• 25 Mart 2021, Perşembe 10:24
DursunGirgin

Dursun Girgin

Arayan bulur ya mevlasını, ya da belasını

Dostlarım merhaba. Mart ayındayız. Bu yıl istenilen yağışlar olmadığı için ne yazık ki otlar neredeyse kurumaya başladı. Yöremizdeki bazı sulak yerlerde her kış aylarında karasuluk patlaması olurdu. Öyle ki neredeyse bu kara suluklardan taa Nisan sonlarına kadar su içerdik. Öyle görülüyor ki yıl kurak geçecek. Bu da sebze ve meyvelerde pahalılık olacağının ön sinyallerini şimdiden görüyoruz. Mesela bir bağ sarımsak 10 TL, maydonozu, taze soğanı, pırasası,  lahanası… Velhasıl eline alıverdiğin yeşillik mübarek el yakıyor. Peki tüketicinin hali ne olacak?

Sayın iktidarın derdi yeniden saraya hakim olmak. Onun için de bir bakmışsınız kah aya çıkıyoruz, bir bakmışsınız kah Kanal İstanbul meselesi. Yetmedi yeni bir anayasa meselesi. Her gün ayrı bir gündem ama milletin derdi çok daha farklı. Işsizlik, yoksulluk, fakirlik, çaresizlik içinde denize düşen yılana sarılır misali herkes banka banka koşturuyor. Sonuç ne biliyor musunuz dostlarım? Türkiye’nin toprakları üç beş bankaya devir edilecek ve yedi düvele karşı  savaş veren bu vatanın evlatları hiçbir savaşa girmeden topraklarını icra yoluyla bankalara satmak zorunda kalacak. Peki sayın iktidarın gündeminde bu konular var mı? Ne gezer. Onların gündemleri çok farklı. Aya çıkacağız, Kanal İstanbul’u yapacağız. Artı sarayın yetkilerini biraz daha arttırmak için yeni bir anayasa yapacaklar.

Işte mevcut iktidarın gündemi ile halkın gündemi tam tamına 360 derece bir birine zıt fikirler sevgili dostlarım. Millet açlıktan, yoksulluktan artık canını dahi düşünemez oldu. Yeter ki çoluk çocuğum aç kalmasın diye iş arıyor, aş arıyor. Evet dostlarım öyle bir acı tablo ile karşı karşıyayız ki ne siyasetçi ağzından çıkan sözlere dikkat edebiliyor, ne de onlara destek olan insanlar. Neye destek, neye köstek olmaları gerektiğini biliyor. Hal böyle olunca bir atasözümüz vardır. Hani at tepişir arada eşek kalır misali. Olan garibanlara oluyor. Hani biz söz vardır kaz eti ile kuzu etini eksik etme sofrandan derler ya, borç bini geçince onu da bulabilene aşk olsun.

Evet dostlar, bir hikaye ile bugünkü köşe yazımı sonlandırmak istiyorum. Hikaye şu: Eden bulur. Evet dostlar eden bulur. Yaşlı bir adamın babadan atadan kalma bir altın tacı varmış. Birgün bu altın tacı başına geçirmiş, şöyle şehre doğru gideyim de herkes benim altın tacımı görsün demiş. Iyi güzel de bak sen işin sonuna. Fakir bir genç de yoksulluktan dert yana yana gidiyormuş.  Derken başında altın taçlı ihtiyar ile karşı karşıya gelirler. Genç, ihtiyara sorar. Hey amca eden bulur diyorlar. Bana anlatır mısın? Deyince. Ihtiyar da başlar anlatmaya; bak oğul, eden mutlaka bulur. Kimisi saniyede, kimi 40 günde, kimi de 40 senede deyince. Gencin aklına kırk sene takılır. Şimdi ben bu tacı alıp kaçsam, 40 sene bunun parası ile rahat bir hayat yaşarım diye düşünür ve ihtiyarın altın tacını alıp kaçar. Zavallı ihtiyar, yavrum etme, o benim babamdan hediye falan dese de artık olan olmuştur, tacı alıp kaçar. Yanı başlarında da bir kabristanlık varmış. Ormanlarla dolu bu kabristanlığın içine kaçan genç, bir yandan da yaşlı ihtiyarın kendini takip edip etmediğini kontrol etmek için de ara sıra arkasına bakarmış. Derken aniden göçük bir mezarın içine düşer ve eli kolu kırılır. Bu durumu gören yaşlı ihtiyar hem tacını alır, hem de ey oğul ben sana eden bulur demedim mi diyerek seslenir. Genç de hani sen bana kırk sene de demistin deyince, ihtiyar da oğul ben sana kimi saniyede, kimi kırk günde, kimi de kırk senede demedim mi? sen saniyeliğine denk geldin deyince, genç de artık acı içinde bağırıp, çağırmakta olsun. Aslında tüm hikayeler bir nasihattır. Tabiki anlayabilenlere.

Eden bulur, arayan da bulur; ya belasını, ya da mevlasını. Haydi dostlarım hoşçakalın, dostçakalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık