• 10 Aralık 2020, Perşembe 9:58
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

REFORM MU DEFORM MU?

Her iki sözcük de dilimize Fransızcadan geçmiştir. Form şekil, biçim, durum anlamındadır. Forma, üniforma bu sözcükten türetilmiştir. Reform , bozuk  olanı yeniden şekillendirme, yeniden biçimlendirme, yeniden düzenleme demektir. Kısacası yeniliktir. Deform ise şeklini, mevcut halini yok etme, tarzını, biçimini bozma demektir.

Bizi yönetenler,  iki de bir, birincisini gündeme getirip, ikincisinden bahsetmeyerek  bu toplumun hafızasıyla alay etmektedirler. Sanki, adalet ve özgürlükler konusunda, ekonomide, eğitimde yeni ve yararlı bir şey yapacaklarmış gibi görünmek istemektedirler. Oysa, mevcut  düzeni deforme ederek,  toplumu  kin, nefret ve öfke dolu bir hale getirmek ve ayrıştırmak  için ellerinden  ne geliyorsa yaptılar.  Daha işin başında, “Dindar ve kindar bir gençlik yetiştirmek istiyoruz” diye işe başladılar.  Başarılı da oldular. Evlerde, sokaklarda, caddelerde elinde bir pompalı, tabanca veya bıçak ile dehşet saçanların, kadınları, çocukları, istismar edip öldürenlerin caydırıcı cezalar almadıkları, ifadelerinin alınmasından sonra serbest bırakıldıklarına dair haberleri okumaktan bıktık. Ankara’nın yanıbaşında yapılan bir şehit cenaze töreninde muhalefet partisi genel Başkanına yapılan saldırıyı yapanlar ellerini kollarını sallayarak gezdiler ve geziyorlar. Neredeyse aradan iki koca sene geçti, daha hakim karşısına yeni çıkarıldılar. Onların da ifadeleri alındıktan sonra, muhalefetin gazını almak için, yurt dışına çıkma yasağı konup,  serbest bırakılacaklarından emin olabilirsiniz.  Cezalandırılanların ise izole edilmeyip, özel aflarla, ya da üç ayda bir hapishanelerden izinli salıverildikleri bir gerçektir. Nitekim, Ordu da Ceren adlı bir genç kız, böyle hapishaneden izinli çıkmış biri tarafından öldürülmüştür. Korona virüs bahane sokaklarda izinli dolaşmak şahane!  Bu yüzden, sokaklarda, mahalle aralarında  dolaşan katiller, caniler, sapıklar  son yirmi yılda bir hayli artmıştır. Ya da bize öyle geliyor. Ne yapalım, her ulus kendilerine layık olan yöneticileri kendileri buluyor.

 Aslında, reform yapacağız diyerek, deforme olmuş, şekli biçimi bozulmuş bir şeyi yeniden şekillendirip düzene koyacaklarını söylemek istemiyorlar. Takiyye yapıyorlar. Takiyye, gerçeği ustaca gizleme sanatıdır. Bu kelimeyi  Türkçemize kazandıran ve  yerleştiren bunların piri değil mi?

 Bu Devletin yönetim şeklini, düzenini, biçimini deforme edenler, kendileri değilmiş gibi hareket ediyorlar. Güya, reform yapacaklarmış. Neyin reformunu yapacaklar? Yıllardır yaptıkları deformların mı? Hadi canım sende! Artık bizleri kandıramazlar. Belki hâlâ kananlar olabilir. Onların, lastik ayakkabı gösterip on yıldır evime kurban girmedi diye ağlamalarına bakmayın. Sandık önlerine konduğu zaman unuturlar. Biz unutkan bir milletiz. El Alem yüzlerce yıl sonrasını hesap ediyor, tedbirler alıyor, biz ise on beş gün, bir ay sonrasını bile göremiyoruz. Tanrı sonumuzu hayırlı kılsın.

              4  Aralık 2020


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık