• 01 Kasım 2020, Pazar 23:51
MehmetOğultürk

Mehmet Oğultürk

MUHALEFET NE YAPMALI

İktidarı dinliyorum, gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Dün ak dediklerine bugün kara diyebiliyorlar.  Çadır Mahkemesi kurdurup  güya  PKK.ları yargılatıyorlar. Üstüne bir de  karınlarını doyurup ellerini kollarını sallayarak bu ülkenin topraklarından geçip gitmelerine izin veriyorlar.  Barzani’yi devlet başkanı gibi karşılayıp, PKK bayrağını Esenboğa Hava Limanında dalgalandırıyorlar. Bugün PKK’lı  diye  içeri attıklarını Dolmabahçe sarayında kabul buyuruyorlar. Analar ağlamasın diyorlar, sonra da bu anaları  polise coplatıyorlar. Gel hoca efendi gel, bu hasret bitsin diye göz yaşı döküyorlar. Bir de muhalefeti yalancılıkla, PKK’lı, Fetöcü olmakla suçluyorlar.

Dört  gün önceden, size Cuma günü bir müjde vereceğim deyip  üç gün sonra ,  “Müjde!  Karadeniz’de şu kadar milyar metre küp doğal gaz tespit ettik” diyorlar. Madem ki tespiti yaptılar, müjde için niye üç gün bekliyorlar? Anlamak olası değil. Bu milleti gerçekten insan yerine mi koymuyorlar, yoksa, “bu millet önüne ne koyarsan onu yer” mi demek istiyorlar. Denizin dibindeki doğal gazı, cennetteki ev gibi pazarlıyorlar. Umut, fakirin ekmeğidir ye millet ye mi diyorlar. Karadeniz’in binlerce metre altındaki doğal gaz, tıpkı daldaki üç kuş gibi. Yakalarsan yersin.

Peki, muhalefet ne yapıyor ? Sabah akşam televizyonlarda söz yarışına girip, iktidarın yaptıklarını, yapamadıklarını  anlatıyorlar.  Çarşı Pazar gezip, halkın yaşadıklarını görüyorlar ama  yaşamıyorlar. Oturdukları koltuklardan inmeyi hiç düşünmüyorlar.  Ekonomiyi, dış politikayı , eğitimi, adaleti nasıl rayına oturtacaklarını  söylemiyorlar. Halkın refahını, mutluluğunu nasıl sağlayacaklarını söylemiyorlar. Kendi aralarında bile fikir birliğine varıp kenetlenemiyorlar. Memleket masası kuralım diyorlar ama muhalefet masasını bile kuramıyorlar. Biri diğerini, diğeri hiç birini beğenmiyor.

Muhalefetteyken, politika duayeni rahmetli Demirel’in  “yoksul yurttaşlarımıza yeşil kart verip sağlık hizmetlerinden ücretsiz yaralandıracağım. Emeklilik yaşını ve şartlarını eski haline döndüreceğim, düşün peşime” deyip, yedinci kere iktidara geldiğini unutmayalım. Kendisinin yasaklı, partisinin kapalı olmasına rağmen rakibi Turgut Özal’ ın partisini de, kendisini de  bitirmiştir. Millete bir vaatte bulunmuştur. Sözünü de tutmuştur. Hem yeşil kart dağıtmış, hem de emeklilik yaşını eski haline döndürmüştür. Ama yanlış, ama doğru.

Umut verip, sözünüzü yerine getirmezseniz halkın güvenini ve takdirini bir daha sağlayamazsınız. Gerçi, Demirel ‘in yaptıkları Sosyal Güvenlik Kurumunu zora sokmuştur diyebilirsiniz. Ama, bu millet sanıldığı kadar fakir değilmiş. Baksanıza, Cumhurbaşkanına 88000.00 TL., Milletvekiline 25000.00   TL., eski cumhurbaşkanlarına 35200.00 TL., eski TBMM başkanlarına 26400.00 TL., Emekli Milletvekiline (İki yılda emekli oluyorlar) 15840.00 TL.,  verebiliyor. Başkana bir uçak yetmiyor, on altı uçak satın alabiliyor. Ülkedeki lüks araç sayısı bilinmiyor, kırk yedi araç ise yolda. Hollanda başbakanı, bizim Abdullah Gül  ile görüşmeye  bisikletle gidiyor.  O’nun itibar derdi yok. Bizde ise, en tepedekinden en alttaki amirine  memuruna kadar hepsi lüks araba kullanıyor. Avrupa’nın en zengin  ülkesi Almanya’da yirmi bin , bizde seksen binden fazla. En çok tercih Mercedes’ten yana. Diyanet İşleri Başkanı da, rektörler de, Valilerin çoğu da Mercedes’ e biniyorlar. Hem de zırhlı. Kimden korkuyorlar. Demek ki itibarımız bu yüzden yüksek.  Bir yandan SGK batıyor diyeceksiniz, öte yandan ülkenin dört bir yanına saraylar inşa edeceksiniz. Apronda,  on altı uçak  hazır bekleyecek, kırk yedi  Mercedes yolda olacak, ve de itibardan tasarruf etmeyeceksiniz. Bu ne perhiz ne  lahana turşusu.

Peki muhalefet ne yapmalı ? İktidarın yaptıklarını ve yapmadıklarını eleştirmekle birlikte, biz iktidara gelince; ”On altı uçağın on beşini satacağız, lüks araba saltanatına son vereceğiz, saraylar milletin parasıyla yapılmıştır, milletin hizmetine sunacağız. Köprüler, otoyollar, tüneller milletin parasıyla yapılmıştır, ücretsiz milletin yaralanmasına imkan vereceğiz. Bir kilo domatese, bir adet yumurtaya, en zengin kişi de, bakan da, Cumhurbaşkanı da , milletvekili de, en yoksul  yurttaş da aynı parayı veriyorsa, vatandaşın aldığı ücret ile siyasilerin aldığı ücret arasındaki uçuruma son vereceğiz.

 İktidara geldiğimizde,  milletvekillerinin dört yıl boyunca alacağı maaşı da vatandaşın oyuna sunacağız. Hiçbir kişi, hiçbir kurum , alacağı maaşı kendisi belirlemeyecektir. Topladığımız vergileri, nasıl ve nerede harcadığımızı her altı ayda bir kamu oyuna arz edeceğiz. Yap İşlet devret modeline son vereceğiz. Vatandaşa verilen sağlık ve Eğitim hizmetinden ücret almayacağız. Tapuya değil, üretene destek vereceğiz. Doğayı tahrip eden madencilik yasasını değiştirip, Kaz dağlarını, Zonguldaklıları, Somalıları, Muğlalıları. Elbistanlıları ve benzerlerini zehir solumaktan ve kanser olmaktan kurtaracağız. İhtiyacımız olan enerjiyi, güneşten ve rüzgardan elde etmeyi teşvik edip fosil yakıtla çalışan termik santrallerini  kapatacağız. Herkesin kendi enerjisini kendisinin üretmesine izin vereceğiz. Böylece, temiz ve yaşanabilir,  herkesin imrendiği bir ülke yaratacağız. Emeklilik için ya süreyi, ya da yaşı esas alan bir düzenleme yapacağız. Böylece kimse, emeklilikte yaşa takılmayacak. Hiçbir değerin, hiçbir gelirin vergisi, hiçbir borcun gecikme cezası aslını geçemeyecek. Her aileden en az bir kişiye maaş değil iş vereceğiz.  Mahkemelerde  basit bir hukuk davasının yıllarca sürmesine izin vermeyeceğiz. Yargıçların haksız ve kasıtlı hükümlerinden dolayı vatandaşların uğradığı zararın devlet tarafından değil, bizzat kararı veren yargıçlar tarafından karşılanmasını sağlayacağız. Böylece, mahkemelerin daha ciddi, daha özenli  ve tarafsız  kararlar vermelerini  sağlayıp, adalete güveni  hak ettiği seviyeye çıkaracağız….” demeli, sonra da sandıkta  vatandaşın kararını beklemeli.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık