde 20 liranın, hatta 30 liranın üzerinde harcama yaptığım halde, sadece bir gün bunun altında harcama yapmamı mesele ederseniz, ben bir daha buraya gelmem!" Cevap aynı tarzdaydı. Evet ben de bundan sonra başka yerlerde denize girmeyi, güneşlenmeyi tercih edeceğim.

Öte yandan, yazlık yerlerde, sitelerin, otellerin özel plajların, sahil şeridini ve denizleri kendi malıymışcasına kullanması rahatsızlık verici. Zaten biz onların verdiği yeme-içme servisi, duş, şezlong, kabin hizmeti olmasa başka yerlere gideriz. Aldığımız hizmetlerin parasını vermeyi biliriz. Ama işletmecilerin bir çoğunda görülen fırsatçılık, pandemi ve karantina nedeniyle iş yapamama, para kazanamama sıkıntısını, gelen müşterilere yansıtmaya dönüşürse olmaz! Bazı yerlerde fahiş fiyatlar gözümüzden kaçmıyor. Bizler de enayi değiliz, para kolay kazanmıyoruz. Örneğin; son derece konforlu bir yerde ve sıradan bir işletmede fiyatlar aynıysa, tabii ki hizmetin daha güzel sunulduğu yerleri, fiyat biraz yüksek olsa bile tercih ederiz. Ama, konfor ve temizlik kadar, tavır ve iletişim de önemli. Öğrenen ve uygulayan kazanır.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


Site en altı
yukarı çık