• 19 Ekim 2019, Cumartesi 10:37
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

AVRUPALILAR VE BİZ

Kurt kocayınca çakallar üstüne çullanırmış. Asırlardır bu coğrafyada yaşayan bizler, her kötülüğü, her melaneti  iki yüzlü Avrupalılardan gördük. Bir yandan sizinle beraber gibi görünürler, size methiyeler düzerler; sırtınızı döndüğünüz anda kin ve nefret kusarlar. Kendileri on binlerce kilometre uzaklardan gelip ilkel kalmış ülkeleri işgal edip zenginliklerini sömürürler,  insanlarını katlederler kimse sesini çıkarmaz. On yedinci asırdan sonra, bilime ve teknolojiye tamamen sırtını dönen, her şeyi din ulemalarının karalarına bırakan koca Osmanlı İmparatorluğu, teknikte ve sanayileşmekte geri kalır ve çöküşe geçer. Bu geri kalışın  bedelini çok ağır öder. Hüküm sürdüğü topraklardan birer birer vazgeçmek zorunda kalır. Her beş yılda bir savaşa sürüklenir ve savaşları üstün teknoloji karşısında kaybeder. Karşılarında hep Avrupalılar vardır. Başta İngiltere, Fransa, İtalya olmak üzere hemen hemen tüm Avrupalılar bu İmparatorluğu yıkmak ve Osmanlının kıymetini bilmediği zenginliklerini kendi ülkelerinin halkına sunmak için işbirliği yaparlar. Haçlı seferlerini düzenlerler.
 Bergama’daki tarihi anıtı Almanlar söküp  limanda gemilere yüklerken  zamanın Osmanlı Padişahına ihbar edip ne yapalım diye sorarlar. Bu Padişahın verdiği cevap: Bırakınız götürsünler, Memalik-i Osmaniye’de taş mı biter? oluyor. Avrupalılar bu ülkenin taşını bile söküp götürmüşler. Neyse ki toprağını, dağlarını, ovalarını, güneşini havasını alıp gidememişler.
Osmanlının Avrupa ortalarına kadar gittiği zamanlarda Fransa kralının Kanuni Süleyman’a yakarışını ve Alman İmparatorundan kurtuluşunu tüm tarihçiler yazar. Hatta Fransızlara tüm Osmanlı limanlarında serbestçe dolaşma ve ticaret yapma hakkını (Kapitülasyanlar) bizzat Kanuni Sultan Süleyman verir. Ama o Fransızlar hiçbir zaman Osmanlının yanında olmaz. Nankördürler. Gerçi PiereLoti gibi türk dostu olanları  da vardır. Ama, o da Aziyade Hanım sayesindedir.
Bize Avrupalıdan dost olmaz. Dostmuş gibi görünürler, bize istediklerini yaptırırlar, arkadan kin ve nefret kusarlar. 1965 yılında Avrupa Birliği’ne almak için antlaşma yaparlar, bu antlaşmanın gereğini yapmazlar. Çünkü, Avrupa Birliği bir Hıristiyan Birliği’dir. Bayraklarına bakınız, üzerinde 12 yıldız vardır. Bu yıldızlar üye sayısını göstermez. İsa’nın 12 havarisini temsil eder. Aralarına neden bir Müslüman Ülkeyi alsınlar?‘Şunu da yaparsanız, Kıbrıs’ı Rumlara teslim ederseniz sizi Avrupa Birliği’ne almak için bir bakarız’ derler.  Kıbrıs Türk Halkının önüne bir plan koydular ve o plana evet deyin dediler. Kıbrıs’ı Rumlara teslim etsek bile  bir bahane bulup bizi Avrupa Birliği’ne yine almazlar.   Biz  ne yaptık, ‘Yes be annem’ diyerek o plana evet dedik. Ama Rumlar hayır dediler. İyi ki öyle demişler. Yoksa  bugün Kıbrıs Türk Cumhuriyeti diye bir devlet olmayacaktı.
Yirminci yüzyılın başlarında hasta adam ilan ettikleri Osmanlı’nın sonunu getirip, topraklarını paylaşıp bizleri tekrar Asya’ya sürmek için ülkemizi dört bir yandan işgal edenler kimlerdi? İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan. Kocamış ve gücü dermanı kalmamış bir kurt’un üzerine çakalların üşüştüğü gibi Osmanlı’nın üstüne çullanmışlardır. Ne var ki, tarihin az yetiştirdiği ve Tanrı’nın bizlere bahşettiği bir Deha karşılarına çıkıp onlara dur deyince, sus pus oldular. Fakat emellerinden hiç vazgeçmediler. Hâlâ  aynı düşüncededirler.Bir asır geçmesine rağmen  pusuya yatıp fırsatını kolluyorlar. Bizleri topla tüfekle altedemeyeceklerini bildikleri içinyeni bir metot uygulamaya karar verdiler. Aramıza nifak sokup,  sağcı solcu, dindar dinsiz Kürt Türk ayrımını körükleyerek birbirimizi kırdırmaya yıllardır uğraşıyorlar. Bu nedenle,önce ekonomimizin çökertilmesini  ve halkımızı tembelleştirip üretim yapmasını engellemek ve kendilerine muhtaç bir toplum haline getirmek  için Kemal Derviş gibi birini  bize Ekonomi Bakanı yaptırdılar. Sonuç; samanını bile dışardan satın alan bir ülke olduk. Yani başardılar. 
Müttefikiz dediklerine bakmayın. Bizim ülkemiz ne zamandır terörle karşı karşıyadır. Vatandaşlarımız,  askerlerimiz topluca katledilirken üzüldüklerini bildirmekten öteye ne yaptılar?  Ülkelerinde barındırdıkları  teröristlerin temsilciliklerini mi  kapattılar ? Hayır, niye kapatsınlar. Bizi askerimiz için Nato’ya aldılar. Orada burada savaştırmak için.Hepsi kendi çıkarlarının peşinde. Hepsi bize düşman.
Avrupalıların sözlerine kanıp birbirimizi yok etmeyelim artık. Onların sözlerine kanmayalım. Zira biz devamlı kandırılıyoruz. Atatürk , bu Memleketi  Çağdaş Medeniyetin üstüne çıkaracağız derken onlarla entegre olmayı aklının ucundan bile geçirmemiştir. Ama,” Yurtta sulh Cihanda sulh “diyerekhep barışı öne çıkarmıştır.
 Artık aklımızı başımıza alalım. Avrupalı gibi yaşayalım,onlarla dost olalım  ama, asla onların sözlerine kanmayalım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık