• 30 Aralık 2019, Pazartesi 9:26
GülçinErşen

Gülçin Erşen

“Sapere Aude!”

Yobazlık cehaletten beslenir. Cahil, bilmediğini bilmez, dar görüşü ve kıt bilgisiyle inatlaşır durur; bilgiye ve bilgeye direnir. Cahil, aklını, kendini güden, yönlendiren kişilere kiralar; onun dediğine inanır, “Yap!” dediğini yapar. Cahili güden “Yobaz” ise kurnazdır ve onun da bilgisi kıttır. Ama, ikisi bir araya gelince, toplumsal açıdan büyük tehlike oluşur. 89 yıl önce Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın başını kesip, bekçi Hasan ve Şevki’yi de şehit edenler, yobaza alet olan cehaletin ne kadar korkunç boyutlara ulaşabileceğinin göstergesi.  15 Temmuz “Fetöcü darbe girişimi” sırasında da niçin orada olduğunun farkına varmayan “emir kulu” gencecik askerlerin boğazını kesen, kemerleriyle kırbaçlayanlar da aynı cehalet ve öfkeden beslenen yobaz şeytanlardır.
Geçenlerde bir dostumun profilinde gördüğüm Latince “Sapere Aude!” sözünden etkilendim. Immenuel Kant ve “Aydınlanma Çağı” ile özdeşleşen bu sözün anlamı; “kendi aklınla düşünmeye / akıllı olmaya cesaret et, başla!” diye açıklanıyor. Aslında bu söz Horatius tarafından Latince bir şiirde ilk kez kullanılmış; “Bilmeye cesaret et!” demek. Kuran-ı Kerim’in Zümer Suresi’nde “… De ki; hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”, “Doğrusu ancak akıl iz’an sahipleri bunu anlar” ayetleri geçiyor. Ali İmran Suresi’nde 4 ayette “Akıl” dan söz edilerek; “Eğer aklınızı kullanırsanız, size ayetleri böyle açıkladık” denilmektedir.  Oysa, son yıllarda bazı sözde din adamları ve akademisyenler, cahillere övgüler düzmektedir. Doğaldır ki; cahilleri kandırmak, gütmek, itaat ettirmek kolaydır. Mustafa Kemal Atatürk’ün istediği gibi; “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” kişiler, cahilleri gütmek isteyenleri rahatsız eder.
“Cahille sohbeti kestim”
Bizim kültürümüzde çeşitli bilge ve ozanlara özgülenen dizelerde “Cahille sohbeti kestim” sözü geçer. Hz. İsa’ya, İmam Gazali’ye atfedilen; ahmak ve cahil insana laf anlatmanın zorluğundan ve onlardan her türlü kötülüğün gelebileceğinden söz eden kıssalar da vardır. Ben de cahillere kızarım. Öğrenmek ve bilmek ellerinde olduğu halde, tembellik ve korkaklıkları yüzünden buna cesaret edemezler; ama, sahte şeyhin / mollanın / dervişin peşinden gidip, vatan hizmeti yapan, masum bir askerin kafasını kesmeye yeltenirler!
Cumhuriyetin ilk yıllarında Menemen’de yaşanan gerici kalkışmanın elebaşı Derviş Mehmet, olayı seyredip alkışladıkları için idam edilen Musevi Hayim ve oğlu Josef; FETÖ’nün ele başı, 15 Temmuz’u tezgahlayanlar, aslında akıl düşmanı kurnazlardır. Öyle ki; onlarca, yüzlerce, binlerce kişiyi bu sayede “kandırabildiler”.
Yobazlık ve bağnazlık, İslamiyet’le de insanlıkla da bağdaşmaz; bilime, düşünmeye, insana, doğaya, sevgiye, “iyi-güzel-doğru” her şeye düşmandır. Cehaletten beslenir, cahili kullanır ve Şeytan’a hizmet eder. Kuran’ın da emrettiği gibi; aklınızı kullanın, düşünün. Korkmayın; kafanız ve canınız acımaz!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık