• 24 Ocak 2020, Cuma 12:53
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

YASALAR VE YÖNETMELİKLER

Ülkemizdeki 600 nüfuslu parlamentonun en önemli görevi; Anayasa’ya uygun olmak koşuluyla, toplumun ihtiyacı olan yasaları düzenlemek, yürürlüğe koymak ve uygulanıp uygulanmadığını denetlemek. Bu konuda oldukça deneyimli, taa 1920 yılından beri bu Devletin yasalarını hazırlayan, Halkını mutlu ve umutlu kılan, zenginlik ve bolluk içinde yaşatan, milletten aldığını milletin hizmeti, refahı ve sağlığı için harcayan (!) bir parlamentomuz var. Bu parlamentomuzun, 07.01.1996 yılında kabul edip sonraki yıllarda bir çok eklenti çıkıntı, değişiklik yaptığı mükemmel bir yasamız var. 4207 Sayılı Yasa. Tütün ve tütün mamullerinin nerelerde tüketilip tüketilemeyeceğini belirleyen, Resmi Gazetedeki yayım tarihinden itibaren 30 gün içinde yürürlüğe giren bir yasa. Bu Yasanın amacı, kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından korumak, herkesin temiz hava soluyabilmesini sağlamak yönünde düzenlemeler yapmaktır. Bu yasaya göre tütün ürünleri;

Kamu hizmet binalarının kapalı alanlarında,

Koridorları da dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal ve kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birden çok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlar hariç) binaların kapalı alanlarında ,

Hususi araçların sürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dahil olmak üzere, kara yolu, deniz yolu, demir yolu ve hava yolu toplu taşıma araçlarında,

Okul öncesi eğitim kurumları, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğretim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında,

Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerin kapalı alanlarında, tüketilemez.

KAPALI ALANIN TANIMI bile yapılmış; Sabit veya seyyar bir tavanı veya çatısı (çadır, güneşlik vb. dahil) olan, kapıları pencereleri ve giriş yolları dışında bütün yan yüzeyleri geçici veya kalıcı olarak, tamamen kapatılmış alanlar ile aynı şekilde tavanı ve çatısı olup, yan yüzeylerinin yarısından fazlası kapalı bulunan yerler Kapalı alan kabul edilmektedir.

Harikulâde bir yasa, en ince ayrıntılarına kadar inilmiş, anlaşılmayan yoruma açık bir nokta bırakılmamış. Bu yasa hükümlerine uymayanlara verilecek cezaları da belirlemiş. Bu cezaları kimlerin vereceğini bile detayları ile hükme bağlamış. Bu kadar detaylı ve herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabilecek bir dille yazılan ve uygulamaya konulan bu yasa yirmi dört yıldır yürürlükte. Böyle bir yasaya rağmen tütün ve tütün mamullerini kullanan gençlerin sayısı her gün çığ gibi büyümektedir. Sokaklar sigara izmaritlerinden geçilmiyor. İnanmayan Atatürk Bulvarındaki ağaçların diplerine bir baksın . Eskiden okullarımızda, sigara içen öğrencileri disipline verir cezalandırırdık. Bu öğrenciler genellikle erkek öğrenciler olurdu. Eğitim kurumlarında otuz iki yılı aşkın süre öğretmenlik, yöneticilik yaptım, disiplin kurullarında bulundum; sigara yüzünden disipline verilmiş bir tek kız öğrenciyi hatırlamıyorum. Bugün ise teneffüslerde okulların duvarları önünde, arkasında, sokaklarda sigara içen bayan öğretmenleri gördükçe , sigara satışı yapan büfe, bakkal ve marketlerin önünde dumanı havaya keyifle üfleyip, kendinden geçen bir erkek öğrenci yanında üç kız öğrenci birden görüyorum. Onlar da sigaranın dumanını havaya üfleyerek keyiflerini buluyorlar. Hangi kahvehaneye , kafeteryaya gitseniz yukarıda tanımlanan kapalı alanlarda sigarasını yanındaki masalarda oturanların üstüne üfleyenleri rahatça görürsünüz. Sokaklarda bir elinde telefon diğerinde sigara yürüyen hanımların sayısı gün be gün artıyor. Demek ki yasa yapmakla iş bitmiyor. Onu uygulamak , denetlemek ve sonuçlarını görmek gerekiyor.

Siz istediğiniz kadar yasa hazırlayın, televizyonlarda kamu spotu yayınlatın. Yürürlüğe koyduğunuz yasaları uygulamazsanız sigara bağımlılarının, hırsızların, kadın katillerinin sayısını azaltmak yerine, her geçen gün biraz daha artırırsınız. Oysa, yasaların öncelikli hedefi caydırıcı olmaktır.

zaman kahvehanelerde oturup bir çay içmek, bir dostumla sohbet etmek istiyorum. Temiz nefes alacak bir hava bulamıyorum. Milas’ta 4207 sayılı yasanın hükümlerini uygulamakla görevli olanlar, görevlerini yapmıyorlar. Koltuklarında oturup vatandaşın şikâyet etmesini bekliyorlar. Birisi şikayet edecek sonra da şikayetçi ile işletme sahipleri papaz olacaklar.

Bizim 600 nüfuslu parlamentomuz, dünyanın en mükemmel yasalarını da yapsa , bu yasaları uygulayacak olanlar, görevlerini yapmadıkça, zamanlarını da, bu milletin dişinden tırnağından artırarak verdiği vergiyi de heba etmiş olmaktadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık