Birliğim Gıda Sol Sabit
Sağ Sabit SARI KONAK
  • 25 Haziran 2020, Perşembe 23:45
DursunGirgin

Dursun Girgin

Efendilik mi, yoksa kölelik mi?

Dostlarım merhaba… Doğruları doğru zamanda söylemek bir erdemliktir. Yoksa herşey olup bittikten sonra kalkıp kabadayılık taslamak bence  ikiyüzlülüktür. Doğru zaman bu gündür.

Her aklı selim insanımıza çok büyük sorumluluklar düşmektedir. Özellikle de bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bulunan tüm milletvekillerine çok büyük görevler düşmektedir. Işte Türkiye’nin çok acilen milli ekonomi politikasını hayata geçirip, başta bu ülkenin topraklarında gözleri olan hain güçlere karşı artık köklü bir ekonomik güce ihtiyacımız var. Bu sayede de 82 milyonun kölelik zincirlerini kırıp, efendilik makamına geçmesi lazım. Tabiki bu arada da ilk yapılacak iş şudur; Türkiye’nin yer altı ve yer üstü tüm servetlerinin millileştirilmesi, ardından da senyoraj hakkımızı kullanarak, kendi milli paramızı basıp, her ev hanımına ve her T.C. vatandaşına ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için maaş bağlanmalı ve asgari ücret de artık adam gibi bir ücret olmalı.

Şimdi bazılarımız çoktan fis kosa başladılar bile. “Iyi güzel de bu ülkede bu kadar gelir var mı?” Diyenleri duyar gibiyim. Evet dostlarım bu ülkede o kadar çok  maden türlerimiz var ki say say bitmez. Yeter ki bizleri yönetenler ABD’ye, İsrail’e ve de İngiliz’lere verdikleri sözlere değil de bu yüce millete verdikleri sözlere sadık kalarak, yeter artık ey ABD, ey İsrail, ey İngiltere diyebilsinler. Işte o zaman bu ülke kölelikten kurtulup, efendiliğe geçer. Yoksa bir yandan fakirlik, bir yandan çeşitli musibetler ve afetler bu milleti perişan edecektir. Haberiniz olsun. Rahmetli Erbakan ‘bir gün gelecek hasso gelip bu ülkede effendi olacak. Bizim Hasan’lar da köle olacak’ derdi. Sanırım o gün geldi.

Galiba bir diğer siyasetçi ilim ve bilim adamı Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Hoca da ‘bu millet zifiri karanlığa doğru gidiyor’ derdi. Galiba her iki siyasetçimizin de dedikleri çıktı. Ülkemiz gerçekten de çok zor günlerden geçiyor. Bugün işte böylesine zor günlerde dağdaki çobanından tutun da tabiri caizse eli kalem tutan, tüm vatanını, bayrağını seven her kesim eteğinde ne varsa, ne yoksa ortaya dökmesi gerekir. Yarın belki de çok geç olabilir. Hani şairin dediği gibi ‘ben ne elbiseler gördüm  içinde insan yok, ne insanlar gördüm ama üzerinde elbise yok’ dediği gibi. Evet bu gün meclisimizde iktidarıyla, muhalefetiyle 600 milletvekilimiz var.  acaba şu benim saatlerdir anlatmaya çalıştığım konuyu kaç milletvekilimiz düşünüyor acaba? Evet dostlarım ben görevimi yapmış olmanın huzuru ile belki de gözlerimi yumunca Rabbimin huzuruna varınca hele hele hesap günü hesaba çekilince şu satırlar bana şahitlik edebilir. Bu satırlarımı yayınlayanlar da nu işten nasibini alır. Öyle değil mi dostlarım?

Amacımız şu cennet vatanımızda insan gibi yaşayıp, insan gibi göçüp gitmek değil mi? O halde neden şu cennet vatanımızda bir yanda yoksulluklar, bir yanda çeşitli musibetler ile insanlarımız çile çekiyor.

Bu ülkede onca yer altı ve yer üstü kaynaklarımız olduğu söyleniyor; peki bizleri idare edenler bu kaynakları neden bizim yararımıza çalıştırmazlar?

Neyse, yaş olmuş 72. Ha bugün, ha yarın şu fani dünyadan hepimiz göçüp gideceğiz. O halde neden insanlarımızın yararına olacak işleri yapmayız? Nedir bizlere bu zor günlerde şöyle içimizi rahatlatacak güzel bir haber vermezler.

Neyse artık söyleyeceklerimi söyledim. Varın gerisini siz düşünün. Haydi dostlarım hoşçakalın, dostça kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık