• 12 Mayıs 2022, Perşembe 10:36
CelalDurgun

Celal Durgun

TEBLİĞCİLER…

Kendilerine “Tebliğciler” diyorlar.

Sakallı, cübbeli ve takkeliler…

Ev ev, kapı kapı, sokak sokak, çarşı-pazar dolanıyorlar.

Açıkça, şeriat çağırısında bulunuyorlar.

Başı açık bayana “günah işlediğini”, meyhanedeki adama “haramı içtiğini” söylüyorlar.

Laiklik karşıtı bildiri dağıtıyorlar…

Atatürk’e saldırıyorlar…

Çağdaş yaşamı lanetliyorlar…

Demokrasiyi kötülüyorlar…

Egemenliğin millete ait olmasından şikâyetçiler:

Dağıttıkları bildirilerde akıl almaz yalanlara, iftiralara başvuruyorlar.

21. yy ’da ortaçağ düzenine methiyeler diziyorlar.

Diyorlar ki;

“Türkiye’de, 1920’lerden sonra hâkimiyet ve yasak koyma Allah’tan alınmış millete verilmiştir… Hâkimiyet ve yasak koyma Allah’a aittir.”

“Türkiye’de,  insanların kendi kafalarından çıkardıkları kanunlar geçerlidir… Şeriat yani Kuran kanunları geçerli olmalıdır.”

“Laiklik, İslam’a tamamen ters olan bir küfür sistemidir.”

“Partiler, demokrasiye ve laikliğe bağlı kalacaklarına yemin eder… Şeriata ve Kuran’a bağlı kalacaklarına dair yemin etmeleri gerekir.”

“Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyen kâfirdir.”

“Okullarda okutulan ders kitapları İslam’a aykırıdır.”

“23 Nisan, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayanlar kâfirdir.”

“Laik Türkiye Cumhuriyeti’nde askerlik yapılmaz.”

“İmamlar bunları sizlere anlatamaz… Çünkü onlar maaş karşılığında demokrasi ve laikliği koruyacaklarına yemin eder ve dinden çıkarlar. Bu nedenle bu imamların arkasında kılınacak namaz kabul olmaz.”

                                                                                          ***

Amaçları belli, gittikleri yol belli…

“Şeriat” istiyorlar:

Kol koparacak, baş kesecek, göz çıkaracaklar…

Dört “karı” alacak, cariyeleri olacak…

Kadının adı olmayacak… Fikri sorulmayacak, düşüncesini açıklamayacak; “boş ol” deyince boş olacak.

Yurttaşlık gidecek, millet bitecek, uygarlık terk edilecek…

Kulluk gelecek, ümmet olacak, karanlık çökecek…

Hak-Hukuk-Adalet bitecek, çağdaşlık gidecek…

Demokrasi tramvayından inilecek…

Güçlü zayıfı, zengin fakiri ezecek…

Yalancı doğrucuyu, kirli temizi, ahlaksızı ahlaklıyı kovacak.

Akıl, bilim, felsefe, edebiyat, kültür, sanat bitecek.

Yokluk, yoksulluk, fakirlik övülecek…

Gariban, ahirette yaşayacağı mutlu günlere inanacak.

Sormayacak, sorgulamayacak, neden ve niçin demeyecek…

Biat edecek.

Din âlimine, din mollasına inanacak.

                                                                                          ***

Ey “Tebliğciler.”

Gariban halkın yakasından düşün artık.

Sözünüz başka, özünüz başka.

Haram yiyenin yalan söyleyenin, devleti soyanın karşısına geçmiyorsunuz.

Neden?

Halkı ezen, yoksulu daha da yoksul, varlıyı daha da varlı kılan düzenden şikâyetçi olmuyorsunuz.

Neden?

Hırsızın, arsızın, soyguncunun kapısını çalmıyorsunuz?

Neden?

Devlet malını, öz malı gibi kullanan utanmazları uyarmıyorsunuz.

Neden?

Üç maaş-dört maaş almayı içine sindiren pişkinlerle uğraşmıyorsunuz.

Neden?

Adalet terazinin ayarını bozan ahlaksızların dikkatini çekmiyorsunuz.

Neden?

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık