• 30 Haziran 2021, Çarşamba 10:05
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

BİRAZ DA SİYASET

Haydi erken seçime gidelim, hodri meydan diyen muhalefetin talebini iktidar kesinlikle  kabul etmez. Bu güne kadar, hangi teklifini, önergesini kabul etti de seçim teklifini kabul etsin.   Kaybedeceğini bile bile mindere çıkar mı? Yaptırdıkları anketler, kaybedeceklerini gösterirse 2023’de bile seçime  gitmeyebilirler. Olur mu canım o zaman ülkemizde kaos çıkar. Anayasa’mız buna izin verir mi diyebilirsiniz? Evet izin veriyor. Anayasanın 78 nci maddesinde; “Savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse TBMM seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar verebilir. Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem  tekrarlanabilir” denilmektedir. TBMM’nin hali belli. Kaldır elleri, indir elleri.  İktidar, her fırsatta TBMM’yi  kullanmıyor mu? TBMM Anayasanın 78nci maddesini işletirse,  muhalefet acaba ne yapar? Bu güne kadar ne yaptıysa onu yapar. Çıkar televizyon ekranlarına veryansın eder. Bir şey değişir mi? Değişmez. Bir müddet sonra unutulur gider. Bakın 128 milyar dolar gündemden düşüverdi. İktidarın kılı kıpırdadı mı? Şimdi gündemde SBK var.  Sabah akşam televizyonlarda  SBK dan bahsediliyor. Muhalefetin elinde herhangi bir yaptırım gücü yok ki.

   Diyelim ki, candaş Medyanın gazına gelip;  iki ay sonra seçime gidiyoruz derse ve bir baskın seçime karar verirse muhalefet kararı coşku ile karşılar.  Zannetmiyorum. Bence kara kara düşünür. Zira, her parti, adayın kendi partisinden olmasını arzu eder. Bakmayın siz ortak bir aday çıkaralım demelerine. İş aday belirlemeye gelince, her biri kendilerine yakın olan birinin ortak aday olmasını dikte eder. Çünkü; seçilecek makam tektir. Paylaşılacak bir durumu yoktur.

Son yerel seçimde kentler kasabalar paylaşıldığı için her parti, her yerde aday çıkarmayarak, o ilde ya da kasabada hangi parti güçlü ise o partinin adayını severek ve isteyerek desteklemiş ve İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Antalya gibi iller kazanılabilinmiştir. Oysa, Cumhurbaşkanlığı seçiminde durum öyle değildir. Bir tek kişi seçilecektir, onun da kendilerine yakın olmasını isteyeceklerdir. Biri sol görüşlü olanı, diğeri alnı secdeye değen ve dindar birini, bir diğeri ise hem muhafazakâr hem de milliyetçi birini tercih edecektir.

Hal böyle olunca da aralarında anlaşma ve tek aday çıkarma ihtimali zayıflayacaktır. Biri o solcudur, dinsizdir, diğeri o tarikatçıdır, cemaatçıdır, ötekisi ise o ırkçıdır, bir diğeri de o teröristtir , pkk.lıdır, ya da fetöcüdür deyip yan çizeceklerdir. Böylece bir aday belirleme şansları oldukça güçleşecektir. Önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi her muhalefet partisi kendi adayını çıkaracak ve ötekinin ekmeğine yağ sürecektir. Dillerine doladıkları Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ise hayal olmaktan öteye gidemeyecektir.

Karamsarlık, umutsuzluk, dolayısıyla moral bozuculuk yaptığımı öne sürenler olabilir. Ama doğru değil.

İktidar, maça bir sıfır önde başlayacaktır. Zira, Devletin, tüm kurum ve kuruluşları, amirleri memurları, güvenlik güçleri, zenginleri, imamları bulundukları makam ve mevkii kaybetmemek için iktidardan yana tavır koyacaklardır. Devletin tüm maddi ve manevi imkânlarını iktidar için seferber edeceklerdir.

Muhalefet, Türk Milletinin kaderini değiştirebilecek bir aday üzerinde anlaşabilecek mi ? Zor, ama temenni ederim ki anlaşabilsinler. Yoksa hüsrana uğramaları kaçınılmazdır.

Peki, nasıl bir adaya ihtiyaç vardır derseniz;

Bana göre; bir Siyasi Partiye üye olmayan, partiler üstü, Atatürk ilke ve inkılâplarına içten bağlı, Cumhuriyet rejimi ve Yüce önder Atatürk ile takıntısı olmayan, her düşünceye aynı mesafeden hoş görüyle bakabilen ve toplumu ayrıştırıcı söylemleri olmayan birini arayıp bulmalılar. Rahmetli Bülent Ecevit’in yaptığı gibi. Belki, o zaman, ortak aday, her muhalefet partisinin ve seçmenin desteğini alıp Türkiye Cumhuriyetini fabrika ayarlarına döndürebilir.

Yoksa , gidişat hayra alamet değildir. Bizleri, hiç de iyi günler beklemiyor.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık