• 07 Eylül 2021, Salı 14:15
DursunGirgin

Dursun Girgin

BENİM TABANLA HİÇ BİR SIKINTIM YOK

Dostlarım merhaba. Malum düğünlerdi derneklerdi derken bir aydan beri yoğun bir iş sezonu yaşadık. Bu arada kültürüne hasret kalmış olan o güzel halkımız her gittiğim yerde özellikle beni baş tacı ettiler.  Onlara ne kadar teşekkür etsem az gelir. Bir misal vereceğim.  Çok değerli bir dostum düğüne misafir olarak geldi. Bilemiyorum belki de cebindeki son 5 TL’yi benim masamın üzerine koydu. Ne şarkısı istedi biliyor musunuz? Haleb’in yolları ve ATATÜRK’ün eserlerini istedi. Yemek yiyor bir yandan da can kulağıyla zurnayı dinliyor. Işte benim dostlarım, böyle insanlar. Ben o iki eseri icra ederken, gözlerimden yaşlar geldi.

Evet dostlar bizler yıllarca bu kültürü halkımıza sevdirebilmek için 30-40 km’lik yollara yalın ayak, başı kapak, üstte yok, altta yok… Ne çileler çekerek bu kültürü buralara kadar taşıdık., bilen var mı? Bugün kültür yobazları bu kültürün rantına konuyor, maddi yönden veya siyasi yönden.  Oysa ben taaa Erman Şahin’in belediye başkanlığı döneminden beri güzel Muğlamızın kültür şenliklerine katılırım. Ama bugün gel gör ki ey Muhtar Dursun senin pabuçlarını biz dama attık dercesine, bugün Muğla’da 2013 yılından beri yapıla gelen zurna şenliklerinde Muhtar Dursun hak aradığı için hep haksız oldu. Peki neden? Çünkü Muhtar Dursun kültürünün zarar görmesinden korkuyor. Nitekim de öyle tazgahlar dönüyor ki… Sormayın. Bizler ne dersek diyelim ille de yine tavandakilerin dediği oluyor. Işte bu nedenle benim tabandan hiçbir şikayetim yok ama tavandakilerden çok rahatsızım. Nasıl mı? Bakınız dostlarım ta 2013 yılından beri her zurna festivalinde bir başka haksızlıkla karşılaşırız. Mesela ilk zurna şenliğinde Ercan Kılkıl ile mücadele ettik. Neticede haklı olduğumuz yıllar sonra anlaşıldı. Peki zararını kim gördü? Tabiki Muhtar Dursun. Bugün ilgililere ve yetkililere yine bazı konuları hatırlattık. ‘Mesela her yıl aynı kişilere sahne verip durmayın’ dedik ama gel gör ki yine birçok simalar aynı. Peki bizim hiç mi söz hakkımız yok, bu memlekette? Atı alan yine Üsküdar’ı aştı. Helal olsun tavandaki karar vericilere.

Değerli dostlarım benim yaşım 73 olmuş. Artık zurnanın zırt dediği yere gelmişiz. Bundan sonra benim heykelimi dikseler ne yazar ki? Önemli olan şu ki ölen inek sütlü olur misali, ben öldükten sonra işte şöyle adamdı, böyle adamdı diye methü senalar söyleyeceğimize, gelin de kültür adamlarına sağlıklarında sahip çıkın.

Geçen gün bir iş için Ula ilçemiz Kızılyaka Mahallesi’ne düğüne gittim. En küçük oğlum Emrah ile. İkindiye doğru iyice sıcak bastı. Baba arabamız hem kalabalık, hem de klimasız. Haydi sen şuradan Ortaca ve Dalaman srabalarına bin de eve git dedi. Aman Allahım o ne? Yaşlılara karşı bir tepki var araçlarda. Saatlerce bekledim. O araba duruyor gibi oluyor bomboş hart geçiyor. Meğersem yaşlılar hem kart gösteriyor diye yaşlılara karşı bir başkaldırı başlamış da bizim haberimiz bile yok. Oysa beni tanıyan tüm minibüs şöförleri çok iyi bililer ki ben hiç 65 yaş üzeri kartımı kullanmam. Hatta o kartı aldığıma bile pişmanım.

Demem şu ki bu iş de yanlış. Niye mi? Bir kere hiç 65 yaş üzeri taşımayan araç da aynı parayı alıyor. Çok taşıyan da aynı parayı alıyor. Misal her araç taşıdığı yaşlı sayısınca para alacak denilse bak sen o zaman yaşlılara rağbete.

Dedik ya dostlar ömrüm hep haksızlıklarla mücadele ederek geçti. Bilemiyorum, bu mücadelelerim benimle mezara kadar devam edecek herhalde. Haydi dostlarım kendinize iyi bakın. Zurna dinlemek için mutlaka zurna festivaline çoluk çocuk katılın ki sizler olmazsanız bizler o sahneleri dolduramayız. Sizler o sahnelerin güllerisiniz. Bizler de o sahnelerin bülbülleriyiz.

Haydi dostlarım çok söze hacet yok. Anlayana sivri sinek saz, anlamayanlara davul zurna bile az.  Hoşçakalın, dostçakalın.

BAŞ SAĞLIĞI

Not: Cuma günü sabahı çok değerli dostum Muğlalı meşhur köfteci Kemal’in ölüm haberini internet sitelerinden öğrendim. Tüm aile efradının ve seven dostlarının başı sağolsun. Cennet mekanı olsun inşallah.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık