Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 25 Mart 2020, Çarşamba 23:37
CelalDurgun

Celal Durgun

“ÖZÜR” BEKLİYORUM

Seçim meydanlarında basbas bağırmıştınız;

Grup Toplantılarınızda üstüne basa basa tekrarlamıştınız;

Atatürk'ün Cumhurbaşkanı, İnönü'nün Başbakan olduğu dönemlerde;

Camilerin yıkıldığını, kapatıldığını, satıldığını hatta “ahıra” dönüştürüldüğünü iddiaa etmiştiniz.

20 Nisan 1936 tarihli Cumhuriyet gazetesini de kaynak göstermiştiniz:

“CHP, camileri ahır yaptı. Ey Kılıçdaroğlu buna cevap ver” demiştiniz.

Araştırmacı yazarlar, tarihçiler haberi doğrulamış ancak adı geçen camiyi; işgalci Yunan askerlerinin “ahır” olarak kullandığını açıklamışlardı.

***

AKP içinde, Atatürk döneminde Kur'anın yasaklandığını; Gizli gizli kümeslerde okunduğunu; Din adamlarının asıldığını; Kur'an'ın ve Ezan'ın Türkçeye çevrildiğini; İnönü'nün milleti Müslümanlıktan soğuttuğunu söyleyen politikacılar da olmuştu.

Okumasam, araştırmasam, sormasam camilerin “ahıra” dönüştürüldüğüne inananlardan biri de ben olurdum. İyi ki okumuşum, iyi sormuşum, iyi ki aklımı kullanmış, mantıktan dışarı çıkmamışım.

Kur'anın Türkçeye çevrilmesi, Ezan'ın Türkçe okunması doğal değil mi?

Türkçe konuşup, Türkçe anlaşmıyor muyuz?

Kur'an'ı da Türkçe okusak, anlasak, namaz davetini öz dilimizle yapsak dinden-imandan mı çıkarız?

“Allah Türkçe bilmiyor mu?”

***

Cephede askeri ile birlikte “Allah Allah” diye düşmana saldıran Atatürk, o camiyi onarmış ve halkın hizmetine sunmuştur.

Kurtuluş Savaşımızın muzaffer komutanı İsmet İnönü, cami yaptırmıştır ve caminin tüm giderlerini İnönü Ailesi karşılamıştır.

Balık hafızalı bir toplumuz ama şöyle düşünün:

30-40 sene sonra, bir siyasetçi eline aldığı eski tarihli gazeteyi meydandakilere gösterip okusa;

“2020 yılında AKP iktidarı döneminde; Toplu Cuma Namazı'na ara verildi, vakit namazlarının evlerde kılınması zorunlı kılındı, camiler kapatıldı”; “işte ispatı” dese; elindeki gazeteyi gösterse;

“Ey AKP Genel Başkanı cevap ver” sorusunu sorsa;

Kızmaz mısınız?

Yukarıdaki sözleri söyleyen politikacıyı;

“Vicdansız”, “ahlaksız”, “akılsız”, “yalancı”, “iftiracı” ilan etmez misiniz?

“O tarihte, koronavirüs salgınının yayılmasını durdurmak, halkımızın sağlığını korumak, ölümleri önlemek için Cuma namazları ile vakit namazlarının evde kılınmasını” istediğinizi, “camileri kapatmadığınızı” söylemez misiniz?

***

Demem o ki;

Gerektiğinde, cami de kapatılır, namaz da evde kılınır.

Tıpkı, bugün sizin yaptığınız gibii

İşte bu nedenle;

Atatürk'e ve İnönü'ye “özür” borcunuz var.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık